22 °C

Altında sahteciliğinin önüne Türkiye’den CPC geçecek!

CPC Belgelendirme Muayene Deney Hizmetleri Limited Şirketi uluslararası alanda akretide edilmiş, dünyanın ilk altın sertifikasyon programını faaliyete geçirmeye hazırlanıyor.

Altında sahteciliğinin önüne Türkiye’den CPC geçecek!

Hüseyin GÖKÇE/Yeşim ARDIÇ

ANKARA - Altında, özellikle içerik sahteciliğinin önüne geçilmesi amacıyla dünyanın ilk sertifikasyon programı, Türkiye’de hayata geçiriliyor. CPC Belgelendirme Muayene Deney Hizmetleri Limited Şirketi uluslararası alanda da akretide edilmiş, dünyanın ilk altın sertifikasyon programını faaliyete geçirmeye hazırlanıyor. Program kapsamında düzenlenecek sertifikalarda yer alan karekod aracılığıyla, altının ayarı ve sertifikası tüketiciler tarafından akıllığı telefonlar aracılığıyla sorgulanabilecek. Yaklaşık 2.5 yıllık hazırlık aşaması kapsamında TURKAK ve Avrupa’da sertifikasyonla ilgili süreçleri tamamlayan şirket, gerekli yetki belgesini aldı.

Halen, yönetim sistemleri, CE, Avrupa Teknik Değerlendirme ve Ulusal Teknik Onay gibi alanlarda hizmet verdiklerini söyleyen CPC Belgelendirme Genel Müdürü Uğur Gedik, temel amaçlarının altın sahteciliğinin önüne geçmek olduğunu söyledi. Altın sahteciliğinin önlenmesi için uluslararası akredite edilmiş sertifikasyon programının piyasalara güven vereceğinin altını çizen Gedik, “Tedavülde olan güvenli bir yatırım ve ticaret aracı olan altının bu projeye dahil edilmesinin amacı; güvenilir, izlenebilir ve yaşam boyunca ekonomik değerini kaybetmeden taşınabilir olmasıdır” dedi. CPC’nin bu sertifika konusunda TURKAK tarafından yetkilendirildiğinin altını çizen Gedik, tüketicilerin piyasadan satın alacakları altın ürünlerini yüzde 100 güvenli olarak temin edebileceklerini kaydetti.

Ekonomi  zorlaşınca ve yazın sahtecilik artıyor

Altın ve altın ürünlerinde sahteciliğin, özellikle ekonomik koşulların zorlaştığı dönemlerde arttığına dikkat çeken Gedik, “Dünyada ve ülkemizde ekonomik şartların gittikçe zorlaştığı ve insanların ellerindeki parayı özellikle altına yatırım yaptıkları bilinen bir gerçektir. Zor ekonomik koşullarda maalesef altın ve ürünleri sürekli olarak bir sahtecilik ve ürün doğruluğunun tehditleri ile karşı karşıya kalmıştır” diye konuştu.  Sertifikanın alım kadar satımda da büyük fayda sağlayacağını ifade eden Gedik, “İnsanlar sürekli, ‘Acaba elimdeki altın gerçek mi’?  ‘Altınlarımı ilerde satmak istersem doğruluk anlamında bir sorun yaşar mıyım’ psikolojisinde” dedi.

Sahteciliğin özellikle yaz aylarında arttığına vurgu yapan Gedik, son dönemlerde basına yansıyan sahtecilik olaylarının sayısının ise bin 535’i bulduğunu kaydetti. Gedik, uzmanların bile anlayamadığı sahtecilik olaylarının yaşandığının altını çizdi.

 “Coğrafyamıza büyük katkı sunacak“

Gedik, “Bu proje dünyada ve Türkiye de ilk olmak üzere akreditasyon ve yetkilendirilmiş bir kuruluş olarak kuruluşumuz tarafından sağlanmakta ve yürütülmektedir. Dünya da ilk uygulanacak bu proje, özellikle bulunduğumuz coğrafya da çok önemli bir değer sağlayacaktır. Ancak pırlanta ve diğer taşlar konusunda özellikle Avrupa menşeli birkaç kuruluş bulunmaktadır ki bu kuruluşlar, uluslararası kabul edilen akreditasyon kuruluşlarınca akredite edilmemiştir” şeklinde konuştu.

Sistem nasıl işliyor?

*Düzenlenecek sertifikalar karekod ile tanımlanacak ve dijital ortamda altının ayarı ile birlikte sertifikası sorgulanabilecek.

*Tüketici, kendisine verilen güvenli altın sertifikaları ile satın aldığı altının güvenilirliğini, akıllı telefon aracılığıyla resmi olarak sorgulayabilecek. 

*Proje kapsamında tasarım yapılmış ve taklite açık bazı altın ürünlerinin de kopyalanmasının, taklit edilmesinin önüne geçilerek, tasarım güvenliği de sağlanacak.