Bakan Albayrak: Dünya korku pandemisi yaşıyor, Türkiye ayrışıyor

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Anadolu Ajansı Özel Yayınına katılarak aralarında DÜNYA Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın da olduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Kovid-19 salgınının dünyada bir korku pandemisine dönüştüğünü söyleyerek, Türkiye’nin süreçten pozitif ayrıştığını ve 2020 hedeflerini tutturması yönünde herhangi bir engelle karşı karşıya olmadığını söyledi. Albayrak, salgının küresel ekonomiye etkilerini de değerlendirerek, “Suyun derinliğini hala bilmiyoruz. Biz de hem ekonomik hem sağlık alanında tedbirler alıyoruz” dedi ve tedbirler için gerekli kaynak konusunda “IMF’lik bir durum söz konusu değil” açıklamasını yaptı.

Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, Anadolu Ajansı Özel Yayınına katılarak aralarında DÜNYA Gazetesi Yönetim Kurulu Başkanı Hakan Güldağ’ın da olduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı.

Albayrak, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından açıklanan "Ekonomik İstikrar Kalkanı" paketinin çok detaylı bir şekilde iş dünyası ve paydaşlarının tamamıyla istişare sonrasında gelen taleplerle birlikte hazırlandığını dile getirdi.

Virüsle birlikte dünya tarihinde benzeri görülmemiş ve sürecin tahmin edilebilirliğinin dünyada keskin bir yorumla tespit edilemediği bir sürece girildiğini kaydeden Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak, “Suyun derinliğini hala bilmiyoruz ama kısa süre içerisindeki etkilerine baktığımızda özellikle küresel ekonomiye her ülkenin kendi ekonomisine etkilerine karşı benzer tedbirler alıyor. Türkiye de sağlık ve ekonomik boyutunu yakından takip ediyor. Sağlık alanında başarılıyız. Ancak virüs ticari faaliyetlerin durma noktasına geleceği unsurlar barındırıyor. Biz açıklanan programla öncelikli etkilenecek sektörler olmak üzere, turizm, ihracat, ticaretin farklı alanlarda oluşabilecek nakit akışı sıkışıklığı, iş akışında yaşanabilecek problemler özelinde ciddi bir rahatlama getirecek bir 3 aylık pencere açtık. Likidite sıkıntısı oluşturmayacak bir paket yaptığımızı görüyoruz" şeklinde konuştu.

Albayrak’ın açıklamalarının satır başları şöyle:

3 ayda 60 milyar liralık likidite piyasayı rahatlatacak

Belirlediğimiz sektörler muhtasar, stopaj, SGK primleri, KDV ödemeleri noktasında bu 3 aylık özellikle piyasaya ciddi bir likidite rahatlaması oluşturulacak. 3 aylık yaklaşık 50-60 milyar TL'lik bir likidite piyasada bu manada ilişkili sektörlere, etkilenen sektörlere bir rahatlama sunacak. Ötesinde Merkez Bankamızın ucuz bir şekilde daha uygun maliyetli şekilde likidite penceresini açmasıyla birlikte finansal kurumların bankalara yoğun bir likidite akışıyla bu süreçten etkilenen maliyeti olacak. Bu maliyetin üzerine makul bir maliyetle bu likidite ihtiyacını hızlı bir şekilde karşılayacağı kanallarla altyapıyı yürüyecek. Bunu karşılamak için paketin içinde bir de KGF hacminin artırılması var. Dolayısıyla teminat problemi olacak, tüm bununla ilişkili etkilenen potansiyel sektörlere, ki paketin içerisinde 25 milyar TL'lik bir artış olsa da, KGF limitinde bunun kullandırım ve kaldıraç etkisi bunun çok daha etkisinde.

2 milyar liralık destek iç piyasaya yarayacak

Mesela paketteki maddelerden bir tanesi emekli maaşlarındaki bin liralık alt limitin 1.500 TL'ye çıkarılması söz konusu. Yani yaklaşık 650 bin 1.500 TL'nin altındaki emekliyi buraya çıkararak bir kere burada da bir tüketim harcaması anlamında gelir anlamında destek var. Diğer taraftan bakıyoruz bu da çok önemli yaklaşık 2 milyona yakın ihtiyaç sahibi bin liralık bir destek sağlıyoruz. Özellikle nisan ayında bunu devreye alacağımız için nisan ayında yaşanabilecek potansiyel yavaşlamayı iç piyasa anlamında desteklemek için yaklaşık 2 milyar TL'lik bir paket sunuyoruz.

İşsizlik fonu bugünler için var

İşsizlik fonu bugünler için var. Birçok sektörün kısa çalışma ödeneğinden yararlanması söz konusu olacak. Şu süreçte kamu çalışanları ile ilgili bir esneme getirildi. IT ile ilgili kısımlar evden çalışabilir ama bütün bakanlar kendi görev alanları kapsamında çalışma yapabilir. Şu anda kamu çalışanlarının evden çalışması durumu yok. Ancak riskli gruplar için tedbirimizi aldık.

İlk çeyreği beklenenin üzerinde büyüme ile kapatacağız

İlk iki ay gerçekleşmesine baktığımızda, Ocak, Şubat iyi, Mart’ın başı da iyi gidiyor. Ama ilk çeyreği beklentilerin üzerinde bir büyüme ile kapatacağız. Bütçe için de enflasyon için de büyüme içinde bu böyle. 2020 hedeflerini tutturma konusunda sıkıntı yaşamayacağız.

Türkiye pozitif ayrışıyor, tedarikte şans artıyor

Dünyada yer yerinden oynuyor. Şirketlerin kamulaştırılmasına kadar süreçleri konuşuyoruz. Türkiye olarak biz son 7 yılda çok olağan yıllar geçirmedik. Bu süreçlerin her biri bizim bağışıklık sistemimizi güçlendirme yönünde bize katkı sağladı. Türkiye bu süreçten de en pozitif kazanımlarla çıkacak ülke olacak. Küresel tedarik altyapısı büyük bir travma yaşadı. Bazı yerlere bağımlı olma konusunda sorgulamalara neden oldu. Bu Türkiye ve benzer ülkeler için önemli. Türkiye bu açıdan büyük bir altyapıya sahip.

İş korku pandemisine gidiyor

İş korona pandemisinden korku pandemisine gittiği için sorun var. Birileri bir şey mi test ediyor, başka bir süreç mi var. Çok iyi takip etmeliyiz. Özellikle 2020 hedeflerini tutturmak için ilerliyoruz. Sosyal mecralarda çıkan, ayrı bir pandemi, ayrı bir salgın var o da bilgi kirliliği salgını. Cumhurbaşkanımız da önerdi. Bilim Kurulunun da ifade ettiği gibi, pik dönemine gelene kadar geciktirmek için daha evinde olmalı, daha dikkatli olmak lazım.  Toplumumuz, yalan pandemisi, yalan salgını, toplumsal birliği beraberliğe zarar vermeye çalışan yalanlara alışık. Biz bunu 7 yıldır yaşıyoruz. Ben beklenti olarak Türkiye ekonomisinde şu an için bir risk görmüyorum.

Nisan riskler barındırıyor

İkinci çeyrek farklı riskleri, belirsizlikleri beraberinde getiriyor, Nisan riskler barındırıyor. Kırılganlıkları azaltınca etkiler minimize oluyor, biz bu yüzden hazırlıklıyız diyoruz. Sürecin Nisan ortası ve sonu sonrasında Türkiye özelinde baz senaryomuzda bakıyoruz, daha iyi senaryo. Çin'e ihracat yaptığı için etkilenen madencilik sektörüne destek konusunu çalışabiliriz. Birinci önceliğimiz reel sektör, bu süreçten etkilenen kimseyi mağdur etmeyeceğiz.

Türkiye’nin 4 önemli hususu

Bu süreçte birçok ülke sendeleyecek, düşecek, yuvarlanacak, bir kısmı da ayakta kalacak. Ayakta kalanlar, bu süreç başladığında hızlı şekilde koşup arayı kapatma, arayı açma, hedefe ulaşma noktasında iyi performe edecek. Türkiye'nin 4 hususu çok önemli. Türkiye'nin çok güçlü ve dinamik, rekabetçi bir özel sektörü var, güçlü borç stoku var, yetişmiş iyi insan kaynağı altyapısı var. En önemlisi güçlü dinamik bir iç pazarı var. Bu dördü ile bu ve benzeri oluşabilecek küresel krizlerin tamamına, sahip olduğu güçlü bağışıklık sistemi ile birlikte en hızlı, en doğru, en çabuk refleksi gösterebilecek altyapıya sahip.

Kulağımıza çok çılgın teklifler geliyor

Bu sürecin mücbir sebep yaratacağı konuları mikro anlamda takip edeceğiz. Çok çılgın teklifler geliyor kulağımıza, ‘her şeyi durduralım’. Nakit akışı zincirinin kırılmaması için çok dinamik adımlar atıyoruz. Türkiye’nin mevcut kapasitesi içinde makul olan talepleri yerine getireceğiz.

Gün kalmadı hepsi karardı

THY açıkladı, diğer şirketler açıkladı, hisse alma konusunda, yatırımcı açısından fırsat dönemi. Dünyanın bütün borsalarında sıkıntı oldu. Kara pazartesi, kara Salı diyoruz. Gün kalmadı hepsi karardı. Ancak küresel anlamda doların fazla olduğu güne hazır olmak zorundayız.

Bu süreçten sonra, satın alma gibi fırsatlar doğacak

Yaşanan bu süreçten pozitif etkilenen sektörler de var. Olumsuz etkilenen herkese destek olacağız. Bu süreç başka bir fırsat doğuracak. Salgın bittikten sonra küresel anlamda yeni fırsatlar doğacak. Satın alma, ortaklık, bilançoyu büyütme, kapasiteyi büyütme fırsatları sunacak. Bunun için de hazırız. Panik yapacak bir durum yok, akılla gideceğiz. Kamu bankaları da bu süreçte sahada olacak. Bankalar Birliğimiz de toplandı, onlar da güzel bir tecrübe ve sınav verecekler.

Petrol

Bazı kurumlar petrol için 20 dolar bazıları 30 dolar diyor. Resesyon ve korku ikliminin de etkilediği bir küresel ekonomi içindeyiz. Yüksek petrol fiyatları öngörmüyor küresel süreç, ben de öngörmüyorum. Petrol fiyatlarındaki düşüşle her 10 dolarda 5 milyar dolar cari denge katkısı yaptığımızı bildiğimizden hareketle pozitif etkilenecek Türkiye görüyorum.

Altın

Dolardan ziyade altında bir artış görüyorum. Dolarda bir azalış var. Dolarda rakam geçen yıl yaşadığımız süreçten daha aşağıda. Yatırım araçlarına daha uzun vadeli bakmak lazım. Stabil yatırımları daha tavsiye unsurunu buluyorum.  Mart ayında ciddi bir altın ithalatımız var.