11 °C

Dijitalleşmeyle şube personeli iş ortağı olacak

Hem dijitalleşme hem de yeni yasal düzenlemeler bankacılık işlemlerinde şubelerin ağırlığını ortadan kaldırdı. İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran, “Şubeler için yeni hikayeler bulmak gerekiyor. Şube kadroları çok daha zengin anlamda bankacılık yapacaklar” dedi.

Dijitalleşmeyle şube personeli iş ortağı olacak

ŞEBNEM TURHAN

Bankacılık dijitalleşmeye en hızlı ayak uyduran ve iş yapma şekillerini değiştiren sektörlerin başında geliyor. Ancak bu değişim şube personelinin iş miktarını azaltarak ihtiyacın başka alanlara kaymasına neden oldu. Ve sektörde şube ve personel sayıları sürekli bir azalma yaşadı. Dijitalleşmenin kaçınılmaz olduğu ve hayati önem taşıdığı ise pandemi döneminde ortaya çıktı. Türkiye bankacılık sistemi pandemi sınavını başarıyla atlatmasını yıllardır dijitale yaptığı yatırımlara borçlu. Şimdi artık işler tamamen değişiyor. Pandemi tecrübesi bankacılık sistemini geri dönüşsüz olarak değiştiriyor. Peki yeni sistemde şube personeli ne olacak? Türkiye İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Hakan Aran şube kadrolarının artık çok daha zengin anlamda bankacılık yapacağına dikkat çekerek, artık personelin müşterilerin hayatından daha çok pay alacağını, finansal danışmanı rolünde evrilmeye başlayacağını vurguladı.

Sırat köprüsü gibi sınavlardı

Aran, pandemi döneminde dijitalleşme yönünde attığımız adımların krizi yönetmede büyük katkı sağladığını vurgulayarak bu adımları şöyle sıraladı: “Çalışanlarımızı cep telefonu, tablet, hem tablet hem bilgisayar olan ikisi bir arada olan cihazlarla mobil hale getirmiş olmak ve İşCep’i ana işlem kanalı haline getirmiş olmamız çok önemli iki adımmış. Bazı şubeler kapanmak zorunda kaldı, birçok şube uzunca bir süre yarım gün veya yarım kadroyla çalıştı. İşCep’in içinde 361 tane işlem yaptırıyor olmamızın yanı sıra 8.5 milyon aktif müşterinin kullanıyor olması süreçte çok önemliydi. Süratle çalışanların sağlığını korumak için evden güvenli çalışmak için gönderebildik. Evden çalışma bilgisayarlarına güvenlik yamalarının kurulması hazırdı, bunlar pandemide çok işe yaradı. Çalışan ve kurumu tutmak yetmiyor müşteri varsa varsınız. Müşterilerin ekonomik anlamda yaşatmaya yönelik hemen nisan boyunca çok ciddi kredi ötelemeleri, yeni ekonomik destek paketleri çıkartıldı. Eve gönderdiğiniz insanlara her gün değişiklik yapıyorsunuz, her gün değişiyor regülasyon, kredi yapılandırması... Sırat köprüsü gibi sınavlardı. Çağrı merkezlerini kapattık. 1 hafta içinde 1000 adet bilgisayar satın alıp çağrı merkezleri tarafından kullanmaya hazır hale getirip olmayanın evine internet bağlatıp çalıştırmaya başladık.”

100 işlemden 80'i artık cep'ten

Dijital kanalları en az kullananların pandemi öncesi 65 yaş üzerindeki grup olduğunu hatırlatan Aran, sokağa çıkma yasağından en çok etkilenen olduğu için 65 yaş üzeri müşterilerinin yüzde 23 arttığını söyledi. Aran, mobil kanalların payı yüzde 60’tan yüzde 80’e çıktığını şu anda her 100 işlemin 80’inin cepten yapıldığını vurgulayarak “Ayda 100 bin yeni müşteri kazanıyorduk. 80 bini artık doğrudan İşCep kullanarak hayatına başlıyor. Dijital müşteri oluyor şube konusunu büyük soru işareti haline çeviriyor. İki yasal düzenleme oldu, uzaktan müşteri edinimi ve dijital imzanın kabulü söz konusu oldu. Şubelerin en önemli özelliği ıslak imza sözleşmeleriydi. Yasal düzenlemeler de bunu kanallardan yapılabilir hale getirince şubeler için yeni hikayeler bulmak gerekiyor. Zaten dijitalleşme ajandamızda vardı onu hızlandıracak adımlar atılıyor, şube kadroları çok daha zengin anlamda bankacılık yapacaklar. Müşterilerin hayatından daha çok pay alacak, finansal danışmanı rolünde evrilmeye başlayacak. İşlem kanalı olmayacağı belli, finansal işlem değil ticaretin doğal bir parçası haline gelecek” diye konuştu.

Şube kadrolarının zengin bankacılık yapması için ilk adımları çoktan attıklarını vurgulayan Aran şu örnekleri verdi: “İmeceMobil, üreticilerin tarım ile ilgili ihtiyaç duydukları tüm bilgileri bulabildikleri bir uygulama. Bu ürünü çiftçiler için hem üretim yapabilmesi için hem de uygun finansman sağlayabilmesi için geliştirdik. Şubelerimizden açığa çıkan kadromuz da bu uygulamanın ışığında tarım bankacılığı ile uğraşmaya başladılar. Onlar hayatlarını tarlalarda, köylerde bunu anlatarak geçirecek. Yeni bankacılık modelinde şubede, evinde oturan değil doğrudan müşterinin hayatında, onun işi için çalışan olacak personel. Ve onun iş ortağı gibi olacak bankalar yeni dönemde. Müşterilerinin işinden daha çok anlayan sadece finans değil işiyle finansı birleştiren yapıya dönüşecek.”

Bankacılık perakendeye girdi

İkinci olarak Aran, Maksimum Mobil’in de önceden klasik anlamda kart uygulaması olduğunu şu anda ise pazar yerine evrildiğini vurguladı. Aran, şunları söyledi: “İçinde ‘gördüm aldım’ diye fonksiyon görüyorsunuz. Organik sebze - meyveden üretenlerin pazar yeri haline getirebiliyorsunuz. 8.5 milyon müşteri için sipariş yapılabilen bir hale getirmek önemli. Böylece sadece teknoloji, perakende bankacılıktan pay almıyor, bankacılık da perakendeye giriyor. Bakkal, market alışverişinden kitaba, şampuana kadar Maksimum Mobil uygulaması gördüm aldım fonksiyonunda mevcut. Bankacılık ürünü yaşamın parçası haline geliyor. Bankacılıktan yola çıkarak müşteriye yaklaşıyoruz, bu strateji de yeni nesil dijital ürünleri değiştiriyor.”

Dönüşüm 2013 yılında başladı

Aran, bankanın her türlü sıkıntıyı dijital kanallardan kolayca halledebilmesinin temellerinin 2013 yılında atıldığını hatırlatarak şunları söyledi: “Farkettiğimiz şey şu oldu dijital dönüşümü konusunda izlediğimiz yol haritası ve bugünler için hazırladığımız ürünler bir günde olmadı. Hayat bu yöne evrilecek diye çıktığımız yol çok doğru bir yoldu. Şangay’da, Silikon Vadisin’de ofis açarken bugünlere doğru bakalım, bankaya uyarlayalım diye açmıştık. Dolu dolu geçen bir 7 yıl. Dönüşüm 2013 yılında başladı. Silikon Vadisi’ne gidip ofis açmaya karar verdiğimiz gün yol haritasını çıkarmıştık. Müşterinin hayatından nasıl pay alacağımızı arka planda yaptığımız büyük dönüşüm iki defa Gartner Keynote konuşmasına malzeme oldu. Tüm dünyada örnek dönüşüm hikayesi olarak yer aldı.”

Kredilerin yüzde 82'si İşCep’ten yapıldı

Hakan Aran, İşCep’te aktif 8.5 milyon müşteri olduğunu ve bu aktif müşterilerinin 6.5 milyonunun her ay İşCep’e girdiğini kaydederek “Ayda 24-25 kere giren 6.5 milyon müşteriden bahsediyorum. Şubelerde bu oran nedir derseniz bir müşteri ayda 3-4 kere şubeye gelir, İşCep’te 2425. 3.5 milyondur şubede. İşCep hayat kurtardı pandemide. Vadeli mevduatların yüzde 83’ü İşCep’ten açılıyor. İhtiyaç kredilerinin yüzde 82’si İşCep’ten veriliyor. Pandemi döneminde oldu. Ek hesap kullanımında da yüzde 50’si İşCep’ten oldu. Elde ettiğimiz komisyon rakamı da pandemi öncesi yüzde 20 iken yüzde 28’e çıktı. İşCep’e sadece 2020 yılında 45 yeni işlem eklendi o da her geçen gün büyüyor” dedi.

Yeni bankacılık rekabetinde de sahadalar

İş Bankası Genel Müdür Yardımcısı Aran, blockchain ve açık bankacılık işlemlerinde de bankanın önde olduğunu dile getirerek sektördeki dönüşümden pay almak için bu adımların da doğru zamanda atıldığına dikkat çekti. Blockchain teknolojisiyle iki hafta süren işlemin 15 saniyede tamamlandığını ve kurumlararası işlemlerde hayatını kolaylaştıracağını gördüklerini belirterek “Önümüzdeki dönemde çok fazla sayıda kurumun karışarak yapması gereken ve güvene dayalı işlemlerde yerini aldığını göreceksiniz. Aracılığa gerek kalmayacak, klasik olarak bu işlemde aracılık eden bankacılığa artık ihtiyaç olmayacak. O platforma o işlemde yine var olma nedenimizi yaratmamız gerekiyor. Platformu veren platform sağlayıcı durumundayız.” Açık bankacılıkta da doğrudan banka olmasının gerekmediğini ve fintech’lerin bu hizmetleri verebildiğini kaydeden Aran, İş Bankası’nın da İşCep ürününün bir fintech olarak hizmet verdiğini ve alandaki oyunculardan biri olduklarını vurguladı.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap