14 °C

Enflasyon tahmini yüzde 12'ye çekildi

Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal, 2019 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 13,9’dan yüzde 12’ye çektiklerini duyurdu. Uysal, enflasyonu en kısa sürede kalıcı olarak tek haneye, ardından da yüzde 5'lik nihai hedefe düşürmeye odaklandıklarını söyledi.

Enflasyon tahmini yüzde 12'ye çekildi

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Başkanı Murat Uysal, yılın son enflasyon raporunun sunumunu gerçekleştirdi. Sunumunda enflasyon başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışı ekonomi gündemine ilişkin değerlendirmelerde bulundu.  

2019 sonunda yüzde 12; 2020 sonunda yüzde 8,2

Merkez Bankası'nın 2019 yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 13.9'dan yüzde 12'ye çekildiğini duyuran Uysal, enflasyon oranının 2020 yıl sonunda yüzde 8,2’ye geldikten sonra orta vadede yüzde 5 düzeyinde istikrar kazanacağının tahmin edildiğini söyledi.

Beklenti anketinde yüzde enflasyon 12,69 bekleniyordu

TCMB beklenti anketinde yıl sonu enflasyon beklentisi yüzde 12,69, 12 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 11,18, 24 ay sonrası enflasyon beklentisi yüzde 9,76 olarak belirlenmişti.
Türkiye İstatistik Kurumu(TÜİK) Eylül ayı için yıllık enflasyonu yüzde 9,26 olarak açıklamıştı

'Ekonomide kademeli toparlanma sürecek'

Uysal, enflasyondaki düşüş eğilimiyle ekonomide kademeli toparlanmanın süreceğini belirtti. Enflasyon görünümünde iyileşmenin devam ettiğini belirten Uysal, önceki yıldan gelen yüksek baz etkisi, parasal sıkılık düzeyi, iç talep koşulları, ılımlı döviz kuru ve enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin enflasyondaki düşüşe katkı verdiğini söyledi.

"Veri akışı kayda değer bir iyileşmeye işaret ediyor"

Temmuz ve eylüldeki Para Politikası Kurulu toplantılarında yaptıkları faiz indirimlerinin ardından parasal duruşun hedeflenen enflasyon patikasıyla büyük ölçüde uyumlu olduğu yönündeki değerlendirmelerini hatırlatan Uysal, eylül ayı PPK toplantısından itibaren geçen süre zarfındaki veri akışının enflasyonun ana eğiliminde kayda değer bir iyileşmeye işaret ettiğini vurguladı.

Uysal, "Buna ek olarak küresel ölçekte para politikalarının genişleyici yönde şekillenme eğilimi ve yurt içinde orta vadeli makro politika çerçevesinin netleşmesiyle birlikte Temmuz Enflasyon Raporu’nda verilen tahminlere kıyasla belirgin bir aşağı yönlü güncelleme yapıldı. Bu doğrultuda politika faizinde ilave indirime gidildi." diye konuştu.

Uysal, parasal duruşlarını enflasyonun ana eğilimi üzerinde makul bir reel faiz oluşturacak şekilde belirlediklerini kaydederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu kapsamda enflasyon beklentileri yakından takip edilirken, tahminlerimiz ve bunların ima ettiği ana eğilimler karar alma sürecimizde önemli bir yer teşkil ediyor. Enflasyonun diğer belirleyicilerini değerlendirdiğimizde, toplam talep koşullarının önemli bir göstergesi olan çıktı açığı tahminlerimiz ışığında, iktisadi faaliyet ve işgücü piyasasındaki görünümün enflasyon üzerinde aşağı yönlü etkide bulunduğunu söyleyebiliriz. Bunun yanında ithalat fiyatları ve dış dengeye bağlı makro finansal görünüm de enflasyondaki düşüş eğilimini destekliyor."

"Yüzde 5 enflasyon hedefine odaklandık"

TCMB Başkanı Murat Uysal, talep ve maliyet yönlü unsurları bir arada değerlendirdiklerinde enflasyondaki ana eğilimin aşağı yönlü olduğunu ifade edebileceklerini belirterek, mevcut para politikası duruşunun hedeflenen dezenflasyon patikasıyla büyük ölçüde uyumlu olduğunu değerlendirdiklerini aktardı.

Uysal, geldikleri noktada, gevşeme yönündeki alanın önemli bir bölümünü kullandıklarını, bununla birlikte atılabilecek ilave adımların zamanlaması ve boyutunu veri akışına ve enflasyon görünümündeki gelişmelere göre şekillendireceklerini vurguladı.

Enflasyonu en kısa sürede kalıcı olarak tek haneye, ardından da yüzde 5 olan nihai hedeflerine düşürmeye odaklandıklarının altını çizen Uysal, gelecek dönemde parasal sıkılığın düzeyini ana eğilime dair göstergeleri dikkate alarak enflasyondaki düşüşün sürekliliğini sağlayacak şekilde belirlemeye devam edeceklerini anlattı.

Uysal, "Bu noktada fiyat istikrarı ve finansal istikrarın ayrılmaz bir bütünün parçaları olduğunu tekrar vurgulamak isterim. Geçtiğimiz süreçte finansal kesim ve reel sektör etkileşimini yakından izleyerek bir yandan enflasyonu düşürmeyi amaçlarken diğer yandan bunun kalıcı olabilmesine yönelik olarak finansal sistemin sağlıklı işleyişini de gözeten bir yaklaşım benimsedik." ifadelerini kullandı.

Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınma süreci

Merkez Bankası'nın İstanbul'a taşınması hususunda yöneltilen soruyu yanıtlayan Uysal,"İstanbul Fİnans Merkezi'nde bizim bir yerimiz var, orada binamız yapılacak, konuyla ilgili çalışmalar devam ediyor. Tamamlanması halinde taşınma süreci de o çerçevede gerçekleşebilir" ifadelerini kullandı. 

"Elimizdeki araç setini etkin şekilde kullandık"

Son dönemde zorunlu karşılıklar başta olmak üzere ellerindeki araç setini etkin bir şekilde kullanarak finansal istikrarı ve para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyen adımlar attıklarını dile getiren Uysal, sözlerini şöyle tamamladı:

"Bu adımların, ekonominin orta ve uzun vadede sağlıklı, sürdürülebilir bir büyüme patikasına yönlendirilebilmesine katkı sağlayacağını ve böylelikle fiyat istikrarını destekleyeceğini öngörüyoruz. Önümüzdeki dönemde krediler ve iktisadi faaliyette öngörülen ılımlı toparlanmanın, iç ve dış makro dengeler açısından elde edilen kazanımların devamını sağlayacak ekonomik çerçeveyle uyumlu olduğunu değerlendiriyoruz."

"Küresel büyüme görünümü zayıf seyrediyor"

Murat Uysal, küresel iktisadi faaliyetteki zayıflama 2019 yılının ikinci yarısında daha da belirginleştiğini ve küresel ekonomi politikalarına ilişkin belirsizliğin oldukça yükseldiğini belirterek, artan jeopolitik belirsizlikler ile birlikte değerlendirildiğinde, küresel büyüme görünümünün bir önceki rapor dönemine göre daha zayıf seyrettiğini kaydetti.

Bu gelişmelerin emtia piyasalarını baskıladığını ve ham petrol fiyatlarının ılımlı seyretmesine neden olduğunu ifade eden Uysal, "Bu doğrultuda, 2019 yılında küresel enflasyon oranlarının, küresel büyüme görünümü ve emtia fiyatlarına bağlı olarak yatay bir seyir izleyeceğini tahmin ediyoruz." diye konuştu.

''Mevduat artışları TL tarafında'

TCMB Başkanı Uysal: "Dolarizasyon tarafında son dönemde yurt içi yerleşiklerin tercihini TL'den yana yapmaya başladıklarını görüyoruz. Son dönemdeki mevduat büyümesi TL ağırlıklı. Dolarizasyonda çok ciddi bir çözülme yok, yatay bir seyre girdi ama yeni mevduat artışlarının ağırlıklı TL tarafında olduğunu gözlemliyoruz" ifadelerini kullandı.

"3. çeyrekte gelişmekte olan ülkelere portföy akımı sınırlı kaldı"

Uysal, küresel iktisadi faaliyetteki zayıf seyrin ve enflasyona dair aşağı yönlü risklerin belirginleşmesiyle küresel para politikalarındaki gevşeme eğiliminin bir önceki rapor dönemine göre güçlendiğinin görüldüğünü aktararak, şunları söyledi:

"Bu dönemde, hem gelişmiş hem de gelişmekte olan ülkelerde parasal duruş gevşetildi. Bu çerçevede, küresel finansal koşullar daha olumlu bir görünüm sergiledi ve özellikle ABD’de uzun vadeli tahvil faizleri geriledi. Bu durum, gelişmekte olan ülke finansal varlıklarına yönelik talebi ve risk iştahını desteklemesine karşın korumacılık önlemleri ve küresel ekonomi politikalarına dair diğer belirsizlikler, gelişmekte olan ülkelere (GOÜ) yönelen portföy akımlarının zayıf seyretmesine neden oldu. Yılın üçüncü çeyreğinde GOÜ borçlanma senedi piyasalarına girişler oldukça sınırlı olurken, hisse senedi piyasalarından yoğun çıkışlar gözlendi. Küresel belirsizliğin yüksek seyri, süregelen jeopolitik sorunlar, yeniden tırmanan korumacılık eğilimleri ve GOÜ’lerde ülkeye özgü kırılganlıklar önümüzdeki dönemde söz konusu ülke grubuna yönelen portföy akımları açısından önemini korumakta."

"Sistemin fonlama ihtiyacı azaldı"

Enflasyon görünümünde süregelen iyileşmeye bağlı olarak, temmuz, eylül ve ekim aylarındaki PPK toplantılarında parasal duruşun sıkılığını azaltmaya karar verdiklerini ve bir hafta vadeli repo ihale faiz oranını yüzde 14’e indirdiklerini anımsatan Uysal, "Sistemin fonlama ihtiyacı, reeskont kredileri, TCMB’nin döviz karşılığı TL swap işlemleri ve Hazine’nin piyasa ile gerçekleştirdiği TL karşılığı işlemler sonucu, bir önceki rapor dönemine göre, belirgin ölçüde azaldı. Açık piyasa işlemleri fonlaması büyük ölçüde bir hafta vadeli repo ihaleleri kanalıyla yapıldı ve sınırlı düzeyde Piyasa Yapıcı repo kullanımı gerçekleşti. Piyasa Yapıcı bankalara kullandırılan likidite imkânının da etkisiyle BIST gecelik repo faizleri politika faizinin bir miktar altında oluşmakta." şeklinde konuştu.

Uysal, faiz indirimlerinin kısa vadeli kur takası getirilerini aşağı çekerken, enflasyon beklentilerindeki iyileşmenin de katkısıyla orta ve uzun vadeli getirilerin gerilediğini ifade ederek, Türk lirasının ima edilen oynaklığı ekim ayında jeopolitik gelişmelere bağlı olarak dalgalı, yılın üçüncü çeyreğinde yataya yakın seyrettiğini söyledi.

Faiz indirimlerinin, enflasyon beklentilerindeki düşüş ve bankacılık sektörü likiditesindeki iyileşmenin etkisiyle kredi ve mevduat faizlerinin belirgin oranda gerilediğine dikkati çeken Uysal, "Finansman koşullarındaki iyileşme ve iç talepteki toparlanmaya bağlı olarak kredi talebindeki artışla tüketici kredileri ağustos itibarıyla önemli bir ivme kazandı. Tüketici kredilerine kıyasla daha ılımlı olmak üzere ticari kredilerde de artış gözlemeye başladık." diye konuştu.

"Enflasyon beklentilerindeki iyileşme ve iç talep TL'nin istikrarında etkili oldu"

Uysal, tüketici enflasyonunun üçüncü çeyrekte yüzde 9,3’e gerileyerek Temmuz Enflasyon Raporu tahmininin alt bandına yakın gerçekleştiğini aktararak, şunları kaydetti:

"Çekirdek göstergelerden B endeksinin yıllık enflasyonu ise öngörülerimize kıyasla daha düşük bir artış gösterdi. 2019 yılı eylül ayı itibarıyla enflasyondaki belirgin yavaşlamada güçlü baz etkisinin yanında Türk lirasının yakın dönemdeki istikrarlı seyri, enflasyon beklentilerindeki iyileşme ve iç talep koşulları etkili oldu. Ayrıca, arz yönlü unsurlar ve dolar bazında ithalat fiyatları da enflasyondaki düşüşü destekledi. 2018 yılı Ekim Enflasyon Raporundan itibaren enflasyon gerçekleşmelerinin TCMB tahminleriyle uyumlu olması, hatta tahminlerin orta noktasının altında kalması, yıl genelinde tahmin kredibilitesini destekledi. Parasal duruşun, enflasyonun tahminlerle uyumunu sağlayacak şekilde belirlenmesi para politikası öngörülebilirliğine önemli katkı sağladı. Tahmin kredibilitesinin ve para politikası öngörülebilirliğinin artması enflasyon beklentilerindeki iyileşmede ve beklentilerin kademeli olarak TCMB tahminlerine yakınsamasında etkili oldu.

Yıllık enflasyondaki düşüş tüm ana alt gruplara yayılırken temel sürükleyici temel mal ve gıda grupları oldu. Temel mal enflasyonu vergi indirimlerinin sona ermesi ile geçici olarak yükselse de baz etkisi, döviz kuru gelişmeleri ve ılımlı iç talep koşullarına bağlı olarak yavaşlama eğilimini korudu. Bu dönemde, güçlü baz etkisi, olumlu hava koşulları kaynaklı arz artışı ve ılımlı seyreden işlenmiş gıda fiyatları gıda enflasyonunun gerilemesinde etkili oldu. Enerji fiyatları, elektrik ve doğalgaz kalemlerindeki fiyat ayarlamalarına bağlı olarak üçüncü çeyrekte yükselse de, grup yıllık enflasyonu baz etkisiyle geriledi. Hizmet enflasyonu ise birikmiş maliyetlere bağlı gecikmeli fiyat artışları ve geçmiş enflasyona endekslemenin yukarı yönlü etkilerine karşın gıda fiyatları ve iç talep koşullarının katkısıyla düşüş kaydetti."

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap