Altın SUV, kripto motosiklet gibi

Fed’in 20 Eylül’deki toplantısında varlık alımlarını azaltmak için düğmeye basması halinde altın fiyatları üzerinde baskı artacak. Ancak bu uzmanların uzun vadeli beklentilerinde değişikliğe yol açmıyor gibi görünüyor. Ünlü bir yatırım uzmanı "altın SUV gibi güvenli, kripto ise motorsiklet gibi heyecan verici ancak riskli” diyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Evrim KÜÇÜK

Altın yine 1.800 dolar/ons seviyesinin üzerinde kalmayı başaramadı. Fed'in gelecek hafta yapılacak toplantısında varlık alımlarının azaltılması konusunda bir takvimin işaretlerini vereceği beklentileri altın fiyatını geriletti. Kısa vadede tahminler kıymetli madenin 1.770-1. 750 bandına çekilebileceği yönünde. Uzun vadede ise birçok yatırımcı tarafından en güvenilir yatırım araçları arasında gösterilmeye devam ediyor.

Altın fiyatları için 20 Eylül’de yapılacak Fed toplantısından tahvil alımlarıyla ilgili çıkacak karar büyük önem taşıyor. Fed’in varlık alımlarının azalması için düğmeye basması halinde altında baskı artacak. Ancak bu uzmanların uzun vadeli beklentilerinde değişikliğe yol açmıyor gibi görünüyor. Incrementum AG, altının birkaç ay içinde tüm zamanların en yüksek seviyelerini görebileceği tahmininde bulundu.

Yeniden zirve görülebilir

Altın fiyatının tüm zamanların en yüksek seviyesini göreceği tarihlere uzak değiliz diyen Incrementum AG’nin yönetici ortağı Ronald-Peter Stoeferle’ye göre, küresel finans piyasaları “parasal bir devrilme noktasına” ulaştı. Bu devrilme noktasından sonra enflasyon yükselmeye devam edecek, reel faiz oranları negatif veya yüzde sıfıra yakın bölgede kalacak ve para politikası piyasalar için maliye politikasından daha az etkili hale gelecek. Bu yüzden rekora o kadar da uzakta değiliz” değerlendirmesinde bulundu. Stoeferle altın ve kripto araları karşılaştırırken de ilginç bir benzetmede bulundu. Altının güvenli bir Volvo işlevi gördüğünü söyleyen yatırımcı, Bitcoin’i ise Ducati’ye benzetti. Bitcoin'in gelecekte, şu an için hayal bile edilemeyen seviyelere çıkabileceği tahmininde bulunan Stoeferle, “Bitcoin 5 ila 10 yıl içinde şu anda hayal edemeyeceğimiz seviyelere gideceğini düşünüyorum. Ancak altının lider finansal araç olarak koltuğundan edeceğini sanmıyorum. Altın istikrarlı, sizi A noktasından B noktasına rahatça götürebilecek bir "büyük Volvo SUV" gibi. Bitcoin ise bir Ducati Panigale sürmek gibi. Gerçekten hızlı motosikletle seyahat etmek kesinlikle daha eğlenceli ama aynı zamanda daha riskli. Yağmur ya da kar yağmaya başlar başlamaz gerçekten riskli hale gelecek” ifadelerini kullandı.

Kısa vadede 1.750-1.830 aralığında dalgalanma bekleniyor

Altın temmuz ayından bu yana kritik 1.835 dolar seviyesini aşmak için 6 denemesinde de başarısız oldu.

Saxo Bank stratejistlerine göre bu durum kısa vadede teknik görünümü olumsuz etkilemeye devam ediyor. Yukarı yönlü denemelerde 1.810, 1.820 ve 1.832 dolar direnç seviyesi olarak izlenirken, Saxo Bank enflasyona verdiği karışık tepki nedeniyle aşağıda 1.750 dolara kadar geri çekilme yaşanabileceği uyarısı yapıyor. OANDA'dan Edward Moya da 1.755 doların kırılması halinde metalin 1.700 dolara kadar düşmesinin göz ardı edilemeyeceği uyarısı yaptı. Moya, birkaç ay sonra fiyat baskılarının hafiflemesiyle yeniden alımların hızlanabileceğini ekledi.

Bunlar altını yeni zirvelere taşıyabilir

CME Group, altına orta ve uzun vadede yükseliş şansı tanıyor. Kuruluşun analistlerinden Andrew Capon tarafından kaleme alınan bir analizde, merkez bankalarının altın alımına devam ettiği, yeni altın arzının kısıtlı olduğu ve enflasyonun geçici değil kalıcı olduğunun görüldüğü bir ortamda fiyatların yeni zirveler görebileceği belirtiliyor. Analizde şu noktalara dikkat çekiliyor:

KALICI ENFLASYON

“Reflasyon” işlemleri yılın ilk yarısında ödüllendirildi, ancak geleneksel enflasyon koruma araçları ödüllendirilmedi. Altın, özellikle ABD'deki yatırımcıların değerli metal varlıklarını terk etmesiyle ilk yarıda yüzde 6.5 düştü. ABD’de altın destekli ETF'lerden 8.5 milyar dolarlık çıkış kaydedildi. Ancak pandemi sonrasında dünyanın birçok yerinde merkez bankalarının gevşek para politikalarını sonlandırmasının çok kolay olmayacağı ve enflasyonun kalıcı olması halinde altının cazibesini artıracağı belirtiliyor.

REZERVLER DÜŞÜŞTE

2011’de sektörde gerçekleşen rekor miktardaki birleşme ve satın alma anlaşmalarına sermaye harcamaları eşlik etti. O zamandan beri, sermaye yatırımları yüzde 70 düştü. Altın arama bütçeleri 2012'de 10.8 milyar dolara ulaştı, ancak yeni altın keşifleri 206 milyon ons ile altı yıl önce zirveye ulaştı. 2006'dan bu yana, potansiyel rezervleri 6 milyon onstan fazla olan maden sayısı sayılı. Analistler mevcut rezervlerin hızla tükendiği uyarısı yapıyor. Örneğin Güney Afrika'daki Witwatersrand Havzası, şimdiye kadar çıkarılan tüm altının yaklaşık yüzde 40'ını üretti, ancak mevcut üretim, 1970'lerdeki zirvesinin onda biri civarında. Güney Afrika'daki Mponeng, ABD'deki Carlin Trend ve Avustralya'daki Super Pit gibi dünyanın en büyük madenlerinin birçoğundaki rezervler düşüşte.

MERKEZ BANKALARINDAN GÜÇLÜ DESTEK

Altın için belki de en büyük desteğin merkez bankalarından gelmesi muhtemel. Merkez bankaları rezervlerini çeşitlendirmek için altına yöneliyor. Tayland Bankası, nisan ve mayıs aylarında 90 ton altın satın alarak varlıklarını yüzde 60 oranında artırdı. Brezilya ve Macaristan merkez bankaları da aktif olarak alım yapıyor. Rusya, Haziran 2020'den bu yana ilk kez temmuz ayında altın stoklarını artırdı. Merkez bankalarının yüzde 80'i altın stoklarını gelecek yıl artırmayı planlıyor. Merkez bankası alıcılarından gelen bu uzun vadeli altın fiyatları desteği, yeni arzın oldukça kısıtlı olduğu göz önüne alındığında 1.700 doların üzerinde bir taban sağlayabilir.