25 °C

Analistler faiz kararını değerlendirdi

Merkez Bankası faiz kararını değerlendiren analistler, genel olarak bekleme durumunun devam ettiği konusunda hemfikir.

Analistler faiz kararını değerlendirdi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK) bugün gerçekleştirdiği toplantısında faiz oranlarında değişikliğe gitmedi.

Banka, gösterge niteliğindeki bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 7,50, gecelik marjinal fonlama oranını yüzde 10,75, gecelik borçlanma faiz oranını yüzde 7,25 olarak sabit tuttu.  

Finansal kuruluşlardan yapılan açıklamalarda Merkez'in faiz kararı için şu değerlendirmeler yapıldı: 

Destek Menkul Değerler'den Araştırma Uzmanı Adnan Çekçen:

Piyasalarda TCMB'nin 'faize değil dolara dokunmayacak' algısı hakim

Fed'in olası faiz hamlesine karşı bekleme kararı alan Merkez Bankası, "bekle gör" politikasına devam edecek gibi gözüküyor. Açıklanan karar metninde önceki notlara göre herhangi bir değişiklik de yok. Yine dış talepteki zayıflık ve yüksek kurun çekirdek enflasyon üzerindeki baskısına vurgu yapılmış.

Sadece "Önümüzdeki dönemde Avrupa Birliği ülkelerinin talebindeki artışın da katkısıyla büyüme kompozisyonunun kademeli olarak net ihracat lehine değişmesi beklenmektedir" sözü yeni bir ifade olarak metinde yer aldı. İlerleyen dönemlerde bu tarafta bir toparlanma ve bunun da ihracata olumlu katkı sağlaması bekleniyor. Daha önce REK ve Zorunlu karşılıklara verilen faiz oranlarındaki güncelleme gibi bir dizi likidite önlemleri alan Merkez Bankası, bu ayı pas geçti. 

Karar sonrası ilk fiyatlamalara baktığımızda dolarda yukarı yönlü bir hareket söz konusu. Piyasalarda Merkez'in ''faize değil dolara dokunmayacak'' algısı hakim ve kura bir müdahale gelmeyeceği beklentisiyle TL varlıklarında zayıflama olduğunu görüyoruz. TCMB, şu anda haftalık politika faizinin de üzerinde ağırlıklı ortalama fonlama faiziyle TL tarafını sıkıştırmaya devam ediyor ve piyasanın tüm fon talebini karşılamıyor. Bu araçla TL'yi güçlü tutmaya çalışıyor. Ağırlıklı ortalama fonlama faizi muhtemelen artırılmaya devam edecek ve önümüzdeki dönemin kritik gelişmeleri izlenecek. 

Bir sonraki PPK toplantısı 21 Ekim tarihinde, aynı ay kritik FED toplantısı ise 28 Ekim tarihinde gerçekleşecek. Aynı zamanda piyasalar 1 Kasım'a kadar tekrardan seçim atmosferini yaşayacak. FED kısa vadede yurtiçi piyasalar açısından iyimser bir hava yaratsa da faiz artırım ihtimali masada olduğu sürece TL varlıkları üzerindeki baskı sürebilir. 

Dolar, Merkez'in müdahale etmeyeceği beklentisiyle 3.00 TL üzerinde tutunmaya çalışıyordu. Bu seviye üzerinde kalındıkça kurun yeni zirve yapma isteği sürebilir. 2.98-3.00 TL bandı aşağı yönlü geçilemediği sürece kurda düşüşler sınırlı kalacak gibi gözüküyor.

Ziraat Yatırım Menkul Değerler Ekonomisti Bora Tamer Yılmaz:

TCMB, Bildiğiniz Gibi... 

O yüzden vakit kaybetmek yerine karar metnindeki büyüme ifadesini incelemek daha yararlı olabilir. İkinci çeyrek büyüme analizimizde yılın ikinci yarısında büyümenin yatırımlarla sürmesini mümkün görmeyerek üç adet olası kaynaktan bahsetmiştik:
1. Stoklara çalışma,
2. Net ihracat, ve
3. Hanehalkı harcamaları.

Şu ana kadar açıklanan otomotiv ve beyaz eşya verileri ilk varsayımı doğrulamakta. Tahminen firmalar ilk iki çeyrekte azalan stokları telafi edecekler. Üçüncü varsayım içinse ay sonunda Finansal İstikrar Komitesi’nin kredi kullanım koşullarına ilişkin alacağı karar belirleyici olacak.

Net ihracat konusunda kredi büyümesindeki yavaşlamayı değerlendirmek gerekiyor. Kredi büyümesinin referans yüzde 15 değerde tutulması ithalatı azaltıcı etki edebilir. Ek olarak yine karar metninde belirtildiği üzere Avro Bölgesi’ndeki sınırlı da olsa kısmi hareketlilik de ihracatın mevcut tempoda seyretmesini sağlayabilir. 
Böylece yılın ikinci yarısında Net İhracat büyümeye yeniden olumlu katkı vermeye başlayabilirse ekonomik büyüme sağlanırken dış denge de yeniden istikrara kavuşabilir. Şu anda ekonominin “run-rate”inin yüzde 3,4 olduğunu unutmamak gerekiyor. Bizim büyüme beklentimiz yüzde 3,2. Riskler ise yukarı yönlü!"

Işık FX Araştırma Müdürü Veli Kocatürk:

TCMB'nin genel seçimlerin geçmesinin ardından faiz artırımı adımı atması daha olası

Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın önümüzdeki dönemde özellikle genel seçimlerin geçmesinin ardından faiz artırımı adımı atmasının daha olası görünüyor.

TCMB, faizlerde herhangi bir değişiklik yapmayarak piyasa beklentisini karşılamış oldu. Daha önceki açıklamalarında Fed faiz artırımını bekleyeceklerini açıklaması faiz artırımı beklentisini ortadan kaldırmıştı. Ancak bu toplantı sonrası ortaya çıkan tabloda Merkez Bankası’nın enflasyon vurgusu ön plana 
çıkıyor.

Özellikle emtia ve enerji fiyatlarındaki oynaklığı dikkat çeken TCMB, ilerleyen dönemde enflasyonun da kur ve baz etkisiyle daha yüksek seviyelere tırmanacağı mesajını vermeye çalışıyor. Önümüzdeki dönemde özellikle genel seçimlerin geçmesinin ardından Merkez Bankası’nın faiz artırımı adımı atması daha olası görünüyor. İlerleyen dönemde FED ve siyasi belirsizlik ortadan kalktıktan sonra Merkez Bankası’nın büyüme ve enflasyon arasında yapacağı tercihte enflasyonu ön plana çıkacağını ön görüyoruz. Bu durumda Ekim ayı sonrası faiz artırımı sürecine başlayabilir.

Özellikle normalleşme olarak adlandırdığı faizlerdeki sadeleşme bu adımın ilki olacak. Sadeleşme ile uygulamada faizler üzerinde daha kontrol edilebilir ve net mesajlar vermesi de piyasa üzerinde daha fazla etkili olacaktır. Alınan faiz kararı dolara bir miktar talep getirmiş görünüyor. Kur’da yukarı yönlü hareket tatil öncesi 2.04 seviyelerinin yeniden test edilmesini sağlayabilir. Ancak Cuma günü ABD büyüme rakamlarına kadar yükseliş sınırlı kalabilir. Endeks tarafında da 75 bin 800 seviyesinin üzerinde 76 bin 200 test edilirse tatil dönüşü satışlar yoğunlaşıp 74 bin seviyesinin altına gerilememize sebep olabilir."

İntegral Menkul 

TCMB faizlerde beklentiler doğrultusunda değişiklik yapmadı ve politika faizini yüzde 7.50 seviyesinde sabit bıraktı. Alt ve üst bantlarda da yüzde 7.25 - 10.75 sınırı bozulmadı. 

Karar metninde Avrupa ülkelerindeki kademeli toparlanmanın net ihracat lehine değişmesi beklentisi eklenmiş. Enflasyon konusunda fazla bir değişiklik yok. Daha sıkı bir likidite politikasında ki "daha sıkı" ibaresi metinde yer almıyor. Bu bir miktar güvercin olarak algılanabilir. Metindeki "daha sıkı" ibaresinin yer almaması ve faizde değişikliğin olmaması TL'de değer kaybı yaratıyor. Sıkılaştırmalar devam edecek görünüyor. Yüzde 8.94 seviyesine ulaşan fonlama maliyetinin önümüzdeki günlerde yükselişini sürdürmesi beklenebilir.

İnfo Yatırım 

Yurt içerisinde Merkez Bankası Para Politikası Kurulu gösterge faizde ve faiz koridorunda değişikliğe gitmezken sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle kredi büyüme hızlarının makul düzeylerde seyrettiğini ve dış ticaret hadlerindeki olumlu gelişmeler ve tüketici kredilerinin ılımlı seyrinin cari dengedeki iyileşmeyi desteklemekte olduğunu kaydetti.

MB, yurtiçi ve küresel piyasalardaki belirsizliklerin enflasyon beklentileri üzerindeki etkileri ile enerji ve gıda fiyatlarındaki oynaklıkları dikkate alarak, gerekli görülen süre boyunca likidite politikasındaki sıkı duruşun korunmasına karar vermiştir. Önümüzdeki dönemde para politikası kararlarının enflasyon görünümündeki iyileşmenin hızına bağlı olacağını kaydeden Merkez Bankası, "Enflasyon beklentileri, fiyatlama davranışları ve enflasyonu etkileyen diğer unsurlar yakından izlenecek ve enflasyon görünümünde belirgin bir iyileşme sağlanana kadar getiri eğrisini yataya yakın tutmak suretiyle para politikasındaki temkinli duruş sürdürülecektir" açıklamasında bulundu.

Alan Yatırım Menkul Değerler 

Merkez Bankası’nın faiz kararı USDTRY paritesinde volatiliteye sebep oldu.

Merkez Bankası tarafından yapılan açıklamada kredi büyüme hızlarının sıkı para politikası duruşunun ve alınan makroihtiyati önlemlerin etkisiyle normalize olmasıyla cari dengenin iyileştiği belirtildi. Büyüme tarafında ise dış talebin zayıf seyrinin sürmesinin yanı sıra iç talepteki ılımlı seyrin etkisine değinildi. 

Kurul ayrıca yapısal reformların büyüme potansiyelini güçlendirebileceğini değerlendirdi. Enflasyon ile ilgili olarak ise düşük enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki olumlu etkisini sürdürmesine rağmen döviz kurunun çekirdek enflasyondaki iyileşmeyi sekteye uğrattığı ifade edildi. Kurul, para politikası kararlarının enflasyonun seyrine bağlı olacağını ve dolayısıyla küresel piyasalardaki volatiliteye ek olarak gıda ve enerji fiyatlarındaki oynaklığı dikkate alarak gerekli görülen süre boyunca sıkı para politikasının devam ettirilmesine karar verdi. Bizler Merkez Bankası’nın bu kararının ardındaki unsurun Fed’in faiz artırımına gitmemesi olduğunu düşünüyoruz. Çünkü Başçı önceki dönemlerde verdiği demeçlerde ve sunumlarda TCMB’nin faiz kararı bağlamında Fed’e paralel hareket edileceğini belirtmişti. Merkez Bankası’nın seçim sonrasında sadeleştirme aksiyonu çerçevesinde faiz artırımına gitmesi muhtemel.  

Sabah saatlerinde 2,99 seviyesinde bulunan USDTRY paritesi , Merkez Bankası’nın kararının ardından karşısında 3.03 seviyesini test etti. USDTRY paritesi 3,00 seviyesinin üzerinde tutunmaya devam etmesi halinde 3,0650 seviyesinin test edilmesi beklenebilir. 3’ün altında ise kısmi realizasyon fakat tekrar alımların gelebileceğini beklemekteyiz. Parite önümüzdeki günlerde 3,0650 seviyesini veri ve haber akışı ile aşması halinde volatilitenin artmasını beklemekteyiz.

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.