17 °C

“Neyi sevdiğinize karar verip o yolda ilerleyin”

Başarılı İş Kadınları Platformu’nun kurucusu Bilge Kuru, “Hayal kurmayı seven bir çocuktum, şimdi de hayallere inanan bir yetişkinim. Hayal ettiğim her şey bir şekilde beni buldu” diyor.

“Neyi sevdiğinize karar verip o yolda ilerleyin”

EMRE ALKİN

İş hayatında erkek hegemonyasında kadın girişimcilere alan açan ve onlara önemli ortaya çıkış hikâyeleri yazdıran Başarılı İş Kadınları Platformu (BİKAP) kurucusu Bilge Kuru ile yaptığımız röportajımızda çok içten ve samimi cevaplar aldık. Bilgi Üniversitesi “Advertising and Marketing” mezunu olan Bilge Hanım, reklamcılıktan yayın sektörüne, Ar-Ge'den ihracata pek çok iş kolunda tecrübeye sahip, başarılı bir iş kadını. Bunun yanında da idealist ve güçlü bir anne. Kurucusu olduğu BİKAP'taki yüksek başarı performansları için “Bu bir hayal projesi” diyor. Paylaşmasak olmazdı...

Okuyucuların tanıması için bugüne kadar ne yaptığınızı kısaca anlatır mısınız?

1979 İstanbul doğumluyum. Bilgi Üniversitesi “Advertising and Marketing” bölümünden mezun olup kısa bir dönem reklam sektöründe çalıştıktan sonra, aile şirketimizin birçok departmanında görev aldım. Aile şirketimiz yayın ve baskı üzerine olduğu için çok farklı deneyimler kazanmamı sağladı. Görsel yönetmenlikten Ar-Ge, ithalat-ihracat bölümleri gibi birçok bölümde deneyim sahibi olmamda çok büyük katkısı vardır. Daha sonra evlilik, çocuklar derken iş hayatına ara verdim ama çocukların büyümesiyle birçok yardım kuruluşu, dernek, vakıf ve STK’da çalışma şansına sahip oldum. BİKAP'ın temelinde de bu yardım kuruluşlarındaki aktif görevlerimden edindiğim tecrübeler vardır.

“İnanmak başarının yarısıdır ”

Yaptığınız işi seçmenizde yaşadıklarınız mı etkili oldu, yoksa çocukluktan gelen bir motivasyon mu?

Aslında ikisinin karması diyebiliriz. Hayal kurmayı seven bir çocuktum, hayal kurmayı seven bir genç oldum, hâlâ da hayallere inanan bir yetişkinim. Hayal ettiğim her şey bir şekilde beni buldu. Aile işinden dolayı erkeklerin hegemonyasının ağır bastığı bir sektörde kadın olarak var olmaya çalıştım ve şuan kadınlarla ilgili bir platformun kurucusuyum. Kadınların bazen anne bazen bir girişimci olarak ekonomideki, toplumdaki gücünü gösteren bir platformu kurmak ve bu çatı altında birçok kadına girişimci olarak fırsat verme şansım oldu.

Bu işi yapmaya ne zaman karar verdiniz?

Bugün istediğiniz yere geldiğinizi düşünüyor musunuz? Çok uzun zamandır ara verdiğim iş hayatıma dönmek istiyordum ama dedim ya, emin olduğum, inandığım bir proje olsun istiyordum. Tabii ki her işte başarısızlık riski vardı, bunun da farkındaydım. Hayatta başarı kadar başarısızlık da var ama, inanmak başarının yarısıdır, ben bu projeye inandım... BİKAP’ın kurucularından Öznur Yakın ile konuşurken “Ne yapabiliriz?” diye düşünmeye başladık. Deneyimlerimizi topladık - çıkardık, önümüze “Neye ihtiyaç var?” diye baktık ve bu proje çıktı. Doğru zamanda, doğru yerde, doğru işi yaptık ve birbirimize güvendik, omuz verdik ve bugünlere kadar geldi bu proje. Tahminimizden çok büyük bir ilgi gördü.

“Bu işin alfabesi eğitim”

Yaptığınız iş dünden bugüne ne kadar değişti?

Bu bir hayal projesi. 53 firmayla başlayan, ikinci işte 153 firmaya yükselen, şu an binlerce firmayı ve kadını çatısı altında toplayan bir hikâye. BİKAP ekibi başından beri aynı; biz bir aile olduk bu proje benim değil, hepimizin. Ekibimiz özenle her gün çok daha güzel projeler ve organizasyonlar için çalışıyor ve eminim ki çok daha güzel işlerle sizlerle olacağız. Bİ- KAP büyüdü, büyüdükçe gelişti ve değişti, değişmeye ve farklılaşmaya da devam edecek.

Başka hangi mesleği tercih ederdiniz ya da ne yapmak isterdiniz?

Keşke doktor olabilseydim. Çok isterdim -ki öğretmenlerim hep bu yönde beni destekledi- ama çocukluk bazen farklı seçimler yapmamıza sebep olabiliyor. Her şey kader kısmet, ama inşallah evlatlarımdan biri bu yolda yürümeye karar verirse inanılmaz mutlu olurum, diye düşünüyorum.

Bu işte eğitimin, ilişkilerin ve tecrübenin payı size göre yüzde kaçtır?

Özellikle sizin mesleğinizde... Bir örnekle anlatmam gerekirse okumayı öğrenen bir çocuk düşünelim; bu işin alfabesi tabii ki eğitim... İlişki; okumayı söküp akıcı okumak, tecrübe ise hikâyeyi yazabilmektir.

Bu işte ekmek var mı? Varsa nereden başlamalı?

Ekmek, emek olan her işte az ya da çok var. Kendinize inanın ve neyi sevdiğinize, hangi işi severek yapabileceğinize karar verip o yolda ilerleyin. Üretin ve ilişkilerinizi iyi kurun.

Hiç unutamadığınız bir anı var mı?

Sizi çok güldüren ya da şaşırtan, belki de kızdıran? İlk organizasyonumuzu Florya’da Kaşıbeyaz’da yapmaya karar vermiştik. İnsanlar bu tip organizasyonların hep 5 yıldızlı otellerde yapılmasına alışık oldukları için çok tuhaf gelmiş ve dalga geçilerek başarısız olacağımız söylentileri yayılmıştı. Halbuki bizim orada son derece bilinçli bir stratejimiz vardı. Seçtiğimiz lokasyon ve mekân bizim bu stratejimize hizmet ediyordu. Söylentiler tabii ki bizi çok hırpaladı, katılımcıları işe inandırmak safhasında. Ama organizasyon sonrasındaki başarı ve akabinde ikinci organizasyondaki yüzde 100 başarı “Bu iş kebapçıda mı yapılır?” sözlerine cevap oldu. Çok şükür emek ve inancın olduğu yerde başarı oluyor.

“Tüm ustalarımıza saygımız ve sevgimiz sonsuzdur”

Yaptığınız işte örnek aldığınız kim ya da kimlerdir?

Yaptığımız organizasyonlarda tabii ki örnek aldığım birçok dernek başkanı ve kıymetli derneklerimiz var. Onlar tamamen derneklere fayda sağlamak amacıyla organizasyonlar yapıyorlar. Biz ise bu anlayışa çok daha farklı bir soluk getirdik, farklı bir sektör haline getirip birçok kadına fırsat tanıdık, aynı zamanda gelirlerimizi farklı derneklere de bağışlayarak birçok sosyal sorumluluk projesine imza attık. Hem ticari ilişkilerimizi geliştirdik hem de yardımlarda bulunduk. Tüm ustalarımıza saygımız, sevgimiz sonsuzdur.

“Annem bir  ‘başkahraman’dır...”

Anne ve babanızın, ailenizin hayattaki seçimlerinize etkisi oldu mu? Nasıl bir ailede büyüdünüz?

Tabii ki etkisi oldu. Babam benim hayatımda çok önemli bir yere sahip. Babalıktan öte, ticari aklına, vizyonuna, vicdanına inandığım ve örnek aldığım bir adam. Yoktan var olma hikâyesi onun hayatı ve “Bana feyz veren olmayacak mı acaba?” dediğim noktada beni motive eden bir başarı hikâyesi. Annem ise güçlü bir kadın. Her şartta, her koşulda direnen, destek veren, iş gücüyle değil belki ama, manevi gücüyle bu başarı hikâyesinin başkahramanı. Onların hayata tutunuşları, evlatlarına kendilerini adanmışlıkları benim için örnek teşvik edici. Umarım onlar gibi ben de evlatlarıma iyi ve örnek bir ebeveyn olabilirim. Bugünkü tüm çabamın sebebi budur. Konuştuklarımla değil yaptıklarımla da evlatlarımın hayatlarına imza atabilmek ve örnek aldıkları, gurur duydukları bir anne olabilmek...

“Sosyal medyayı özenle kullanıyoruz"

Sosyal medya yaptığınız işte ne kadar etkili?

Sosyal medya sadece bizim işimizde değil, her sektörde çok etkili ve söz sahibi. Modern ticaretin temeli oldu. Biz de işimize pozitif katkı sağlaması için özenle kullanıyor ve geliştiriyoruz.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.