Denizbank’a 435 milyon dolarlık seküritizasyon kredisi

Denizbank, önemli kısmı çevre dostu ve sürdürülebilir projelerde kullanılmak üzere 435 milyon dolar tutarında seküritizasyon kredisi temin etti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Denizbank, uzun vadeli ve uygun maliyetli dış kaynak sağlamaya yönelik çalışmaları sonucunda; önemli kısmı çevre dostu ve sürdürülebilir projelerde kullanılmak üzere 435 milyon dolar tutarında seküritizasyon kredisi temin etti. Ağırlıklı olarak 5 yıl olmak üzere 7 yıla varan vadede sağlanan Euro ve dolar cinsi kredinin ortalama maliyeti libor artı yüzde 3,28 oldu. 2014 yılından bu yana ilk kez seküritizasyon işlemine imza atan Denizbank, elde edilen kaynak ile sürdürülebilirlik politikası kapsamında; çevresel ve sosyal kalkınmaya dönük yatırımlara destek sağlamayı sürdürecek. Kaynak, enerji verimliliği ve yenilenebilir enerji projelerinde, finansmana erişimi kısıtlı olan kadın girişimcilerin desteklenmesinde ve tarım sektöründe kullandırılacak.

Credit Suisse AG ve Emirates NBD Capital Limited koordinatörlüğünde, yurtdışı havale akımlarına dayalı seküritizasyon programı şeklinde gerçekleşen işleme 13 yatırımcı katıldı. Kredinin en büyük dilimlerini, 150 milyon dolar ile Uluslararası Finans Kurumu (IFC) ve 100 milyon dolar ile Avrupa İmar ve Kalkınma Bankası (EBRD) sağladı. Bu seküritizasyon işlemi ile birlikte bankanın, 2019 yıl sonundan itibaren sendikasyon, ikili anlaşmalar, yatırım ve kalkınma kuruluşlarından alınan fonlar aracılığı ile yurtdışından sağladığı kaynağın toplam miktarı 3.5 milyar doları aştı.

Hisse devrinden bu yana 3.5 milyar dolar fon sağlandı

Denizbank Genel Müdürü Hakan Ateş, ülke ekonomisine taze kaynak sağlamanın büyük önem taşıdığı bu dönemde, yurtdışından uzun vadeli ve uygun maliyetli kaynak getirmeye devam etmekten gurur duyduklarını söyledi. Ateş şöyle konuştu: “2019 sonundan bu yana aldığımız toptan fonlama miktarı 3.5 milyar doları geçti. 435 milyon dolarlık seküritizasyon işlemi ile ekonomimize katkımızı güçlü şekilde sürdürüyoruz. Bu işlemin yurtdışı havale akımlarına dayalı seküritizasyon piyasasının önünü açacağına da inanıyoruz. Temin ettiğimiz kredinin, 7 yıla uzanan vadesi ve uygun maliyeti ile ülkemize karşı artan güvene işaret etmesi de ayrıca memnuniyet verici. ENBD gibi kuvvetli bir grubun hissedarlığında seküritizasyon programımıza ek olarak Varlık Teminatlı Menkul Kıymet ve Orta Vadeli Tahvil İhraç (MTN) Programları aracılığıyla da ülkemize yeni uzun vadeli kaynak sağlamaya devam edeceğiz.”

Ateş, 2014 yılında 2 milyar dolara ulaşan seküritizasyon kredisi anlaşmaları olduğunu ancak sonra araya bir yaptırım dönemi girdiğini ve şimdi tekrar piyasalara geldiklerini dile getirdi. Ateş, IFC ve EBRD’den elde edilen kaynakların kullanım yeri konusunda ise şu bilgileri verdi: “IFC’dan sağlanan 150 milyon dolar kaynağın tamamını çiftçilere sunacağız. EBRD bu işlemle aldığımız fonu iki ayrı amaç için kullanacağız. 50 milyon dolarlık bölümü sürdürülebilir enerji finansmanı kapsamında kullandırılacak, küçük ve orta ölçekli işletmelerin yenilenebilir enerji finansmanında, enerji verimliliği, atık azaltma ve su tasarrufunda kullandırılacağız. İkinci bölümü iş hayatında kadın programı kapsamında kadın girişimcileri desteklemeye yönelik olacak. Kredinin bu bölümü kadınların finansmana sürdürülebilir olması için KGF kapsamında risk paylaşımıyla sunulacak.”

Türkiye’ye ve bankaya güvenin göstergesi

IFC Avrupa ve Orta Asya Finansal Kuruluşlar Grubu Başkanı Vittorio di Bello, “Sağladığımız finansman ile, özellikle bu zorlu dönemde, Türkiye’de tarımla uğraşan küçük ve orta ölçekli işletmeleri desteklemekten, bir yandan işlerinin sürekliliğini sağlarken diğer yandan ülke ekonominin büyümesine katkı sunmaktan mutluluk duyuyoruz” dedi.

EBRD Başkan Yardımcısı Jürgen Rigterink de bu yıl Türk Lirası’nın yükselen piyasalardaki en iyi performans gösteren para birimi olduğunu belirterek “Kısmi sebebi yatırımcıların bunu öngörmüş olması ve bu Türk ekonomisine güvenin çok büyük göstergesi” diye konuştu. Emirates NBD Capital’den Sermaye ve Sendikasyon Piyasaları Sorumlu Müdürü Hitesh Asarpota geçen yıl aralıkta tamamlanan 780 milyon dolarlık sendikasyonun ardından bu işlemin yurtdışı yatırımcıların Denizbank’a ilgisinin göstergesi olarak son derece önemli ve bankanın kredi gücüne olan güvenin işareti olduğunu vurguladı.