21 °C

Borç yapılandırma ve vergide yeni uygulama

Borçlu şirketlere finansal yapılandırma, küçük şirketlere götürü vergi imkanı, varlık barışında süre uzatımı ve MB’nin yedek akçesinin Hazine’ye aktarılması meclise sunuldu.

Borç yapılandırma ve vergide yeni uygulama

Mehmet KAYA

ANKARA - Ekonomide borçlu şirketlerin finansal yeniden yapılandırmasından küçük şirketlerin bazılarına götürü usulde vergi verme, varlık barışında süre uzatımından Merkez Bankası'nın ihtiyat akçesinin Hazine’ye aktarılmasına imkan sağlamaya kadar bir dizi önlem içeren kanun teklifi TBMM’ye sunuldu. Kanun teklifinin en önemli kısmı, borçlu şirketlerin finans kuruluşlarına olan borçlarının yeniden yapılandırılmasına yönelik kapsamlı bir çerçeve çizmesi oldu. Böylece geçen yıl çıkarılan finansal yeniden yapılandırma yönetmeliği kanunla desteklendi. Bu arada enerji ve gayrimenkul fonu gibi daha sonra atılacak adımları da şimdiden destekleyen bir düzenleme oluşturuldu. Teklifte daha önce taraflarca talep edilen iyileştirmelerin yapılması ve net hükümler konulması dikkat çekti. Teklifle ‘Yeniden Yapılandırma’ya bazı vergi ve harç istisnası getirilmesi yanında, alacaklılara anapara silme imkanı dahil çok geniş yetkiler verildi. Ayrıca banka yönetim kurullarına ve bankalara finansal yeniden yapılandırma kapsamındaki işlemlerden dolayı hukuki koruma da sağlanıyor. Halen yurt dışına çıkışlarda alınan 15 TL’lik harç, kanun teklifi ile 50 TL’ye yükseltiliyor. Cumhurbaşkanı bu tutarı üç katına kadar artırabilecek.

Borçlu şirketler ile alacaklı finansman kuruluşlarının borçlarını yeniden yapılandırmasına imkan sağlamak amacıyla geniş kapsamlı bir yasal düzenleme yapıldı. İlgili düzenleme 2 yıl süreyle kullanılabilecek. Cumhurbaşkanı gerekli görmesi halinde kanun düzenlemesinin süresini iki yıl daha uzatabilecek.

Bankalar, finansal kiralama şirketleri, faktoring şirketleri, finansman şirketleri, yatırım fonları ile bu maddede tanımlanan diğer finansal kuruluşlar kapsamda olacak. Ayrıca, Türkiye’deki firmalara doğrudan borç veren yabancı finansal kuruluşlar, çok taraflı bankalar (uluslararası kalkınma bankaları) ile Türkiye’de çeşitli statülerde çalışan bankalar da isterlerse finansal yeniden yapılandırmaya katılabilecek. Ayrıca bu kuruluşlar tarafından alacak tahsili için kurulacak özel şirketler de finansal yeniden yapılandırma yapabilecek.

Finansal yapılandırmaya yönelik olarak, BDDK bir yönetmelik çıkaracak. Bu yönetmelik doğrultusunda da Bankalar Birliği bir “çerçeve anlaşma” yapacak. Borçlu ile alacaklılar da bu çerçeve anlaşma doğrultusunda bir “sözleşme” imzalayacak.

Firmaların yaşayıp yaşamayacağına bakılacak

Yapılandırmaya katılacak borçlu şirketlerin, borçları yeniden yapılandırılırsa borçlarını ödeme yeterliliğine ulaşıp ulaşmayacağı incelenecek. Bu incelemeyi bağımsız denetim kuruluşları, borçlu kabul ederse alacaklı kuruluş ya da Bankalar Birliği’nin yapacağı çerçeve anlaşmada belirtilecek yetkin kuruluşlar yapacak.

Kanun teklifinde alacaklılara; kredi vadelerini uzatma, kredi yenileme, ilave kredi verme, anapara, faiz, temerrüt faizi, gecikme cezaları ve kâr payları ile kredi ilişkisinden doğan her türlü alacağı indirme, kısmen veya tamamen vazgeçme imkanı verildi.

Ayrıca teminat azaltma, anapara, faiz veya kâr payı alacaklarını, kısmen veya tamamen iştirake çevirme, özel amaçlı şirketler ile yatırım fonlarına ayni, nakdi ya da tahsil şartına bağlı bir bedel karşılığı devir veya temlik etme yolunu da kullanabilecekler.

Alacaklılar, borçlu ya da üçüncü kişilere ait ayni değerler karşılığında kısmen veya tamamen tasfiye, satma, bilanço dışına çıkarma, diğer alacaklı kuruluşlar ve alacaklılarla birlikte hareket ederek protokoller yaparak gerekli her türlü tedbiri alabilecekler.

Varlıklar nasıl değerlenecek?

Kanun teklifinde, kredilerin teminatlarının ya da alacaklı kuruluşlar tarafından borçlunun varlıkları iştirak olarak alınması halinde, bu varlıkların değerlemesi SPK tarafından değerleme yapma yetkisi verilmiş kuruluşlarca yapılacak.

Geniş vergi ve harç istisnası getiriliyor

Kanun teklifiyle finansal yeniden yapılandırmadan kaynaklı işlemlere geniş kapsamlı vergi ve harçlarda istisnalar da getirildi. Finansal yeniden yapılandırma için yapılacak harçlar yargı harcı dahil her türlü harçtan, düzenlenecek kağıtlar ve sözleşmeler de Damga Vergisinden muaf olacak.

Alacaklı kuruluşların her türlü tahsil edeceği tutarlar BSMV’den muaf olacak. Kullanılan ve kullandırılacak kredilerden kaynak kullanımı destekleme fonu alınmayacak.

Alacaklı kuruluş tarafından Çerçeve Anlaşma ve sözleşmelerde öngörülmüş biçimde kendi aralarında yaptıkları veya borçluya yaptıkları devirler dışında elden çıkarırlarsa istisnalar uygulanmayacak.

Tahsilinden vazgeçilen tutarlar Vergi Usul Kanunu hükümlerine göre alacaklı için değersiz alacak, borçlu için ise vazgeçilen alacak olarak değerlendirilecek.

Bankacıların hukuki teminatı kuvvetlendirildi

Kanun teklifinde Bankacılık Kanunu'na göre finansal yeniden yapılandırma çerçevesindeki uygulamalar nedeniyle banka yönetim kurullarına zimmet çıkarılmayacağı yönünde daha önce konulan hüküm daha detaylı hale getirildi. Ayrıca bankaların finansal yeniden yapılandırmadan dolayı karşılıklar, bilançodan çıkarma gibi işlemleri tanımlanarak olası hukuki boşluklar da dolduruldu.

Yedek akçenin %10’u Hazine’ye aktarılacak

Kanun teklifiyle daha önce düzenleme yapılacağı basına yansıyan Merkez Bankası’nın yedek akçe olarak her yıl ayırdığı tutara yönelik düzenleme de yapıldı. Öncelikli olarak önceki yıllardan ayrılan ve hali hazırda kaydi olarak Merkez Bankası hesabında bulunan yedek akçe Hazine’ye aktarılacak. Bu tutarın 40 milyar TL’ye kadar ulaştığı belirtiliyor. Bunun için kanuna geçici bir madde eklenerek genel kurul kararı aranmaksızın yedek akçenin aktarılmasına imkan sağlandı. Merkez Bankası’nın yedek akçe ayırması da yeni hükümlere bağlandı. Ayrılacak yedek akçenin tutarı ticaret hükümleri ile uyumlu olarak yüzde 10 ile sınırlandı ve fevkalade yedek akçe ayırması önlendi. Böylece Merkez Bankası’nın yıllık kârının daha yüksek bir oranı Hazine’ye (hissedarlara) aktarılabilecek.

Zorunlu karşılıklara da düzenleme geldi

Kanun teklifiyle Merkez Bankası’nın karşılık ve disponibilite (güvence olarak kullanılabilen devlet iç borçlanma senetleri) uygulamalarında yetkisi artırıldı. Daha önce sadece banka ve diğer mali kuruluşlarının bilançolarındaki pasiflerine yönelik zorunlu karşılık oluşturulurken, yeni düzenlemeyle Merkez Bankası’nın bilanço içi veya dışı uygun görülen kalemlerindeki değişikliklere yönelik de karşılık tesis etmesine imkan sağlandı. Merkez Bankası bu karşılık tesisleri için banka ve mali kuruluşlara doğrudan online erişimle bilgi alabilecek. Ayrıca Merkez Bankası banka ve mali kuruluşlar yanında, elektronik ödeme araçları çıkaran kuruluşlar ve Merkez Bankası tarafından uygun görülecek diğer mali kuruluşlara da zorunlu karşılık şartı getirebilecek.

Küçük şirketlere “götürü vergi”

imkanı Kanun teklifiyle geçmişte uygulanan küçük ve mikro şirketlere götürü vergi imkanı kısmen tekrar getirildi. Basit usulde defter tutan mükelleflerden, Cumhurbaşkanı tarafından belirlenecek sektörde faaliyet gösterenler eğer talep ederlerse gelirlerinden yüzde 10 vergi ödeyecekler. Bu kapsama dahil olan firmaların gider-gelir farkları dikkate alınmayacak.

Varlık barışında süre uzadı

TBMM’ye sunulan teklif ile kamuoyunda “varlık barışı” olarak adlandırılan düzenlemede yararlanma süresi 2019 sonuna kadar uzatıldı. Varlık barışında, yurt dışında bulunan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçlarının Türkiye’ye getirilmesi halinde yüzde 1 vergi alınacak. Başka bir vergi ve harç alınmayacak. Varlık barışı yurt dışı yanında Türkiye’de bulunan ancak işletme kayıtlarında bulunmayan para, altın, döviz, menkul kıymet ve diğer sermaye piyasası araçları ile taşınmazların kanuni defterlere kaydedilmesi yine yüzde 1 vergi ile mümkün kılınıyor.

Yurtdışı çıkış harcı 50 TL oluyor

Halen yurt dışına çıkan şahıslardan alınan 15 TL’lik yurt dışı çıkış harcı, kanun teklifi ile 50 TL’ye yükseltiliyor. Cumhurbaşkanı bu tutarı üç katına kadar artırabilecek.

Gurbetçinin emeklilik primi yükseldi

Kanun teklifiyle, Türkiye ile sosyal güvenlik anlaşması bulunan ülkelerdeki kişilerin, Türkiye’deki çalışma süresini borçlanarak emeklilik hakkı kazanmasında ödenecek primin hesap yöntemi de değişti. Buna göre borçlanma dilekçesi veren yurt dışından kesin dönüş yapmış kişiler, Türkiye’de uygulanmakta olan asgari ücret ile bunun 7.5 katı arasında kendi belirledikleri tutar üzerinden yüzde 32 oranında prim öderken, bu oran yüzde 45’e yükseltildi.

Gümrükte kalmış kara taşıtlarına kısmi af

Kanun teklifine göre, Gümrük Kanunu’nun 235. maddesi kapsamında ithali yasaklanmış, atık ya da ithali izne bağlı olma kapsamında el konulmuş kara taşıtlarına, sahipleri tarafından taşıtın değerinin yüzde 25’i kadar vergi ödemek şartıyla aracın verilmesi düzenleniyor.

Yerli elektrikli araca ÖTV indirimi

Yerli üretim elektrikli taşıt araçlarını desteklemek için 2035 yılı sonuna kadar ÖTV istisnası sağlandı. Türkiye’de AR-GE ile geliştirilip üretilecek elektrikli taşıt araçlarını ilk kez alanlar 2035 sonuna kadar ödedikleri ÖTV’yi geri alabilecekler ya da vergi borçlarından indirebilecekler.

Elektronik dolandırıcılara önlem

Elektronik yollarla dolandırıcılık ya da benzeri mali suçlar işleyen kişilerin bilgileri, işletmeciler, bankalar, diğer kredi kuruluşları ve fınans şirketleri tarafından tutulan sahtecilik vakalarına ilişkin kayıtların adı geçenler arasında paylaşılabilecek. Ayrıca, mobil cihazlarda Türkiye’de 7 yıl boyunca kullanılmayan IMEI numaraları, kaçak giren cep telefonlarında kullanılmasını önlemek amacıyla bloke edilecek.

Sağlık Bakanlığı KÖİ projelerinde bedel revizyonu yapabilecek

Kanun teklifiyle Sağlık Bakanlığı’nın KÖİ projeleri için döviz kuru ve enflasyonla sınırlı olmak üzere sözleşme ve kullanım bedellerinde revize yapma imkanına “cari ekonomik koşullarla” artış yapma imkanı sağlandı. Böylece döviz kuru değişimi ve enflasyona bağlı olmaksızın bedeller artırılabilecek. Bakanlığın daha önce imzaladığı KÖİ sözleşmelerinde de bu değişiklikler yapılabilecek. Kanun teklifiyle Sağlık Bakanlığının KÖİ projelerindeki sözleşme bedeli tanımı da netleştirildi. Eklenen maddeyle, “Sözleşme bedeli: Sözleşme kapsamında işletme dönemi boyunca yükleniciye ödenecek kullanım bedeli ile hizmet bedelinin yönetmelik çerçevesinde hesaplanan net bugünkü değeri üzerinden elde edilen toplamı” olarak tanımlandı.

Elektrik projelerine süre uzatımı

Kanun teklifinde, yenilenebilir ve diğer yarışmayla elde edilen enerji üretim tesisi kurma haklarına yönelik olarak, yarışmayı kazanan firmaların taahhütlerini yerine getirmesi amacıyla 36 ay ek süre verilmesi de yer alıyor.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap