Merkez Bankası'nın politika değişikliği

Yeni politika setinin küresel sermaye akımlarının daha da kötüye gitmesi durumunda TCMB'nin elini daha kuvvetlendireceği düşünülüyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İSTANBUL - Merkez Bankası daha sıkı likidite politikası ve sermaye girişlerindeki yavaşlamayla kredi artış hızının azalacağını belirtirken, ekonomistlere göre TCMB yüksek sermaye girişlerini önlemeye odaklı politikasından global piyasalarda daha kötü bir senaryo olasılığına da hazır bir politikaya geçiyor.

TCMB'nin bugüne kadar kullandığı politikaların düşük faiz ve makro ihtiyati tedbirlerle yüksek sermaye girişlerini engellemek için hazırlandığını kaydeden ekonomistler, yeni politika setinin küresel sermaye akımlarının daha da kötüye gitmesi durumunda TCMB'nin elini daha kuvvetlendireceğini belirtiyorlar.

Küresel görünümde olası bir bozulma anında TCMB'nin büyümenin de daha az etkilenmesini istediğine dikkat çeken ekonomistler, TCMB'nin bu nedenle üst bandı 100 baz puan indirerek, olası bir sınırlamanın etkisinin 2011 yılındaki kadar yüksek olmasını istemediğini gösterdi.

Ekim 2011'de faiz koridorunun üst bandı yüzde 12.50 seviyesinde bulunurken bugün üst bant yüzde 7.5 seviyesinde bulunuyor. Yani TCMB'nin TL likiditesini kısması ve bankaların kredileri fiyatlarken yeniden üst bandı baz almaları halinde kredi maliyetlerinin etkisi 2011'e göre çok daha az olacak.

TCMB tarafından bugün ekonomistler ve bankacılara yapılan sunumda "Daha sıkı likidite politikası sermaye girişlerindeki yavaşlama ile birlikte kredi büyümesini azaltacak" görüşüne yer verildi.

[PAGE]

 

Sermaye akımındaki kötüleşmeye hazırlık!

Finansbank Başekonomisti İnan Demir, "'Düşük faiz, sıkı makro ihtiyati tedbir' politikası, güçlü sermaye girişlerini önlemek için dizayn edilmişti; bunun yokluğu, bu politika çerçevesini de anlamsız kılacaktır. Bizim tahminimize göre; PPK kararları, muhtemelen Kıbrıs'taki gelişmelerin tetiklediği riskten kaçınma eğilimine bağlı olarak, küresel ekonomide ve sermaye akımlarının görünümünde gerçekleşecek bir kötüleşmeye hazırlık olarak görülebilir" dedi.

TCMB yetkilileri bugün yaptıkları sunumlarda kredi büyümesinin 2013 başında güçlü sermaye girişleriyle hızlandığına ancak sermaye girişlerinde son dönemde belirgin yavaşlama görüldüğüne dikkat çektiler.

Sermaye girişlerindeki volatiliteye karşılık olarak ROM'ların etkinliğinin kademeli olarak artırma kararı alındığını hatırlatan TCMB; ROM'un otomatik dengeleyici yapısının geniş faiz koridoruna ihtiyacı azalttığını, bu kapsamda üst bandın 100 baz puan indirildiğini açıkladı.

TCMB'nin bugünkü sunumunda zayıf küresel talebin ve emtia fiyat görünümünün enflasyondaki yukarı yönlü baskıları sınırladığına da değinilirken buna karşılık kredi büyümesi ve iç talebin fiyatlama davranışlarına etkisinin yakından izleneceği belirtildi.

[PAGE]

 

TCMB için büyüme önemli

Ata Yatırım Başekonomisti Elif Gülay Girgin, "TCMB yurtdışındaki risk iştahındaki değişimin Türkiye ve özellikle büyüme üzerindeki etkilerini bertaraf eden bir politikaya gidiyor. Geçen ay TL üzerinde değerlenme baskılarını konuşurken bu toplantıda birden azalan sermaye girişleri konuşuluyor" dedi.

Girgin, küresel piyasalardaki gelişmeler yüzünden her iki yönlü ani hareketlere dikkat çekerek, "TCMB sermaye çıkışlarına karşı büyümenin en az etkilenmesi yönünde adım atıyor. Üst banttaki indirimi de bu şekilde yorumluyoruz. Kasım 2011'de kredi faizlerini hesaplarken bankalar üst bandı baz almışlardı. Bir risk anında bankaların tekrar gideceği faiz olan koridorun üst bandı o döneme göre artık daha aşağıda. Bir anlamda TCMB büyümede yakalanmış hız korumayı amaçlıyor" dedi.

TCMB bugün ayrıca kısa vadede cari açığın artacağını ancak mevcut politika çerçevesinin cari açıktaki daha fazla bozulmayı sınırlayacağını da belirtti.

Genel olarak, dünkü TCMB kararlarını PPK'nın karşı karşıya kaldığı belirsiz sermaye akışlarını yansıtacak şekilde, sürpriz ve kafa karışıklığı yaratan bir karar olarak değerlendiren Demir, şunları söyledi:

"Eğer Kıbrıs'ın durumu kötüleşirse ve global ortamı resesyona sokacak bir hal alırsa, TCMB yeniden tüm politika enstrümanlarını gevşetici yönde kullanmaya geçebilir. Diğer yandan, ters senaryolar oluşmazsa ve sermaye akışları yeniden hızlanırsa, Banka faiz koridorunun alt bandını düşürebilir... Sonuç olarak, TCMB'nin verdiği karar farklı bir politika duruşuna geçiş için bir adım olarak değerlendirilebilir."