Piyasalar 'metal zehirlenmesi' yaşıyor

Dünyanın en büyük metal tüketicisi Çin'de devam eden COVID-19 bağlantılı karantinalar, doların güçlenmesi ve zayıflayan makroekonomik veriler metal piyasalarında toksik etki yaratıyor. Talep kaygısıyla metal grubuna yönelik yatırım iştahı azalarak fiyatları zayıflatıyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Evrim KÜÇÜK

Rusya’nın Ukrayna’yı işgali küresel ekonomiyi, jeopolitik görünümü ve emtia piyasalarını şekillendirmeye devam ediyor. Diğer taraftan büyük ekonomilerdeki makro verilerin zayıflaması, Fed’in faiz artırmasının ABD Doları’na verdiği destek, Çin’in COVID stratejisi metal piyasalarında toksik bir etki yaratıyor. Bakır, alüminyum, çinko fiyatları son haftaların en düşük seviyesinde. Ancak yılın ikinci yarısında Çin’deki toparlanma ve yüksek enflasyonun üretimi olumsuz etkilemesi gibi faktörler nedeniyle endüstriyel metal fiyatlarının yeniden güç kazanacağı tahminleri yapılıyor.

Bakır, 10 bin doların altında kalmaya devam ediyor

Bakır vadeli işlemleri Comex’de mart ayı başında test edilen 5 dolarlık rekor zirveden yaklaşık yüzde 10 düşerek ton başına 4.3 dolar civarına çekildi. Londra’da fiyatlar son 1 ayda yüzde 10.34 düşerek ton başına 10 bin doların altındaki seyrini sürdürdü. LME’de bakır fiyatında yıllık gerileme yüzde 11.6 oldu.

COVID-19 ile mücadelesinde sert kısıtlama tedbirlerini hayata geçiren Çin'de imalat faaliyetinin ikinci ay daralarak Şubat 2020'den bu yana en düşük seviyesine gerilediğini gösteren veriler, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarını 50 baz puan yükseltmesinin dolar endeksini güçlendirmesi endüstriyel metal tarafında satışları tetikledi.

Alüminyumda aylık kayıp %16

Bakırın yanı sıra alüminyum fiyatında da sert düşüşler yaşanıyor. En büyük tüketici Çin'deki talebin düşeceği beklentisiyle ocak başından beri görülmeyen bir seviye olan ton başına 3.000 doların altına düştü. Son 1 ayda fiyatlar yüzde 16 gerileyerek 2.847 dolara indi.

Çinko ve nikelde oynaklık yaşanıyor

Talebe ilişkin oluşan endişeler çinko fiyatlarını son 1 ayda yüzde 9.4 zayıflatarak ton başına 3.795 dolara düşürdü. Avrupa'daki düşük stoklar ve arz kayıplarının bir araya gelmesi, Nisan ayı ortalarında çinkoyu 4.500 dolara tırmandırmıştı. Nikel piyasalarında da oynaklık arttı. Mart ayında kaotik fiyat hareketlerinin yaşandığı nikelin tonu 100 bin doları aşmıştı. Talep kaygısı fiyatları son 1 ayda yüzde 10’dan fazla zayıflatarak 30 bin doların hemen altına getirdi. Ancak yine de geçen yılın aynı dönemine oranla yüzde 67.5 yukarıda olan fiyatlar dünyanın en büyük üreticilerinden Rusya’ya uygulanan yaptırımlardan destek almaya devam ediyor.

Savaş metalleri ve madencilik ticaretini nasıl değiştiriyor?

■ Alüminyum ihracatı: Rusya ve Ukrayna 3.9 milyon ton üretim, 3 milyon ton ihracat ve 4 milyon ton alümina ithalatı yapıyor. Bazı ülke ya da şirketler kendileri yaptırım uyguluyor ancak bu dünya geneline yayılmış değil. Rus metali alımını en çok azaltanların başında Avrupa geliyor. Fiyatların ekonomik yavaşlama endişeleriyle hız kestiği görülüyor. Avustralya alümina piyasalarını çeşitlendirdikçe bu tarafta da fiyatlar geriliyor.

■ Bakır ihracatı: İki ülkenin toplam 1.6 milyon ton rafine bakır üretimi bulunuyor. Bunun 700 bin tonu ihraç ediliyor. Çin'in alım stratejisinde farklılık yok. Avrupalı tüketiciler ise uzun vadeli alımlardan vazgeçiyor. Rusya’da madencilik projelerinde gecikmeler yaşanabilir. Karadeniz’deki ticari kısıtlamalar, Bulgaristan'da Auribis’e konsantre tedarikini zorlaştırıyor ve bölgedeki tesisleri zor durumda bırakıyor.

■ Nikel ihracatı: Rusya’nın yıllık 185 bin ton nikel üretimi bulunuyor. AB’ye yapılan ihracat 70 bin ton civarında. Çin halihazırda Rusya'dan 60 bin ton rafine nikel alımı yapıyor. 2021'de toplam 1.6 milyon ton tüketimi olan ülkenin Rusya’dan daha fazla alım yapma alanı var. Finlandiya’da Rusya nikeline bağımlılık gösteriyor ancak çok yüksek hacimli alım yapılmıyor. AB’nin Rus nikeline alternatif olarak Brezilya veya Kolombiya'dan FeNi alımını bir seçenek olarak görebileceği belirtiliyor.

Yılın ikinci yarısında fiyatlarda artış bekleniyor

Metal fiyatları Çin ve güçlü dolar baskısı hissederken, fiyatlar genel olarak Rusya-Ukrayna ihtilafından önce görülen seviyelerin üzerinde kaldığı için 2022 fiyat tahminleri korunuyor.

Fitch Solution Country Risk & Industry Research tarafından yayınlanan yeni bir rapora göre Fitch analistleri, Çin talebinin ikinci yarıda eninde sonunda toparlanmasını ve bunun da metal fiyatlarına daha fazla istikrar getirmesini bekliyor. Ek olarak, Fitch, Çin'deki karantinaların arz tarafında kısıtlamaya yol açacağı uyarısı yapıyor. Kuruluş, “Çin, dünyanın en büyük metal üreticisidir ve bu, önümüzdeki aylarda fiyatları bir dengeye getirecektir” diyor. Analistler, 2022 yılına kadar Çin'de devam eden gevşek maliye ve para politikasının, özellikle inşaat sektöründen metal talebini desteklemesi gereken ekonomik aktiviteyi ve büyümeyi canlandırmaya yardımcı olmasını bekliyor.

Bu arada Moody's Investors Service, enflasyonun üretim maliyetlerini artırmasından dolayı ilerleyen dönemde maden üretiminde gerilemeye neden olmasını bekliyor. Moody's geçen hafta sektörle ilgili bir yorumda, zayıflayan maden üretimi piyasalarda sıkışıklık yaratacağını ve birçok metalin fiyatlarını daha da yükselteceğini söyledi.