Bankacılık için test yılı

Bankacılık sektörü hız kestiği 2019’un ardından faiz oranlarındaki düşüş ve ekonomik aktivitedeki kıpırdanma ile 2020’de daha yüksek büyüme hedefliyor. Kredi büyümesinin ön planda olacağı 2020 yılında bankaların sorunları dolarizasyon, takipteki alacaklar ve yapılandırmalar olacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Şebnem TURHAN

Bankacılık sektörü 2019 yılını son yılların en düşük kar oranlarıyla kaparken, yeni yılda ne bekliyor? Aslında yine karlılıkları risk altında kalacak. Neden mi? Hem artan dolarizasyon, hem batık kredi oranlarının yükselişi hem de düşen faizler bankaların 2020’de en önemli sınavları olarak öne çıkıyor. Ancak, bir yandan da düşen faizler ve ticari kredideki büyümeye yönelik teşvikler bankaların kredi iştahını artıracak gibi duruyor. 2019’un 11 ayında kredide yüzde 8.4, mevduatta yüzde 20.6 büyüyen bankacılık sektörünün artılarıyla eksileriyle yeni yılda önemli gündemlerini şunlar yer alıyor.

Dolarizasyon

Vatandaşların döviz mevduat hesapları tarihi zirvesinde sürüyor. BDDK ve Merkez Bankası verilerine göre gerçek ve tüzel kişilerin yabancı para mevduatı katılım fonu dahil 26 Aralık itibariyle, 1 trilyon 327 milyar lira. Toplam mevduat ise 2.6 trilyon lira. Bu demek oluyor ki yabancı para mevduatının toplam mevduata oranı yüzde 50.9. İşte bu yükseliş bankacılık sektörü için sıkıntı oluşturuyor. Yabancı para mevduatı için döviz riski üstlenen bankalar bunlar için karşılık da ayırıyor. Bankaların bilançosunda yer alan yabancı para varlık ve yükümlülüklerin yüksek seviyede olması sert kur dalgalanmalarının olduğu ortamlarda sektörün kırılganlığını artıran bir kur riski doğuruyor. Aynı zamanda aktif ve pasif arasındaki vade uyumsuzluğunu tetiklemesi ile birlikte sektörün karlılığını da düşürüyor. Enflasyonun tek haneye gerilemesinin desteği ve Türk Lirası’nın değer kazancı ile güvenin artması dolarizasyonu bir miktar azaltabilir. Ancak 2020 yılında da dolarizasyonun artması muhtemel.

Takipteki alacaklar

Tahsili gecikmiş alacaklar bankacılık sektörünü 2019’da en çok meşgul eden gündemlerden oldu. Artış sürüyor ve bu sorun 2020’ye de taşınıyor. Yine BDDK ve Merkez Bankası verilerine göre takipteki alacak oranı yüzde 5.23. Ve takipteki alacak tutarı 147 milyar lira. Bu veri 2019 başında 96.7 milyar lira idi. 2019 sonu BDDK öngörüsü yüzde 6.5-7 seviyelerinde. Hatta bu nedenle yılın son haftalarında BDDK bankalardan temettü dağıtmamalarını tavsiye eden bir açıklama yayımladı. BDDK karlarını temettü dağıtmak yerine bünyelerinde tutmalarını dengelenme sürecinin sürdüğünü ve güçlü öz kaynak gereksiniminin sürdüğünü vurguladı. 2020 yılı için takipteki alacak oranının düşürülmesi hedefleniyor. Ancak, bu durum biraz zor olacak gibi görünüyor. BDDK’nın Türkiye Bankalar Birliği (TBB) hem büyük ölçekli hem de küçük ölçekli kredi borçları için finansal yeniden yapılandırma uygulamasına başladı. Ve ilk ayında büyük ölçekli kredilerde yapılandırma olurken küçük ve orta ölçekli borçlarda henüz bir anlaşma sağlanamadı.

Yapılandırmalar

Finansal yeniden yapılandırma başladı. 25 milyon üstü ve 25 milyon altı kredi borcu için finansal yeniden yapılandırma uygulamada. 2018 yılındaki konkordatolar sonrasında takibe düşen alacaklarda artış hızlanmıştı. Şimdi TBB’nin ve bankaların finansal yeniden yapılandırmasıyla konkordatolar azaldı çıkışlar sürüyor. 2020, finansal yeniden yapılandırmaları daha çok konuşacağımız bir yıl olacak. TBB, Ekim-Kasım 2019 dönemi içinde, FYY Büyük Ölçekli Uygulama kapsamına 56 adet firma (22 grup) alındığını ve 4 firma ile Finansal Yeniden Yapılandırma Sözleşmesi’nin (FYYS) imzalandığını açıklamıştı. Bu firmalardan 1 tanesi enerji, 3 tanesi turizm sektöründe faaliyet gösteriyordu. Ekim-Kasım 2019 dönemi içinde, 4 milyar 934 milyon TL’si enerji sektörüne, 137 milyon TL’si turizm sektörüne ait olmak üzere yeniden yapılandırılan toplam borç tutarı 5 milyar 72 milyon TL oldu. Kasım 2019 döneminde, FYY Küçük Ölçekli Uygulama kapsamına 16 adet firma alındı ve görüşmeler sürüyor.

Kârlılıkta düşüş yüzde 8

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulu’nun (BDDK), raporuna göre, bankacılık sektörü kasım sonu itibariyle, 46 milyar 611 milyon TL net kâr elde etti. Bir önceki yılın döneminde bankaların toplam kârı 50.7 milyar TL idi. Yani yüzde 8 düşüş var. Sektörün, 2018 yılsonuna göre özkaynak toplamı yüzde 14.1 artarken, sermaye yeterliliği standart oranı yüzde 18.63 seviyesinde gerçekleşti. Bankaların tahsili gecikmiş alacak (TGA) oranı ise kasım ayında yüzde 5.23 oldu. Bu veri, bir önceki yılın aynı döneminde yüzde 3.7 seviyelerindeydi. Toplam aktif büyüklüğü, 4 trilyon 355 milyar 69 milyon liraya çıktı. Sektörün aktif toplamı 2018 yıl sonuna göre 487.6 milyar TL arttı. Kasım 2019 döneminde en büyük aktif kalemi olan krediler, 2 trilyon 596 milyar 592 milyon TL; menkul değerler 625 milyar 425 milyon TL oldu. 2018 yılsonuna göre sektörün aktif büyüklüğü yüzde 12.6, krediler toplamı yüzde 8.4, menkul değerler toplamı ise yüzde 30.9 artış kaydetti. Bankaların kaynakları içinde, en büyük fon kaynağı durumundaki mevduatlar 2018 yılsonuna göre yüzde 20.5 artışla 2 trilyon 453 milyar 745 milyon TL’ye ulaştı.

Kredi iştahı

MB’nin 1200 baz puanlık faiz indirimi sonrasında kredi faizlerinde indirim sürüyor. 2019’da oldukça yavaşlayan ekonomi, 2020’de beklenen hareketlenme de kredi iştahında etkili olacak. Bankacılık sektörünün özellikle TL kredilerde olmak üzere büyümesini sürdürmesi bekleniyor. Büyümenin yanı sıra düşen kaynak ve kredi maliyetleri de bankaların performansına olumlu katkıda bulunacak. Ancak, 2020’de büyük proje fonlaması olmayacak gibi görünüyor. Bu da kredi büyümesini kısıtlasa da bankaların finansman ihtiyacının artmasını engelleyecek. Zaten sendikasyonları da düşük seviyelerde tutan bankaların dış kaynağa çok ihtiyacı da yok. Sermaye yeterlilik oranı yüzde 18.6 ile tarihi en yüksek seviyelerinde seyrediyor.