'Bankalar 2021'de "kârsızlık" baskısıyla karşı karşıya'

Başkent Üniversitesi Finans ve Bankacılık Bölüm Başkanı Prof.Dr. Şenol Babuşcu, bankacılık sektörünün 2021'de "kârsızlık" baskısıyla karşı karşıya kalacağını belirterek; takipteki krediler sorununun ise sürekli ötelendiğini, çözüm için bir çalışma olmadığını söyledi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Reuters'a bankacılık sektörünün görünümü ve bu yıla ilişkin beklentilerini değerlendiren Başkent Üniversitesi Finans ve Bankacılık Bölüm Başkanı Prof.Dr. Şenol Babuşcu, hükümetin pandemi krizini bankalar üzerinden yönetmeye çalıştığını belirterek, geçen sene çok düşük faizle uzun vadeli kredi verildiğini ancak şu anda kısa vadeli yüksek faizle mevduat toplandığını bunun da sektörün bilançosunu baskıladığını kaydetti.

Geçen sene Mart ayından sonra pandeminin ekonomiye etkisini azaltmak için hükümet, bankaları daha fazla kredi vermeye teşvik için aktif rasyosundan, zorunlu karşılık düzenlemelerine kadar bir dizi önlem devreye almış bu kapsamda kamu bankaları öncülüğünde düşük faizle kredi verilmiş, hatta konut satışları bu kapsamda tarihi rekor seviyelerine yükselmişti.

"Diğer ülkeler pandemi nedeniyle vatandaşlarına para verdi, biz kredi verdik" diyen Babuşcu, "Haziran-Temmuz-Ağustos'ta düşük faizle verilen krediler 36-48 ay devam edecek. Ancak bankalar vade uyumsuzluğundan dolayı şu anda yüzde 16-17'den kaynak toplayıp, yüzde 7-8'den getiri elde ediyor. 2021'e en önemli baskı unusuru bu olacak. Kamu başta olmak üzere Mart'tan bu yana verilen kredilerden hemen henen tüm sektör zararda. Bu yük 2021'de devam edecek" diye konuştu.

Yoğun şekilde düşük faizle kamu bankaları öncülüğünde verilen kredilerle özel bankalar pazar payı kaybederken, kamu bankalarının ise pazar payı ciddi şekilde arttı. Ziraat Bankası, Vakıfbank ve Halkbank'ın 2014 sonunda %30 olan toplam kredilerden aldığı pay geçen sene itibarıyla %48 civarında bulunuyor.

Daha önce kamu bankalarında da üst düzey yönetici pozisyonlarında çalışmış olan Babuşcu, "Bankacılık sektörü rekabetçi, kâr marjı dar bir sektör. Kamu bankaları düşük faiz ortamı ile bol miktarda kredi verdiler; ayrıca zorunlu karşılıkları daha düşük ödediler, buna da daha fazla karşılık aldılar. Bu da kamu bankalarının ciddi bir pazar payı kapmasına neden oldu" dedi ve ekledi:

"Bankalar ciddi karlılık sorunu yaşıyorlar, yaşamaya devam edecekler. Zarar yazdığınız kredilere karşılık ayırırsanız özkaynak sorunu başlayacak, ortakların sermaye koyması gerekecek, ancak bunu koyacak güçleri yok."

"Pandemide yük bankalara kaldı"

Hükümetin bankacılık sektörü üzerinden pandemiyi yönetmeye çalıştığını belirten Babuşcu şunları söyledi:

"Verilen krediler nedeniyle bankacılık sketörünün bilançoları bozuldu, çoğu da ihtiyacı olmayanlara gitti. Hatta bir kısım da aldığı kredilerle dövize yöneldi. Yani yük dar gelirlililerle bankalara kaldı."

Bankaların takipteki kredilerin ise 2020'de görünürde azaldığını ancak yeniden yapılandırmalar ve NPL'e atılma süresinin uzatılması uygulamaları ile sorunun sadece ertelendiğini belirten Babuçcu, "160 milyar lira civarında batık var. Ama canlı krediler içinde de 360 milyar TL civarı batık olduğu tahmin ediliyor. Bu da toplamda 520 milyar TL batık olduğu anlamına geliyor ve sadece 93 milyar liraya karşılık ayrılmış durumda. Bu da ciddi bir sorun" diye konuştu.

BDDK verilerine göre, bankacılık sektörünün brüt takipteki alacaklarının toplam kredilere oranını gösteren NPL rasyosu Kasım ayında %3.97 olurken, geçen yılın aynı ayına göre ise 126 baz puan gerilemiş oldu. Sektörün kredileri 3.63 trilyon lira.

BDDK pandeminin ilk döneminde getirilen sorunlu kredilerin takibe atılması süresini uzatan uygulamasını 6 ay daha yürürlükte kalacağını açıkladı, süre 30 Haziran'a ötelendi.

Bu sorunun bir an önce masaya yatırılması gerektiğinin altını çizen Babuşcu'ya göre, 360 milyar liralık krediden batık olanları ve tahsil edilebilecekleri ayırmak ve batıklara karşılık ayırarak, varlık yönetim şirketlerine satılmak suretiyle bilançodan çıkarmak gerekiyor.

Hükümetin 30 Haziran'dan sonra bu süreyi uzatıp uzatmayacağının da çözümün bir parçası olabileceğini kaydeden Babuşcu, "30 Haziran'dan sonra yine erteleyebilir ya da sorunu masaya yatırabilir. Sorunun üzerine gitmezse bir müddet daha yürütülebilir belki, ama o zaman 2021'de değil 2022'de patlayacak bu sorun" diye konuştu.