27 °C

‘Güçlü dolar tahakkümünü sürdürecek!’

Analistlere göre, doların baskısı devam edecek. Dolayısıyla da döviz piyasalarının “en iyi seçeneği” dolar…

‘Güçlü dolar tahakkümünü sürdürecek!’

EVRİM KÜÇÜK

DIŞ HABERLER - Yatırım bankalarının ve analistlerin rapor ve tahminleri, küresel ölçekte rekabetçi kur kaygısıyla faizlerin aşağı yönlü seyredeceğine, Fed’in faiz politikasıyla ayrışmasına bağlı olarak ise doların diğer para birimleri üzerindeki baskısının süreceğine işaret ediyor. BNP Paribas Araştırma ve Strateji Bölüm Başkanı Robert McAdie, Çin ve Japonya’nın da büyümeyi teşvik etmek amacıyla daha fazla gevşemeye gidebileceğini ifade ederek, “Daha fazla devalüasyon baskısı yaşanacak. Doların diğer para birimleri üzerindeki baskısı artacak” değerlendirmesinde bulundu. Değişik yatırım kuruluşlarının uzmanları da “Türkiye de dahil, doların gelişmekte olan tüm ülkelerin para birimleri karşısında güçleneceği” yorumunu yapıyor.

Amerikan Doları son 9 ayda büyük merkez bankaları tarafından uygulanan farklı para politikaları nedeniyle 1981’den bu yana en yüksek artışı gösterirken, analistlere göre dolar bu yıl döviz piyasalarında en iyi seçenek olarak kalacak.

Avrupa ortak parası euro, dolarının ABD’den gelen zayıf sanayi üretim verilerinin etkisiyle baskı altına girmesinin ardından bir haftanın en yüksek seviyesinde seyrediyor. ABD’de sanayi üretiminin mart ayında yüzde 0.6 oranında düşmesi ve olumsuz perakende satışlarıyla ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz oranlarını 2015 sonuna bırakacağı beklentileri gündeme geldi. Euro/dolar paritesi faizlere ilişkin beklentilerin ötelenmesiyle dün 1.0725 seviyesine geldi. Diğer yandan, Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) 1 trilyon euro değerindeki parasal genişleme programını tam olarak uygulayacağı beklentisi euroda artışın sınırlı kalmasına neden oldu. Daha önce 1.0460’a kadar gerileyen parite 1.07’nin üzerinde dengelendi.

9 trilyon dolarlık kısa pozisyon

Ancak uzmanlara göre paritede trendin yeniden aşağı dönmesi yakın. Fransız finans kuruluşu BNP Paribas, Fed’in faizler konusunda diğer merkez bankalarından ayrışması nedeniyle doların bu yıl döviz piyasalarının en iyi seçeneği olduğunu bildirdi. BNP Paribas’nın araştırma ve strateji bölüm başkanı Robert McAdie, New york’ta yaptığı açıklamada, “ABD’nin ekonomik verileri yumuşamasına rağmen dolarda halen boğa eğilimi var. Merkez bankalarının paralarının rekabektçi tutmaya çalıştığı bir ortamdayız ve faiz indirmeye devam edecekler” değerlendirmesinde bulundu. Bloomberg’e göre BNP yılın ilk çeyreğinde euro/dolar paritesi için en iyi tahminde bulunan ikinci finans kuruluşu. McAdie, Çin ve Japonya’nın ekonomik büyümeyi teşvik etmek amacıyla daha fazla gevşemeye gidebileceğini ifade ederek, “Daha fazla devalüasyon baskısı yaşanacak. Dolar karşısında diğer para birimleri üzerindeki baskı artacak” şeklinde konuştu.

Uluslararası Ödemeler Bankası’nın verilerine göre, ABD dışındaki kamusal ve kurumsal borçlanıcılar dolar cinsinden 9 trilyon dolar gibi rekor miktarda borçlanmış durumda ve bunların büyük bölümünün gelecek yıllarda geri ödenmesi gerekecek. Dolar cinsinden varlıklarını azaltan merkez bankaları süreci tersine çevirirken daha fazla talep yaratıyor.

Merkezi Londra’da bulunan TD Securities Gelişen Piyasalar Kıdemli Stratejisti Christian Maggio ise konuya ilişkin olarak, “ABD dışından borçlananların bütün borçlarını ödeyeceklerini düşünmüyorum. Bu borcun bir kısmı genel olarak çevrilecek, vadesi uzatılacaktır. Bu da dolara çok büyük bir talep olmayacağı anlamına geliyor” dedi. Genel olarak ABD dolarının gücünü artırma eğiliminde olduğunu belirten Maggio, “Biz doların gelişmekte olan ülkeler ve Türkiye dahil olmak üzere neredeyse bütün para birimleri karşısında güçleneceğini düşünmeye devam ediyoruz” öngörüsünde bulundu.

Türkiye kayıplarda lider

Bu yıl şu ana kadar gelişmekte olan ülkeler arasında para birimi dolara karşı en fazla değer kaybeden ülkenin Türkiye oldu. TL’nin dolar karşısında sadece bu yılki değer kaybın yüzde 16’ya ulaştı. Fransız Societe Generale’den Bernd Berg, Financial Times’a yaptığı açıklamada, “Lira üzerindeki satış baskısının yoğunlaşmasını bekliyoruz. Seçimin neden olduğu belirsizlik sermaye çıkışını tetikleyebilir. Özellikle de doların genelde güçlü olduğu bir ortamda. Artık hükümet ve Merkez Bankası uygun önlemleri almazsa, bu satış baskısının daha da hızlanabileceğini ve kur krizine dönüşebileceğini düşünüyoruz” dedi.

Ebury’den Enrique Diaz-Alvarez de, “Liranın gelişmekte olan ülkelerin para birimleri arasında en zayıflardan biri olduğunu düşünüyoruz. AKP hükümetinin enfl ayson yükselirken faizlerin düşürülmesine yönelik baskısı nedeniyle lira siyasi baskıyla karşı karşıya. Türkiye’nin para birimi özellikle de yatırımcıların gelişmekte olan piyasalarda risk alma iştahının azalması nedeniyle zayıf konumda” dedi.

“Kırmızı çizgi yok psikolojik etki var”

Yatırım bankası Renaissence Capital’in Türk Varlıkları Birimi Müdürü Michael Harris, Türk Lirası’ndaki değer kaybının sanıldığı kadar olumsuz bir tabloya işaret etmediği belirtti. Harris, doların 2.70’in üzerini görmesinin, kırmızı çizginin aşılması olarak yorumlanamayacağını ifade ederek, “Kırmızı çizgi diye bir şey söz konusu değil. Genellikle kırmızı çizgi bir hükümetin ya da merkez bankasının para birimini belirli bir seviyede koruması halinde oluşan doğal olmaya durumla ilgilidir; Nijerya’da olduğu gibi. Bu gibi durumlarda herkes para biriminin korunduğunu düşünür ve yanlış yerde pozisyon alır. Türkiye için böyle bir durum söz konusu değil” görüşünü dile getirdi. Harris, “Doların şu anda 2,70 seviyesini görmüş olması 2,80-2,90’ı ulaşma olasılığını artıran bir durum değil. Ortada psikolojik bir endişe var. Ama ben TL’nin paniğe sevk edeceğini düşünmüyorum. Liradaki mevcut zayıflama fırsat olarak görülebilir" dedi.

TL denge seviyesine yaklaştı

Peterson Uluslararası Ekonomi Enstitüsü Uzmanı William Cline, “Uzun zamandır aşırı değerli olan TL, son dönemde dış şoklardan ötürü değer kaybederek, denge seviyesine yaklaştı” dedi. Yılda iki kez yayımlanan “Denge Döviz Kuru Beklentileri” raporuyla, uluslararası para birimlerinin performansını inceleyen Cline, doların özellikle son 6 ayda tüm önemli para birimleri karşısında değer kazandığına dikkati çekerken, “Dolar güçlenme sürecinde, faiz oranlarının ABD’de artarken, başta Avrupa olmak üzere diğer gelişmiş ülkelerde düşük kalması bekleniyor” ifadelerini kullandı. Cline, “Aşırı değerli olan TL, son dönemde dış şoklardan ötürü değer kaybederek, denge seviyesine yaklaştı" diye konuştu. Cline, euronun son 6 ayda dolara karşı yüzde 16 değer kaybettiğini anımsatarak, “TL, bu nedenle reel efektif döviz kuru endeksi açısından hala güçlü” dedi.