Merkez Bankası, 2021 enflasyon beklentisini değiştirmedi: Yüzde 9,4

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal, 2021 yılının ilk Enflasyon Raporu'nu açıkladı. Bir önceki raporda yüzde 9,4 olarak öngörülen 2021 yıl sonu enflasyon beklentisinde bir değişikliğe gidilmedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Merkez Bankası Başkanı Naci Ağbal yılın ilk enflasyon raporu toplantısında para politikasında sıkı duruşun uzun süre süreceğini vurgularken 2021 yılında enflasyonun önce kontrol altına alınması sonra fiyat istikrarı eğilimine evrilmesi için sıkı para politikasını devam edilmesi gerektiğine dikkat ekti.

Ağbal, hükümetle mutabakat temelinde enflasyon hedefinin yüzde 5 belirlendiğine ve bu hedefin çok uzağında kalındığına işaret ederek politika faizinde indirimi konuşmak için çok erken olduğunu söyledi. Bu arada 2021’in ilk enflasyon raporunda 2020 Ekim raporundaki enflasyon hedefleri korundu ve 2021 yılsonu için yüzde 9,4, 2022 yılsonu için yüzde 7 ve 2023 yılsonunda yüzde 5 olarak açıklandı. Ağbal’ın sunumu öncesi 7.42 liraya kadar çıkan dolar konuşmanın ardından 7.36 liraya kadar geriledi. Sıkı duruşun süreceği vurgusu hem yerli hem de yabancı ekonomistler tarafından olumlu karşılanan Ağbal’ın iletişim konusunda atılacak adımlara ilişkin bilgilendirmesi ve tüm paydaşların enflasyon hedeflemesine sahip çıkması gerektiği açıklaması da dikkat çekti.

Önden ilave sıkılaştırma yapılabilir

Ağbal, Enflasyon Raporu 2021-1 sunumunu dijital ortamda gerçekleştirdi. Paylaştıkları tahmin patikası içinde yüzde 5 hedefine 2023 yılı sonunda ulaşılabileceğini belirten Ağbal, "Bu hedefe ulaşmak amacıyla 2021 yılında enflasyon hedeflemesi rejimini tüm unsurlarıyla kararlı bir şekilde uygulayacağız. Para politikasındaki sıkı ihtiyatlı duruşumuz yüzde 5 hedefine ulaşacağımız 2023’e kadar uzun bir süre kararlılıkla sürdürülecektir. Yüzde 5 hedefine varmak amacıyla para politikası kurulu elindeki bütün araçları kullanmaya devam edecektir. Mevcut verilerin yanı sıra elde edilecek her türlü yeni verinin, enflasyon beklentileri ve fiyatlama davranışlarında orta vadeli hedef patikasından sapma riskine işaret etmesi durumunda önden ilave sıkılaştırma kararlılıkla yapılacaktır" dedi.

Hukuk ve ekonomi reformları katkı sağlayacak

Enflasyonda yüzde 5 hedefine ulaşma yolunda parasal duruşun sıkılık düzeyini ise Ağbal, şöyle tarif etmenin mümkün olacağını söyledi: "Yüzde 5 hedefine varıncaya kadar gerçekleşen beklenen enflasyon patikası ile para politikası faiz oranı patikası arasındaki düzey güçlü bir dezenflasyonist denge gözetilerek oluşturulacak ve bu denge sürekli korunacaktır. Para politikasındaki bu sıkı duruş, hedef ufku içerisinde yani 2023'e kadar ülke risk priminin düşmesine, TL tasarruflarının özendirilmesine, ters para ikamesinin başlamasına, döviz rezervlerinin artış eğilimine girmesine ve finansman maliyetlerinin kalıcı olarak gerilemesine katkı yapacaktır. Böylelikle bir yandan makro ekonomi ve finansal istikrar olumlu etkilenirken diğer yandan para politikasının sıkılık düzeyinin bu koşullar altında uyarlanmasına da imkan sağlayacaktır. Orta vadede yüzde 5 hedefine ulaşmada güçlü politika koordinasyonu dahilinde para ve maliye politikasındaki eş güdümün güçlendirilmesiyle sağlanacak mali konsolidasyon enflasyon hedeflerine varmamızda çok önemli bir girdi sağlayacaktır."

Ağbal, hukuk ve ekonomi alanında hükümet tarafından atılacak reform adımlarının beklenti kanalıyla dezenflasyonist sürece önemli bir destek sağlayacağını vurguladı.

Fiyat istikrarına işaret eden hedef yüzde 5

Gerek uluslararası emtia fiyatları gerekse güçlü talep birlikte değerlendirildiğinde, faiz indirimi patikası şeklinde bir yaklaşıma girmek için erken olduğunu değerlendirdiklerini aktaran Ağbal, sözlerini şöyle sürdürdü: "Dolayısıyla enflasyon üzerinde risk oluşturan tüm faktörler belirli bir noktaya gelene kadar sıkı para politikası devam edecek. Ancak şunu üzerine basa basa vurgulayayım; fiyat istikrarı temelinde hükümetle varılan mutabakata göre, fiyat istikrarına işaret eden enflasyon hedefi yüzde 5. Dolayısıyla Para Politikası Kurulu olarak kararlarımızı yüzde 5 hedef doğrultusunda alıyoruz. Tabii ki mevcut ve yakın dönem gelişmeleri de dikkate alarak burada en çok önem verdiğimiz faktör manşet enflasyonun yanında enflasyon eğilimleri fiyatlama davranışları, beklentilerdeki bozulma... Bizim şu an elimizdeki veriler, bu anlamda 2021 yılında önce kontrol altına alınması, sonra da fiyat istikrarı temelinde aşağı yönlü evrilmesi için sıkı para politikasına devam etmemiz gerektiğini, faiz indirimlerine dönük bir gündemin konuşulması için çok erken olduğunu değerlendiriyoruz."

İşbirliği ve iletişim politikası sürdürülecek

Merkez Bankası Başkanı Ağbal, bu süreci tüm tarafların da sahiplendiği bir sürece dönüştürmek üzere açık, samimi ve etkili bir iş birliği ve iletişim politikası yürüteceklerini söyledi. Bu kapsamda TOBB, TESK, TÜSİAD ve MÜSİAD tarafından ortaklaşa yapılan fiyat istikrarına yönelik destek ve iş birliği çağrısının çok önemli olduğunu ifade eden Ağbal, "Kendilerine teşekkür ediyorum. Bu kapsamda fiyat istikrarının önemini ve bu doğrultuda uygulamaya koyduğumuz enflasyonla mücadele politikalarımızı tüm paydaşlarla paylaşmak ve enflasyonla mücadele konusunda toplumsal farkındalık oluşturmak amacıyla ziyaretler toplantılar ve medya programlarını başlatıyoruz" şeklinde konuştu.

Başarıya ulaşmak için herkesin inanması gerekiyor

Ağbal, fiyat istikrarı ve enflasyon hedeflemesinde başarıya ulaşmada toplumun tüm katmanlarının ve ekonomideki tüm aktörlerin sahiplenmesi ve inanmasının ön koşul olduğunu belirterek “Türkiye’de enflasyon hedeflemesi rejimine dayalı para politikası rejimi uyguluyoruz. Ne tek başına merkez bankası sağlayabilir ne de herhangi bir paydaş sağlayabilir. Hedefin üzerinde herkesin inanması ve kararlılık ve eylemlerin arka arkaya gelmesi gerekiyor. Türkiye açısından şu anda fiyat istikrarına işaret eden ve hükümetle belirlenen enflasyon oranı yüzde 5. Mevcut politika setinde bu hedefe ancak 2023 yılında varacağımızı görüyoruz. Esas odak yüzde 5. Ve çok uzağındayız. Para politikasının bundan sonraki süreçte kararlarını değerlendirirken veya kararlarına ilişkin yorum yaparken şuna dikkat etmeliyiz merkez bankası için 3-6 ay sonrası değil 2023 için yüzde 5 hedefi için orta vadeli karar setini oluşturuyor. Baştan beri Cumhurbaşkanının, hükümetin, ekonomi yönetiminin fiyat istikrarına güçlü vurguları, Merkez Bankası kararlarına destek, ortaya konulan güven son derece önemli. Bunun yansımalarını da gerek maliye politikası tarafından alınan kararlardan görüyoruz gerekse başta reform gündemi olmak üzere yaklaşımlardan görüyoruz. Merkez bankası kanunla gelen görevi icabı sorumlu temel kurum tüm vazifesini yerine getirecek hükümetin sahiplenme ve destek bu politikayla uyumlu kararlılık son derece önemli. Hükümetimiz merkez bankası ekonomiyle ilgili kurumlar sivil toplum örgütleri hep beraber bu amaca sahiplenerek inanarak devam edersek yüzde 5 hedefini sağlayacağımız düşünüyorum. Türkiye bunu hak ediyor.”

Yabancı ekonomistlerden tam puan

Yabancı ekonomistler, Ağbal'ın yılın ilk Enflasyon Raporu bilgilendirme toplantısındaki iletişiminin başarılı olduğunu belirtti. Bluebay Varlık Yönetimi Gelişen Piyasalar Kıdemli Stratejisti Timothy Ash, Ağbal'ın düzgün bir performans sergilediğini belirterek, "Göreve geldiğinden beri eylemleri ve mesajları isabetli. Ağbal güveni artırıyor, TCMB'de adım adım güveni artırıyor" ifadelerini kullandı. BBVA Research Büyük Veri Araştırmaları Başkanı Alvaro Ortiz de Twitter hesabından yaptığı paylaşımda, "TCMB işleri yoluna koyuyor. Halen yeni para politikası stratejisine (enflasyon tahmin hedeflemesi) ilişkin şüphesi olanlara, yeni enflasyon raporunun videosunu öneriyorum. Çok daha şeffaf ve açıklama gerektirmeyecek kadar açık bir strateji" değerlendirmesinde bulundu.

Fiyat istikrarı toplumsal refahın ön koşuludur

Fiyat istikrarının önemine dikkati çeken Ağbal, "Fiyat istikrarı, sürdürülebilir büyüme, istihdam, toplumsal refah ve adaletli gelir dağılımının ön koşuludur. Fiyat istikrarı ekonomiye olan güveni artırır böylelikle yatırımlar ve üretimler artarak işsizlik azalır. Fiyat istikrarını kalıcı olarak sağlarsak paramızın değerini korumuş oluruz ve paramızın bir değişim ve tasarruf aracı olma özelliğini de güçlendiririz" ifadelerini kullandı.

Gıda fiyatlarından 1 puan artırıcı etki

Çıktı açığının enflasyonist baskıları etkilediğini, döviz kurundaki etkinin de 2020 ikinci yarısında oldukça güçlendiğini söyleyen Ağbal, uluslararası emtia fiyatlarının artış eğilimine girdiğini ve beklentilerdeki yüksek seviyelerin de fiyatlama davranışı ile enflasyon görünümüne risk oluşturmaya devam ettiğini ifade etti. Bu koşullar ışığında ham petrol fiyatlarını 2021 için 54.4 dolar, 2022 için 52.1 dolar olarak güncellediklerini ve ithalat fiyatları varsayımını da yukarı yönlü arttırdıklarını dile getiren Ağbal, işlenmemiş gıda döviz kuru gelişmelerini dikkate alarak gıda enflasyonu varsayımını 1 puan artışla yüzde 11,5’e revize ettiklerini belirtti. Ağbal, enflasyonun 2021 sonunda 9,4 olarak gerçekleşeceğini, 2022 yılsonunda yüzde 7, 2023 sonunda ise 5 seviyesine gerileyeceğini tahmin ettiklerini vurguladı. Ekim raporundaki beklentilerini koruduklarını ancak yukarı yönlü risklerin farkında olduklarını söyleyerek, “Güçlü para politikası duruşumuzu devam ettirmek zorundayız. TL cinsinden ithalat fiyatlarına bağlı güncelleme enflasyon tahminini 0,4 puan düşürürken birim işgünü maliyeti asgari ücret artışına bağlı 1 puan yükseltici etki yaptı. Gıda fiyatlarında öngörülen yüksek seyir tahmini 0.2 puan yükseltirken yönetilen yönlendirilen fiyatlar tütün ürünlerinde vergi ayarlaması etkisiyle tahmini 0.3 puan aşağı çekti. Sıkı parasal duruşun devamıyla enflasyon beklentilerinde öngörülen iyileşmenin 0.5 puan düşürücü yönde katkıda bulunacağını değerlendiriyoruz” dedi.