14 °C

Bankalara likidite reel sektöre kredi

Merkez Bankası yeni genişleme adımı attı. Program, İşsizlik Sigortası Fonu’nun kısa çalışma ödeneğindeki artış nedeniyle büyüyen nakit ihtiyacını ve tahvil alımlarını artırarak bankaların likidite kaynağını genişletmeyi hedefliyor. Ayrıca Merkez ihracatçı şirketlere de doğrudan kredi verecek.

Bankalara likidite reel sektöre kredi

Şebnem TURHAN

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, tüm dünya merkez bankaları gibi koronavirüs salgının ekonomiye etkisini hafifletmek için yeni bir varlık alım programı açıkladı. Merkez Bankası’nın bankaları ve ihracatçı sektörleri rahatlatacak adımları içeren 5 maddelik parasal genişleme hamlesinin büyüklüğü ise belli değil ve ucu açık. Merkez Bankası’nın tahvil geri alımı, kısa çalışma ödeneği yükü artan İşsizlik Sigortası Fonu’nun tahvillerini alan bankalara yönelik alım programı ve reel sektöre direkt reeskont kredi desteği devreye girecek. Şubat 2020 verilerine göre İşsizlik Sigortası Fonu’nun menkul kıymet ve nakit fon varlığı 131.5 milyar lira seviyesinde.

Garanti Yatırım Araştırma ve Yatırım Danışmanlığı Koordinatörü Tufan Cömert, Merkez Bankası’nın APİ portföyünün alımının önünü açık bıraktığını ve gerektiği kadar likidite yaratırım diyerek ucu açık parasal genişleme sinyali verdiğini vurguladı.

Kredi verme kapasiteleri gelişecek

Cömert, İşsizlik Sigortası Fonu’nun da elini rahatlatmak için fonun varlığının likidite edilmesine imkan sağladığını dile getirerek “Bankalara da siz fonları alırsanız ben bunu bana satma imkanı vereceğim diyor. O likiditeyi direkt fona değil bankalar aracılığıyla sağlayacak” diye konuştu. Bankaların elini rahatlatmaya yönelik diğer adımın ise VDMK ve ipotek teminatlı kıymetlerin repoda teminat kabul edilmesi olduğunu kaydeden Cömert, şunları söyledi: “Artık Merkez Bankası piyasadan daha fazla tahvil alacak. Bankalar buna rağmen daha fazla para almak isterlerse tahvilde sıkıntı yaşayabilirlerdi. Şimdi Merkez devlet tahvili olmayan kıymetleri de alacağım diyor. Ve bankaların kredi verme kapasitesini geliştirmeye yönelik bir hamle.”

TL ile reeskont kredisinin de yeni olduğunu söyleyen Cömert, önden finansmanlı değil artık doğrudan Merkez Bankası’nın ihracatçı şirketlere kredi vereceğini dile getirdi. Cömert, bankacılık sisteminin dışına çıkılmış ve dövizle ilişiği kesilmiş bu adımla şirketlere finansal imkan sağlandığına dikkat çekti.

Kısa çalışma ödeneği ihtiyacı karşılanıyor

Ekonomist Haluk Bürümcekçi, Merkez Bankası’nın Açık Piyasa İşlemleri kapsamında işleyen bir mekanizması olduğunu ve bununla tahvil alımı yaptığını hatırlatarak “Şimdi bunu önden yüklemeli yapabilirim limit de belirsiz. Bankalardan alım yapacak ve onları rahatlatmış oluyor. Bankaların borçlanma baskısının arttığı böylesi zamanlarda iştahı düşer. Bankalardan geri alım yaparak ellerini rahatlatıyor” dedi.

İşsizlik Sigortası Fonu’nun varlığının yüzde 92’sini tahvilde tuttuğunu hatırlatan Bürümcekçi, “Kısa çalışma ödeneği boyunca İşsizlik Sigortası Fonu’nun likidite edilmesini kolaylaştırıyor. Tahvillerini böylesi nakit ihtiyacında fon bozuyor. Bunu alan bankalara da Merkez Bankası satın aldığında gelip bana satabilirsin diyor. Yani İşkur’un nakit ihtiyacı yüzünden piyasayı etkilemesinin de önüne geçiyor. Bankalar için de bir baskı oluşmamış oluyor” diye konuştu. Bürümcekçi, reeskont desteğiyle de döviz kazandırıcı şirketlere doğrudan kredi verileceğini vurguladı.

İstihdamın korunması için önemli

Tera Yatırım Ekonomisti Enver Erkan da İşsizlik Sigortası Fonu fon bünyesindeki devlet tahvillerinin Merkez Bankası tarafından alınması ile likidite oluşturulması amaçlandığını belirterek “Son dönemde işsizlik sigortası fonuna olan talebin, istihdamı korumak adına artması, özellikle kısa çalışma ödeneğinin yoğun firma talebi ile fonlanması ihtiyacı kapsamında fonun likitleşmesi için olumlu” dedi.

Fatih Özatay yeni tedbirleri yorumladı

1. Geride bıraktığımız yılın sonunda TCMB’nin 2020 için uygulayacağı para ve kur politikasının anlatıldığı metnin 10. ve 11. sayfalarında, para politikası açısından çok önemli olan likidite yönetiminin sağlıklı biçimde yapılması için TCMB’nin elindeki Devlet İç Borçlanma Senet (DİBS) tutarının artırılacağı açıklanmıştı. Açıklamaya göre, bu, bütün bir yıla dağılacak biçimde yapılacaktı. Yasası gereği TCMB (‘bağımsız’ merkez bankalarında olduğu gibi) bu DİBS’leri doğrudan Hazine ve Maliye Bakanlığı’ndan satın alamıyor. Bu işlemi bankalar ile yapmak zorunda. Bankalardan DİBS alınca sisteme likidite çıkmış olacak. Türkçesi ile parasal genişleme yaşanacak. TCMB şimdi bu eylemi yıla yaymak yerine önden yüklemeli yapacağını ilan ediyor. Yani, parasal genişleme daha erkene alınıyor. Ek olarak, 2019 sonunda belirttiği üst satın alım sınırını aşabileceğini açıklıyor.

2. İşsizlik Sigorta Fonu’nun (İSF) aktifinde DİBS var. İSF’den yararlanacaklara ise nakit para lazım. Dolayısıyla, İSF’nin bu tahvilleri bankalara satıp paraya çevirmesi (likidite etmesi) gerekecek. Mevcut koşullarda bu işlemin birden ve yüklü biçimde yapılması halinde bu DİBS’lerin değeri düşecek; İSF’ye gelecek nakit miktarı düşecek. Kaldı ki bankalar bu DİBS’leri satın almakta gönülsüz olabilirler. TCMB, bankalara diyor ki, bu DİBS’leri alıp bana satın. Bankalar zaten günlük işlemlerinden doğan nakit ihtiyaçlarının bir kısmını finanse etmek için TCMB’den kısa vadeli (gecelik, haftalık…) borçlanıyorlardı. Ama borçlanmalarının bir üst sınırı vardı. TCMB şimdi bankalara “merak etmeyin, İSF operasyonu diğer işlemleriniz için benden borçlanma üst sınırınızı etkilemeyecek” diyor.

Bu işlemin Türkçe meali şu: İSF’nin DİBS’leri (değerleri düşmeden) TCMB aktifine geçecek. Karşılığında İSF nakde kavuşacak. Yani, parasal genişleme olacak.

3. İkinci maddede açıkladığım gibi bankalar TCMB’den sınırsız miktarda borçlanamıyorlar; bir üst sınır var. Ayrıca borçlanabilmek için TCMB’ye teminat yatırmak zorundalar. Bu teminatların cinsini yasası çerçevesinde TCMB belirliyor. TCMB’nin kabul ettiği teminatlar ağırlıklı olarak DİBS cinsinden. Şimdi TCMB bankalara diyor ki “artık bana DİBS dışında Varlığa Dayalı Menkul Kıymet ile İpotek Teminatlı Menkul Kıymet de getirebilirsiniz.” Bunun ne işe yarayacağı TCMB’nin açıklamasında var. Başka bir şey eklememe gerek yok; yeteri kadar açık. Kopyalıyorum: “Söz konusu kıymetlerin teminata kabul edilmesi, benzer nitelikteki ihraçların likiditesinin artmasına ve sermaye piyasalarının derinleşmesine katkıda bulunacak, bankalara Türk lirası ve döviz piyasa likidite yönetimlerinde sağlanan esnekliği artıracaktır.”

4. Açıklamanın bu maddesi ile TCMB’nin saptadığı koşullara uygun olarak reel sektöre kredi arzını sürdüren bankalara ek bir kolaylık daha (TCMB’ye bir süreliğine döviz verip karşılığında bir faiz ödeyerek lira almaları) sağlanıyor. Çok belirleyici değil; geçiyorum.

5. Son madde ihracatçılar ile ilgili. TCMB, ihracatçılara sağladığı lira cinsi krediyi Eximbank’ın yanı sıra kamu bankaları ve özel bankalar aracılığıyla da sağlayacağını açıklıyor ve miktarı artırıyor. Eximbank dışındaki bankaların aracılığındaki kredilerin ağırlıklı olarak KOBİ’lere gitmesini istiyor.

Tüm bunlar hayata geçirildiğinde, bu kararların yürürlükte olmadığı duruma kıyasla bir parasal genişleme olacağı açık. Güven Sak ile birlikte DÜNYA’da birlikte aldığımız iki yazıda (23 Mart ve 31 Mart) önerdiğimiz tedbirler için gereken kaynağın ağırlıklı bir kısmı parasal genişlemeden geliyordu. Ancak arada önemli bir fark var. Şu: İçsel tutarlılığı olan ve gerçekten yaşadığımız koşullarda ortadaki büyük yaraya merhem olacak bir parasal genişleme farklı, dağınık bir programın bir parçası olarak gerçekleşecek bir parasal genişleme farklı.

Reeskont kredilerinin dağılımı nasıl olacak?

● Krediler için toplam 60 milyar Türk Lirası limit belirlendi.

● Bu limitin 20 milyar lirası Türk Eximbank, 30 milyar lirası kamu bankaları, 10 milyar lirası ise diğer bankalar aracılığıyla yapılacak kredi kullanımlarına tahsis edildi.

● Eximbank dışındaki bankalar aracılığı ile kullandırılacak kredilerin asgari yüzde 70’i KOBİ’lere tahsis edilecek.

● Firma bazında azami kredi tutarları, KOBİ’ler için 25 milyon lira, diğer firmalar için ise 50 milyon lira olarak belirlendi.

● Kredi imkânından yabancı para reeskont kredisi kullanabilen firmalar ile yurtdışına yönelik müteahhitlik hizmeti sunan firmalar ve uluslararası fuarlara katılım sağlayan firmalar yararlanabilecek.

● Kredilere TCMB politika faiz oranı olan bir hafta vadeli repo ihale faiz oranının 150 baz puan altında faiz oranı uygulanacak.

● Aracı bankaların komisyon oranı azami 150 baz puan olabilecek.

● Krediler, azami 360 gün vadeli olacak, ihracat veya döviz kazandırıcı hizmet taahhüdü ile 1 Mart 2020 tarihindeki istihdam düzeyinin kredi vadesi süresince muhafaza edilmesi koşulu karşılığında kullandırılacak.

“Yüzde 1.5 komisyon tasarruf edilerek fonlama maliyeti düşürülmeli”

TCMB’nin 17 Mart 2020'de açıkladığı teşviklere devem ettiğini belirten bir bankacının, yeni adımlarla ilgili değerlendirmesi ise şöyle: “TCMB, bir yandan bankaların kredi limitlerini artırırken bir yandan da teminat olarak kabul ettiği menkul değerlerin kapsamını genişleterek varlık alımlarını sürdürüyor. Reel sektörün fonlama ihtiyaçlarını karşılayan bankalara da hedefl i fonlama yaparak faizi 150 baz altında uyguluyor. Varlık alımları şimdilik Finansal Kuruluşlar ile sınırlı. Bugün 60 milyar TL’lik ek reeskont olanağı sağlandı. Türk Eximbank 20, kamu bankaları 30 ve özel bankalar 10 milyar TL ve faiz yüzde 8.25. Şirketlerin bu kredileri kullanabilmeleri için bankalarda limit ve teminatlarının olması gerekir. Benim fikrim; TCMB kredibilitesi olan şirketlerin de reeskonta verecekleri senetleri bir başka aracılığı olmaksızın reeskont ederek reel ekonomiyi rahatlatmalı, hızlı likidite sağlamalı ve şirketlerin bankalara ödemesi gereken yüzde 1.5 komisyon tasarruf edilerek fonlama maliyeti düşürülmelidir.”

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap