Hisselerdeki ralli sona mı yaklaşıyor?

Mart ayında dip yaptıktan sonra 21 trilyon dolar değerlenen küresel hisse piyasalarındaki ralli, Fed karamsarlığıyla sona yaklaşıyor olabilir. Faizlerin üç yıl sıfıra yakın kalacağı açıklaması sonrası, hisse piyasalarında yükselen endeks olmadı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Hilal SARI

COVID-19 pandemisinin küresel ekonomiyi ilk vurduğu mart ayında dip yapan küresel hisse piyasaları, o günden bu yana 21 trilyon dolar değerlendi. Fakat bu rallide sona yaklaşılmış olabileceğine ilişkin öngörülerin sayısı artıyor. ‘Boğa’ piyasası savunucuları mevcut görünüme göre galip gelmiş gibi dursa da, bu rallinin bir noktada bitmek zorunda olacağına ilişkin tartışmalar ise devam ediyor. 

Fed Başkanı Powell dün “Faizleri düşürmeyi düşünmeyi bile düşünmüyoruz” demiş ve şu anda 4,12 trilyon dolar olan toplam Hazine varlık alımlarını aylık 120 milyar dolar olarak devam ettireceğini söylemişti. Faizlere dokunulmayan toplantı sonrası yatırımcılar riskli varlıklardan sabit getirili varlıklara kaydı. Tahviller yükselirken ve getirileri daha da düşerken, hisse piyasaları Asya’dan başlayarak ABD’ye doğru yönünü aşağı çevirdi. Özellikle ABD ve Latin Amerika’da yükselen ikinci dalga endişeleri de piyasalardaki risk iştahını törpülüyor. 

Fed sonrası yükselen endeks yok

Fed’in tahvil getirilerinde kontrol eğrisi uygulayabileceği beklentisi ve 2022 sonuna kadar faizleri sıfıra yakın tutacağı bilgisiyle tahvil piyasasına girişler yaşanırken, hisse piyasalarında ise Nasdaq da dahil tüm endekslerde satışlar görüldü. 

Fed sonrası ilk işlem gününde Asya’da Nikkei yüzde 2,82; Shanghai yüzde 0,78; HSI yüzde 2,27 ve ASX 200 yüzde 3’ün üzerinde düştü. Avrupa’da Lufthansa ve Carnival gibi turizme bağlı şirketlerin hisseleri öncülüğünde Stoxx 600 kayıpları TSİ 18:15 itibariyle yüzde 4’e yaklaştı. Aynı saatlerde Almanya’da DAX yüzde 3,81, İngiltere’de FTSE yüzde 3,46, Fransa’da CAC yüzde 4,22 ve İtalya’da FTSE MIB yüzde 5’e yakın düştü.

Wall Street’te de Dow Jones ve S&P 500 vadelileri havacılık ve perakende hisselerindeki kayıplar nedeniyle sert düşüşle açıldı. Hisse piyasalarının morali bozukken vadelilerde tek yükselişe işaret eden Nasdaq bile açılış sonrası yönünü aşağı çevirdi. Bin puan düşüşle açılan Dow Jones TSİ 18:15’te yüzde 1’in üzerinde düşerken, S&P 500 endeksinde düşüşler yüzde 3’ü aştı. Nasdaq ise aynı saatlerde yüzde 2,34 eksideydi.

10 yıllık ABD tahvillerinde getiri yüzde 0,667’ye kadar gerilerken, 30 yıllıklarda getiri yüzde 1,43’e düştü. 2 yıllıklarda getiri yüzde 0,177’ye gerilerken, 5 yıllıklarda ise getiri gün içinde yüzde 0,30’a kadar düştü.

"Hedge etmeye devam"

BNP Paribas Varlık Yönetimi Danışmanı Paul Sandhu “Bu ralli devlet desteklerinin ekonomiye var gücüyle destek olmasının sonucu. Kısa vadede daha fazla volatilite yaratacak önemli riskler var, bu nedenle portföylerimizi hedge etmeye devam ediyoruz” değerlendirmesini yapıyor. 

"Fed V-tipi hevesleri kırdı"

Allianz Baş Ekonomi Danışmanı Muhammed El-Erian, Fed Başkanı Jerome Powell’in önceki gün açıkladığı ekonomik öngörüler sonrası Bloomberg için kaleme aldığı yazıda “Fed V-tipi iyileşme heveslerini kırdı” diyerek, Fed’in Wall Street ve Main Street’in giderek birbirinden kopuyor olması konusunu ise havada bıraktığı yorumunu yaptı. 

"Tahviller Fed korumasında"

El-Erian Fed’in güvercin duruşunun - çöp tahvil endeksi de dahil - sabit getirili tahvil piyasasının Dow Jones ve S&P endekslerine göre daha iyi performans getirdiğine vurgu yaptı ve “Birçok yatırımcı tahvillerin Fed’in korumasında olacağını varsayıyor. Bunlar arasında düşük kalite yüksek getirili tahviller de var” ifadelerini kullandı.

JPMorgan ‘gelişen ülke hisseleri’ dedi

ABD’li yatırım bankası JPMorgan, yılın ikinci yarısında gelişmekte olan piyasa (EM) hisselerinin ‘güçlü bir geri dönüş’ yaşayacağını ancak Hindistan’ın listede olmayabileceğini söyledi. PMI verilerindeki iyileşmeye dikkat çeken bankaya göre Endonezya, Güney Kore, Rusya, Brezilya, Peru ve Tayvan hisse piyasaları bu dönüşten en fazla payı alacak. Bilişim teknolojileri, tüketici ürünleri, ara mallar ve enerji sektörlerini yükselişin öncü sektörleri olarak öngören JPMorgan bu öngörülerin kısa değil orta vade için geçerli olduğuna da dikkat çekti.

Türkiye listenin ortalarında

Küresel PMI verileri ortalamanın altındayken ülkelerin hisse piyasalarının tarihi olarak nasıl davrandığının önemine dikkat çeken banka “Portföyümüzde tarihi ortalamalarının da aşağısında fiyatlanan ülke hisseleri daha ağırlıklı olarak yer alıyor” ifadelerini kullandı. JPMorgan’ın grafik olarak yayınladığı listede Türkiye de yaklaşık yüzde 50 sıklıkla (PMI verilerinin düşük olduğu her iki dönemden birinde) diğer EM’lere göre daha iyi performans sergileyen ülkeler arasında gösterildi.