Merkez Bankası faizi yüzde 12'ye düşürdü

Merkez Bankası, ağustostaki 100 baz puanlık indirimin ardından eylül ayında da 100 baz puan indirime gitti ve politika faizini yüzde 12'ye düşürdü. Yükseliş eğilimindeki dolar/TL, Merkez Bankası'nın faiz indirim kararının ardından 18.40'ı aştı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Şebnem TURHAN

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu faiz indirimine ağustosun ardından eylül toplantısında da devam etti ve 100 baz puan indirimle politika faizi yüzde 13’den yüzde 12’ye çekildi.

ABD Merkez Bankası’nın (Fed) toplantısının ardından küresel çapta güçlenen dolar endeksinin etkisiyle sabah saatlerinde 18.38 lirayı aşarak yeni zirvesini gören dolar/TL Merkez Bankası kararının ardından ise 18.40 lirayı aşarak yeni rekor seviyesine çıktı.

Öncü göstergelerin zayıflayan dış talebin etkisiyle büyümede bir yavaşlamaya işaret ettiğini ve sanayi üretimi ile istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi için finansal koşulların destekleyici olması gerektiği gerekçesiyle 100 baz puanlık indirim yaptığını metinde vurgulayan Merkez Bankası’ndan ekim toplantısında da ekonomistler 100 baz puanlık daha faiz indirimi bekliyor.

Metnin başından sonuna büyüme, istihdam, dış talep, turizm gibi ekonomik verilere dikkat çeken Merkez Bankası’nın enflasyona ve fiyat istikrarına daha az vurgu yapması ağustos PPK sonrası olduğu gibi yine Merkez Bankası’nın enflasyonu ikinci plana attığı yorumlarını arttırdı.

Ekim toplantısında da beklenti indirim

Küresel çapta yüksek enflasyon sorunu nedeniyle dünya merkez bankalarının üst üste faiz artışlarıyla uyguladıkları sıkı para politikasına karşılık farklı bir yön izleyen Merkez Bankası, Aralık 2021 sonrası bu yıl ilk kez Ağustos 2022 toplantısında faiz indirimi gerçekleştirdi. Eylül toplantısında da beklentiler karışık olmasına rağmen faiz indirimi de bekleniyordu. Eylül toplantısında 100 baz puan daha indirim yapan Merkez Bankası bu yıl 200 baz puan indirim yaptı ve önümüzdeki toplantılarda da indirimlerin sürmesi seçimlere ise tek haneli politika faiziyle girilmesi bekleniyor. Ancak analistler yüksek enflasyon güçlenen dolar ve Rusya’nın son adımlarıyla daha da sertleşen savaş ortamında Merkez Bankası’nın bu hamlelerinin yüksek rezerv kaybı, yüksek cari açık, TL’de daha fazla zayıflama gibi sonuçları olabileceğine dikkat çekti.

Ağustos metninden farkı üç cümle

Merkez Bankası PPK karar metninde çok büyük bir değişiklik yok. Aslında üç cümle dışında ağustos metninin aynısı korunmuş. Jeopolitik risklere işaret ederek küresel büyüme tahminlerinin aşağı güncellenmeye devam edildiği belirtilen PPK metninde resesyonun kaçınılmaz bir risk faktörü olduğu değerlendirmelerinin yaygınlaştığı kaydedildi. Yine ağustosta olduğu gibi Türkiye’nin tahıl sevkiyatındaki rolüne işaret eden yorumu koruyan Merkez Bankası, uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artış eğiliminin sürdüğünü ifade etti. Yüksek küresel enflasyonun, enflasyon beklentileri ve uluslararası finansal piyasalar üzerindeki etkileri yakından izlendiğini dile getiren Merkez Bankası yine gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerinde ayrışma devam ettiğini ileri sürdü.

Metnin ikinci paragrafında ağustos metninden farklı olarak 2022’nin ilk yarısında güçlü bir büyüme gözlendiği belirtilerek temmuz başından bu yana öncü göstergelerin zayıflayan dış talebin etkisiyle büyümede bir yavaşlamaya işaret ettiğine dikkat çekildi. Eylül toplantısında da büyümeye dikkat çeken Merkez Bankası istihdamın daha olumlu sergilediği, enerji fiyatlarındaki yüksek seyir ve ana ihracat pazarlarında resesyon ihtimalinin cari denge üzerindeki riskleri canlı tuttuğunu vurguladı.

Kredi hacminin artması için önlem gelebilir

Merkez Bankası, kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edildiğini, “Ayrıca, son dönemde belirgin şekilde açılan politika-kredi faizi makasının ilan edilen makroihtiyati tedbirlerin katkısı ile geldiği denge yakından takip edilmektedir. Kurul, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarını güçlendirmeye devam edecektir” dedi. Ağustos metninde ise kurulun, makroihtiyati politika setini, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarla daha da güçlendirmeye karar verdiği yer almış ve zaten PPK toplantısının ardından hemen makroihtiyati önlemler açıklanmıştı. Ekonomistler eylül toplantısında bu ifadenin değiştirilmesinin önlemlerden Merkez Bankası’nın memnun olduğu yorumunu yaparken kısa dönemde sıkılaştırıcı makroihtiyati önlem gelmeme ihtimali bulunmadığını vurguladı. Veriler kredi faizleri düşerken kredi hacminin artmadığını ortaya koyuyordu, şimdi bu ifadeyle ekonomistler kredi hacminin artması için ayarlamalar yapılabileceğini dile getirdi.

Putin’in açıklamalarına rağmen küresel barış

Üçüncü paragraf ise ağustos metniyle tıpatıp aynı. Eleştiriler ise burada yoğunlaşıyor. Özellikle yine “Kurul, sürdürülebilir fiyat istikrarı ve finansal istikrarın güçlendirilmesi için atılan ve kararlılıkla uygulanan adımlar ile birlikte, küresel barış ortamının yeniden tesis edilmesiyle dezenflasyonist sürecin başlayacağını öngörmektedir” ifadesinin korunmasını anlamlandıramayan ekonomistler Rusya Devlet Başkanı Putin’in önceki gün açıkladığı kararlara ve nükleer silah kullanmaya yönelik açıklamalara dikkat çekti. Yine Merkez Bankası’nın işaret ettiği gibi öncü göstergelerde yavaşlama işaretleri olduğunu dile getiren analistler “Mevcut görünüm altında güncellenen politika faiz düzeyinin yeterli olduğunu değerlendirmiştir” ifadesi yine korunsa da indirimlerin devam edeceği konusunda hemfikirler.