5 °C

Altın, merkez bankaları ve belirsizlikle yükselecek

Merkez bankaları altına koştu. 2019'da merkez bankası altın alımlarının 50 yılın en yüksek düzeye ulaşması bekleniyor. Altın fiyatlarının 2020’de hem merkez bankalarının altın alımları hem de genel kırılganlıklarla 1500 doların üzerine çıkacağı öngörülüyor.

Altın, merkez bankaları ve belirsizlikle yükselecek

Hilal SARI

Merkez bankalarının net altın alımları 2019 yılında 50 yılın en yüksek düzeyine ulaştı. Küresel altın arzının yüde 20’si merke bankalarıına gitti. Uzmanlar güvenli liman arayışı nedeniyle küresel sel altın alımlarının yüzde 20’sini sini gerçekleştiren merkez bankalakalarının altın fiyatlarını 2020’de de de desteklemeye devam etmesinini öngörüyor.

Bloomberg Intelligence bu durumun altın fiyatlarında aşağı yönlü hareketini sınırlayacağını, CPM Group şu anda onsu 1471 dolar civarında işlem gören altının 2020’de 1540 dolara yükselmesini öngörüyor. Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk’ün de beklentisi şubat-mart aylarında altının 1550 doları görmesi. Dünya Gazetesi köşe yazarı ekonomist Uğur Civelek ise net bir rakam vermiyor fakat belirsizlik ve artan kırılganlıkların 2020’de altını parlatmaya devam edeceğini vurguluyor.

‘Bilançoları çeşitlendirme ihtiyacından kaynaklanıyor’

Bloomberg Intelligence Kıdemli Emtia Analisti Mike McGlone, dünya genelinde merkez bankalarının altına koşmasının en önemli nedenini güçlü dolar karşısında çeşitlendirme ihtiyacı olduğuna dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yaptı: “Merkez bankalarının giderek artan altın alımları muhtemelen devam ederek altın fiyatlarında aşağı yönlü bir hareketi sınırlıyor. Doların rekor düzeylerde seyretmesi merkez bankalarının dolara karşı maruziyetlerini azaltmasının ve para birimi rezervlerini yeniden dengelemek için çeşitliendirmeye gitmesinin nedenlerinden. Merkez bankaları (eski ABD Başkanı) Nixon döneminden beri altın alımlarında küresel altın arzının yüzde 20’sinin üzerine çıkmamıştı.”

2019 alımları 550 tona ulaştı Dünya Altın Konseyi’nin son verilerine göre merkez bankalarının bu yılki altın alımları ekim itibariyle geçen yıla göre 17 ton artışla 550 tona ulaştı. Merkez bankalarının altın alımlarında son 50 yılda bu kadar büyük bir artış en yüksek görülmemişti. Bağımsız emtia analisti Matthew Turner bu artışa ilişkin analizinde Rusya ve Çin’in alımlarındaki yavaşlamanın manşet rakamlara da yansıdığını belirterek “Altın merkez bankalarının altın çılgınlığıyla destek buldu, 2019’un ilk yarısında 390 ton altın alındı. İkinci yarıda bu 160 tona geriledi. Rusya ve Çin’in yavaşlayan alımları küresel rakamları aşağı yönlü etkiledi” diye yazdı. Türkiye bu yıl Rusya’yı da geçti Dünya Altın Konseyi verilerine göre ekimde merkez bankaları 41.8 ton altın aldı. Konseyin IMF’ye verilen resmi verilerden derlenen raporuna göre, Türkiye Merkez Bankası ekimde 12.8 ton altın alımıyla bu ayın şampiyonuydu. Hatta bu alımla TCMB’nin 2019 alımları 144.8 tona ulaşarak en büyük altın alıcısı Rusya Merkez Bankası’nın 2019 altın alımlarını geçti. Rusya ekimde 10.2 ton altın alarak bu yılki alımlarını 139 tona yükseltmiş oldu. Altın rezervleri 100 milyar dolara ulaşan Rusya Merkez Bankası birkaç yıldır dolara maruziyetini azaltmak için altın alımı yapıyor.

Sırbistan ve Özbekistan ekimde sırasıyla 9 ton ve 6.5 tonla en fazla alım yapan diğer ülkeler oldu. Çin’in altın alımları ekimde değişmedi ve uzmanlar bunun Çin’in altın alım serisine ara verdiğine işaret olarak değerlendirdi. Dünya Altın Konseyi’ne göre 12’den fazla merkez bankası 2019’un ilk seki ayında altın rezervlerini en az bir ton artırdı.

"Kırılganlık altını parlatmaya devam edecek"

DÜNYA gazetesi yazarı ekonomist Uğur Civelek, küresel ölçekte sistemik bir risk artışı olduğunu ve kırılganlıktaki artışın altını parlatmaya devam edeceğini öngörüyor. 2002’den bu yana 80 trilyon dolardan 250 trilyon dolara yükselen borçların önemli bir kısmının geri dönmeyeceğini belirten Civelek merkez bankalarının altın alımlarını şu sözlerle değerlendirdi: “Kırılganlıklardaki artış, altını parlatmaya devam edecek. Durgunluk kronikse kırılganlık daha hızlı artar bu da altını daha da parlatır. Gevşek para politikalarının sonuna gelindi.

Maliye politikalarına ihtiyaç var. Fakat maliye politikalarını gevşettiğinizde de enflasyon canavarı yeniden doğuyor ve altını iyice parlatıyor. Gevşek maliye politikalarına geçilmeden önce son bir denemeyle Merkez Bankaları kendi itibar kayıplarını yavaşlatmak için altın alıyor. Kendi politikaları yetersiz kaldığından para birimlerindeki değer kaybını sınırlı tutabilmek için altın satmamak veya daha fazla almak içgüdüsüyle hareket ediyorlar. Bilanço kalitelerini düzeltmek için yapıyorlar. Fakat enflasyon baskılarını da altın satarak durduramayacaklar. Dünyada işlenip çıkarılmış 175-180 bin ton civarında altın olduğunu belirten Civelek, “Merkez bankaları bunun 25-30 bin tonunu kontrol ediyor ve bunu artırmak istiyorlar” dedi.

"1600 dolara kadar yükselebilir"

Altın ve Para Piyasaları Uzmanı Mehmet Ali Yıldırımtürk, merkez bankalarının altın alımlarının bir seferlik bir durum olduğunu ve piyasaya çok fazla etki etmeyeceğini belirtiyor. Yıldırımtürk’e göre altında fiyatın yönünü belirleyen fonlar. Fonların altının çok gerilemesini istemediğini belirten Yıldırımtürk şu anda altın fiyatlarındaki gerilemenin ABD-Çin ticaret savaşında ilk anlaşmaya varılması umudundan kaynaklandığını belirterek , “İmza atıldığı anda altın 1425 dolara iner. Fakat jeopolitik gerilimler ve Brexit gibi küresel belirsizlikler, negatif faizler, ticaret savaşlarının bir imzayla bitmeyecek olması gibi birçok nedenle fiyatlar buradan tekrar yükselmeye başlar. ŞubatMart aylarında altının tekrar 1550 dolarlara yükselmesini, yılın ikinci yarısında da 1600 dolara kadar yükselmesini öngörüyorum. Bunun üzerinde 1700-1800 hatta 2000 dolar gibi tahminleri ise gerçekçi bulmuyorum” diye konuştu.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap