21 °C

Kültürle dopdolu bir gün

Garanti Bankası’nın kurucusu olduğu SALT Galata, geçmişi, arşivi ve enerjisiyle hem düne, hem de bugüne ilgi duyan sanatseverlere hitap ediyor.

Kültürle dopdolu bir gün

Nermin SAYIN

"Hafta Sonu Molası"nda epeydir bir kültür durağına uğramadık sizlerle, üstelik sezon da başladı. Gerçi öyle kültür kurumları var ki zaten hiç sezon arası vermediler, ne onlar ne de ziyaretçileri... İşte bu hafta onlardan birini gezeceğiz, yaşayacağız, soluyacağız hep birlikte; SALT Galata'yı... İçimizdeki bir sürü farklı konuya yönelik merakı kışkırtan, açtığı kapılarla herkesi "kendine özgü SALT deneyimini" yaratmaya davet eden bir kültür vahası burası... Ben bugün size kendi deneyimimi anlatayım, bakalım size neler esinleyecek...

Bir sonbahar günü Karaköy'de, Bankalar Caddesi'ndeyim işte... Aklıma hep korse takmış bir eski zaman kadınını getiren Kamondo Merdivenleri'ni geçip SALT Galata'ya ulaşıyorum. Kapısındaki bisiklet durağı kalabalık, içerisi de öyle, özellikle de bünyesindeki SALT Araştırma... Binanın yuvarlak bir zaman kapsülüne benzeyen kapısından geçip giriyorum içeri. SALT Araştırma'da biraz mimari okumaları yapmaya niyetliyim bugün ama acelecilik edip böyle ihtişamlı bir girişi es geçemem doğrusu... Bir zamanların Bank-ı Osmanî-i Şahane'si için tasarlanıp 1892'de açılan; 2011'den beriyse SALT Galata'ya mekân olan binanın başlı başına kendisi bile dikkatli bir gözü hak ediyor bence...

Binanın öyküsü detaylarda gizli

Görkemli merdivenler ve girişin hemen iki yanındaki biri Latince, diğeri Osmanlıca iki kitabe köklü bir binada olduğumun işaretleri işte. Arap harfl eriyle yazılan "Para kazanan Allah'ın sevdiği kuludur", Latince olan "Dostlardan aldığın her şey kaderin dışında kalır; ancak vermiş oldukların her zaman için servetin olacaktır" diyormuş... "Turum bitince bir arkadaşımı ararım, İstanbul Arkeoloji Müzeleri'nin de mimarı olan Alexandre Vallauri'nin yarattığı bu şık binanın içinde yer alan Neolokal'de bir kahve içeriz, sonra da Robinson 389'a uğrar; yeni çıkan kitaplara göz atarız" diye geçiriyorum aklımdan bu sözün anlamını öğrenince... Aslında artık SALT Araştırma'ya yönelmeye hazırım ama, bu sözün hemen altında bir camekân, içinde de bir defter çekiyor dikkatimi. Han Tümertekin'in "SALT Galata giriş katındaki cam duvar için eskiz"leriymiş bunlar...

SALT Galata'da 26 Kasım'a kadar "İşveren" başlıklı bir sergi sürüyor, az sonra alt kata inip onu da "inceleyeceğim." Mimar ve işveren müzakerelerinin üretimlere etkisini araştıran sergide ele alınan birkaç yapıdan biri "bizzat" Salt Galata. Bu eskiz defteri de, sergi kapsamındaki bir parça işte. Gün ilerledikçe binanın diğer katlarında da karşıma çıkacak bu sunumlar... SALT Galata için kafa yoranların bu hoş binayı daha keşfedilir, kültür tüketicisine daha "ait" kılan bu gibi çabalarına diğer sergilerden de alışığız zaten... Hatta görkemli merdivenlerinden inerken karşıma çıkan "Quis ervdiet withovt docvmenta" sözü de bir başka sergilerinden kalmaymış. "Belge olmadan bilgi olmaz" diye çevrilebilen bu söz, arşivi ve araştırmayı öne çıkaran bir mekâna yakışmış...

SALT Araştırma her zaman yoğun

Tümertekin'in eskizlerine göz atmayı bitirip "Bakalım ‘İşveren' sergisinden hangi sorular kafama takılmış olarak ayrılacağım," diye düşünüyorum. Ama önce SALT Araştırma'da biraz çalışmalı, "daha önceden" kafama takılmış soruların yanıtlarını aramalı... Garanti Bankası'nın kurucusu olduğu SALT Galata'nın en yoğun yeri, bu nitelikli kütüphane... Pek çok konuda kaynak bulabileceğiniz SALT Araştırma'da Nadir Kitaplar bölümü de hizmete açık. Ayrıca, kurum kimliğinde dijitalin önemli bir yer tuttuğu SALT, Kalebodur'un desteklediği "SALT Araştırma Mimarlık ve Tasarım Arşivi"ni 2016'da saltresearch. org adresinde erişime açtı, İstanbul dışındaki araştırmacılar da faydalanabiliyor böylece.

Yeri gelmişken belirteyim: Kurum, 2013'ten beri "Salt Araştırma Fonları" da veriyor. Hatta son iki yıldır Dr. Mehmet Bozdoğan'ın anısına kızları Sibel ve Hande Bozdoğan da projeyi destekledi ve fon sayısı 6'dan 8'e çıkarılarak 80 bin lirayı buldu... Tekrar Salt Araştırma'nın "salonuna" dönersek... Osmanlı Bankası'nın dev kasasının da bulunduğu alandaki masalardan birine, her yaştan araştırmacının arasına kurulup verimli saatler geçirebilirsiniz burada. Benim tercihimse Kamodo Merdivenleri'ni gören. Yerime geçerken gözüm dijital panodaki "Perşembe Sineması" ilanına takılıyor. 230 kişilik Oditoryum'da, Garanti Mortgage desteğiyle gerçekleştirilen gösterimler, 26 Ekim'de Leny Abrahamson'ın "Room"uyla sürecekmiş. Brie Larson'a Oscar getiren film, aklınızda bulunsun...

Araştırmacılara özel: Üyelik sistemiyle çalışan Ferit F. Şahenk Salonu, spesifik çalışmalar yapan araştırmacıların sessizce çalışabilmesi için...

Dev kasaları da gezebilirsiniz

Çalışmamı bitirdikten sonra SALT Araştırma'dan çıkmaya hazırlanıyorum ki bir kez daha şu meşhur kasaya dokunmak geliyor içimden... Alt katta yer alan ve üyelik sistemiyle çalışan Ferit F. Şahenk Salonu'nda da var bu kasalardan. Kunt ve vâkurlar doğrusu... Osmanlı Bankası arşivinden personel ve müşteri dosyaları, emisyon defterleri ve banknot örnekleriyle kısmi bir zaman yolculuğu vadediyorlar gezene. Hele de iktisatla ve iktisat tarihiyle ilgiliyseniz... SALT Araştırma'nın içindekindeyse yakın zamana kadar Futurefarmers'ın "Tohum Yolculuğu" projesi vardı... Dijital, Salt'ta önemli dedim ya... Osmanlı Bankası'nın tarihçesi de ekranlarla tüm binaya yayılmış durumda... İşte bir ekranda Bank-ı Osmanî- i Şahane Genel Müdürü Sir Edgar Vincent'in Paris Komitesi üyelerinden Theodore Berger'ye yazdığı 7 Şubat 1890 tarihli mektuptan bir alıntı var: "Arsanın mükemmel konumu sayesinde banka, borsa ve köprüye şimdikinden çok daha yakın olacak. Binanın giriş cephesi, Pera ile İstanbul'u birbirine bağlayan başlıca geçiş yolu niteliğindeki Voyvoda (Bankalar) Caddesi'ne bakıyor."
Dünle bugünün, hatta yarının daima yan yana olduğu bir şehirde, bu özelliği sonuna kadar yaşatan bir binadayız, özetle...

Bu serginin odağında mimar ve "işveren" var

Ve işte sıra -1. kattaki "İşveren" sergisinde... SALT Galata'nın arşiv-araştırma ağırlıklı sergilerinin ilginç bir özelliği de var: Yanıt almaktan çok, "soru devrişiriyorsunuz" onlardan... Ne de olsa bakış açılarını "Alışılagelmişin ötesinde; özünde sorgulayan, araştıran, paylaşan, hata yapmaktan çekinmeyen" sözleriyle, hedeflerini ise "öğrenmeye ve tartışmaya açık bir ortam yaratmak" ifadesiyle özetliyor kültür kurumunun yaratıcı ekibi...

"İşveren" sergisine dönersek... Yazmıştım, mimar ve işveren müzakerelerinin üretimlere etkisi, serginin ana meselesi. Bu incelemeyi yaparken örnek aldığı yapılar 1930-2010 zaman diliminde Ankara, Çanakkale, Denizli, İzmir ve İstanbul'da inşa edilmişler: ODTÜ Kampüsü, Makbule Atadan Villası, Denizli Basma ve Boya Sanayi Fabrikası ve Yahşibey Tasarım Çalışmaları. Salt Galata binasının yeniden işlevlendirilme sürecinin de binanın katlarına yayılan bir sunumla sergiye eşlik ettiğini söylemiştim. Serginin ilginç bir ögesi de Osmanlı İmparatorluğu'nda kadın banilerin inşa ettirdiği yapılar. SALT Araştırma Ali Saim Ülgen Arşivi'nden derlenen çizim, fotoğraf ve yazışmaların yer aldığı bölüm, 15.-20. yüzyıl zaman dilimine yayılıyor. Sergi kapsamında gerçekleştirilen etkinliklerin programını www.saltonline.org adresinden takip edebilirsiniz.

Tarihi binada bir deneyim SALT'ın bir zaman kapsülüne benzeyen kapısından geçtiğinizde sizi bekleyenler arasında Osmanlı Bankası'nın tarihi kasaları da var.

Osmanlı Bankası Müzesi tüm binaya yayıldı

SALT Araştırma'daki turumu bitirip aşağı iniyorum. SALT Araştırma Ferit F. Şahenk Salonu'nda ağırlıklı olarak akademisyenlerin oluşturduğu, birime üye araştırmacılar çalışmalarını sessizce sürdürüyor. Hatta bazılarının sessizliğe daha fazla ihtiyacı olacak ki "Köşe" denilen bölümlere yerleşmişler. İzin alıp kasaları geziyorum, size de öneririm. Farklı tarihlerde Osmanlı Bankası'nda çalışanların fotoğrafları çıkıyor birinde karşıma... Osmanlı Bankası Müzesi bugün, 1892-1999 yılları arasında bankanın genel müdürlük binası olan SALT Galata'nın katlarına yayılmış durumda. Dolayısıyla bu fotoğrafların bir bölümünü ve fotoğraftakilerin kısa yaşam öykülerini, üçüncü katta dijital olarak da bulabilirsiniz.

Osmanlı Bankası Müzesi koleksiyonundan seçili belge, fotoğraf, mimari çizim, illüstrasyon ve gazete kupürleri; kurumun tarihi kadar imparatorluğun son yarım asrı, Cumhuriyet'in kuruluşu ve geçiş dönemindeki değişimleri de yansıtıyor. Ayrıca; bankanın kuruluşu ve dönüşümü -1 . katta, genel müdürlük binasının yapımı giriş katında, şube ağının oluşumu 1. katta ziyaretçilere aktarılıyor. SALT Galata'nın yükseldikçe Tarihi Yarımada manzarası da sunan binasının 3. katındaysa yeni bir oluşum var: Yararlı Sanat Ofisi. Asociacion de Arte Util platformu ortaklığında açılan ofisin ilk kamu programıysa yarın 14.00- 15.30 arasında gerçekleştiriliyor.

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.