Merkez Bankası: Gerekirse ilave tedbir alınacak

Merkez Bankası, son 5 toplantısında olduğu gibi politika faizini haziran ayında da yüzde 14 seviyesinde tuttu. Güçlendirilen makroihtiyati politika setini kararlılıkla uygulanacağını belirten Merkez Bankası, "Gerekmesi durumunda ilave tedbirler uygulamaya alınacaktır" açıklamasını yaptı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Şebnem TURHAN

Enflasyonla mücadeleye politika faizi silahının rafa kaldırılıp makroihtiyati önlemlerle devam edilmesi ve yetkililerin politika faizinin önemsizleştirildiğini açıklamaları Para Politikası Kurulu karar metinlerinin de artık piyasa için çok anlam ifade etmiyor.

Merkez Bankası haziran ayı Para Politikası Kurulu toplantısında beklenildiği üzere politika faizi yüzde 14’te sabit bırakıldı. Aralıktaki son indirimin ardından 2022 boyunca PPK faizi sabit tutuyor. Metinde ise her PPK’da yeni eklemeler yapılsa da ana mesaj liralaşma ve makroihtiyati önlemler olurken kredilerin doğru yerde kullanılmasına yönelik takibe de dikkat çekildi.

Toplantı öncesi bazı ekonomistlerin faiz indirimi beklentilerini dillendirmesi dolar/TL’nin ilk tepkisinin 17.37 liradan 17.34 liraya düşüş yönünde olmasını sağlasa da ardından yeniden yönünü yukarı çekti. Türkiye’nin 5 yıllık iflas risk primi de karar öncesi 803 seviyesindeyken 806’ya yükseldi. Ekonomistler metinde dikkat çeken yeni bir mesaj olmadığını faiz politikasına yönelik metinden de gelecek için mesaj alınamadığına işaret etti.

Merkez Bankası PPK yüzde 73,5’e ulaşan yıllık enflasyonda tepe noktasına ne zaman ulaşılacağı bilinmezken haziran ayı toplantısında da faizlerde değişikliğe gitmedi. 2021 Eylül’den itibaren üst üste 4 toplantıda 500 baz puanlık faiz indirimi yapan Merkez Bankası PPK ocaktan bu yana da faizi yüzde 14’te sabit tutuyor. Yılbaşından bu yana dolar/TL yüzde 30’a yakın yükseliş yaşarken 5 yıllık iflas risk primi CDS’te de rekor seviyeler devam ediyor. Yılbaşından bu yana enflasyon ise yüzde 35,64 olarak gerçekleşti.

Merkez bankalarından yeni araçlar

Toplantının karar metninde ise küresel merkez bankalarının hamlelerine ilişkin ifadelerde bir değişikliğe gidildi. Geçen ayki metinde merkez bankalarının para politikalarında ayrışma gözlenmekle birlikte destekleyici parasal duruşlarını halen sürdürdüğü belirtilirken haziran metninde “Gelişmiş ülke merkez bankalarının para politikası adım ve iletişimlerinde ayrışma artmaktadır. Finansal piyasalarda artan belirsizliklere yönelik merkez bankaları tarafından geliştirilen yeni destekleyici uygulama ve araçlarla çözüm üretme gayretlerinin arttığı gözlenmektedir” denildi. Ekonomistler büyük merkez bankalarının başta Fed olmak üzere agresif sıkılaştırma adımları attığını sadece Avrupa Merkez Bankası’nın (ECB) yeni bir enstrüman açıklayacağını belirttiğini dile getirerek metinde ECB’nin kastedildiğini kaydetti.

Kredilerin doğru kullanımına takip

Diğer bir değişiklik ise cari dengede turizm kaynaklı iyileşmelerin yanında enerji fiyatlarından kaynaklanan risklerin devam ettiği vurgulanarak “Kredilerin büyüme hızı ve erişilen finansman kaynaklarının amacına uygun şekilde iktisadi faaliyet ile buluşması yakından takip edilmektedir” ifadesi eklendi. Ekonomistler alınan vergi artışı, vade azaltımı, zorunlu karşılık uygulamalarına rağmen kredilerde büyümenin sürdüğünü hatırlatarak Merkez Bankası’nın da bankalara kredilerin takibi konusunda telkinde bulunduğuna dikkat çektiler.

Kredilerin takibi ve sıkılaşma konusunda bankacılık kaynakları kamu bankalarına krediler konusunda uygulanan limitlerin de bu kapsamda değerlendirilebileceğini vurguladı. Bankacılık kaynakları kamu bankalarına ihtiyaçta 100 bin taşıtta 150 bin lira üzeri kredi verilmemesi konusunda limitler konulduğunu vurguladı.

Diğer kurumlardan gelecek adımlar

Bu arada metine geçen ay eklenen ve ardından Hazine, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) ve Merkez Bankası tarafından atılan makroihtiyati adımlar konusunda da haziran karar metninde değerlendirme süreci tamamlanan teminat ve likidite politika adımlarının para politikası aktarım mekanizması etkinliğinin güçlendirilmesi için kullanılmaya devam edeceği vurgulandı. Ekonomistler TL teminatlar konusunda ve zorunlu karşılıklar tarafında yeni adımların atılabileceği yorumunu yaptı.

Piyasa uzmanları PPK karar metnindense artık BDDK’nın tahsisli swap adımının ya da başka bir kurumdan gelecek makroihtiyati adımların çok daha önem arz ettiğini dile getirerek tıpkı politika faizi gibi PPK karar metinlerinin de piyasa açısından önemini kaybettiğini vurguladı. Para piyasalarının da karara anlamlı bir tepki vermemesini de ekonomistler bu yönde değerlendirdi.