Merkez Bankası'ndan piyasaya yeni müdahale

Dolar tarihi zirvesini 17 ile yenilerken, euro 19 liranın üzerini gördü. Söz konusu seviyelerin ardından Merkez Bankası, bir kez daha döviz piyasasına satım yönünde müdahale etti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Merkez Bankası, döviz kurlarında görülen sağlıksız fiyat oluşumları nedeniyle piyasaya satım yönünde doğrudan müdahale etmeye başladı. Müdahale doların 17'yi euronun ise 19 seviyesini aşması sonrasında geldi. Müdahale sonrası gün sonunda dolar 16,40 seviyelerinde yer aldı.

MB'nin 1 Aralık tarihindeki ilk müdahalesi yaklaşık 650 milyon dolar, 3 Aralık’taki ikinci müdahalesi yaklaşık 400 milyon dolar, 10 Aralık’taki üçüncü müdahalesi yaklaşık 500 milyon dolar seviyesindeydi. TCMB’nin dördüncü ve 2,5 milyar dolarlık son müdahalesi ile birlikte toplam tutar yaklaşık 4 milyar seviyesine yükselmişti. Edinilen bilgiye göre bugünkü müdahalenin büyüklüğü 2 milyar dolar civarında.

TCMB son dört toplantıda 500 baz puan faiz indirirken, faiz indirimlerine başladığının ilk sinyalini verdiği Eylül ayı başından bu yana TL yaklaşık yüzde 50, sene başından beri yüzde 55'in üzerinde değer yitirdi. Değer kayıplarının büyük bölümü son bir buçuk ayda meydana geldi.

Para Politikası Kurulu (PPK) kararında, "Kurul, politika faizinin 100 baz puan indirilerek, arz yönlü ve para politikası etki alanı dışındaki arızi faktörlerin fiyat artışları üzerinde oluşturduğu geçici etkilerin ima ettiği alanın kullanımının tamamlanmasına karar vermiştir" denildi.

Piyasalar dünkü PPK metnini nasıl yorumladı?

TCMB açıklamasında önümüzdeki aylar için de yönlendirme olarak, "Alınmış olan kararların birikimli etkileri 2022 yılının ilk çeyreğinde yakından takip edilecek ve bu dönemde fiyat istikrarının sürdürülebilir bir zeminde yeniden şekillenmesi amacıyla geniş kapsamlı politika çerçevesi gözden geçirme süreci yürütülecektir" denildi.

Birçok ekonomist bu yönlendirmeyi ilk çeyrekte faiz indirimlerine ara verildiği ve TL'deki değer kaybına bu süreçte faiz artışı ile tepki verilmeyeceği anlamı çıkardı.

Bankacılar ise ilk çeyrekte faiz artışı yapılmayacağı için zorunlu karşılık gibi makro ihtiyati tedbirler ve zaman zaman piyasaya doğrudan döviz satış müdahaleleri ile zaman kazanılmaya çalışılacğaı değerlendirmesinde bulundu.

Ekonomistler TCMB'nin çok sık yönlendirme değiştirdiğini, yeni yönlendirmenin belirsizlik içerdiğini ve bu belirsizliğin ancak TCMB'den gelecek yeni bir açıklamayla ortadan kalkabileceğini ifade ettiler.

Bir bankanın döviz masası işlemcisi, "TCMB'nin yeni yönlendirmesi tam net olmasa da 3 ay faiz indiriminin olmadığını ima ediyor. TL'de tek yönlü ve sadece değer kaybı yönünde bir süreç yaşanıyor. Bunu ne durdurabilir diye baktığımızda faiz gibi bir sonuca ulaşamıyoruz çünkü faiz artışı bir seçenecek olarak görülmemesi en önemli silahı devre dışı bırakıyor" dedi ve ekledi:

"Piyasa faizlerine baktığımızda yüzde 22 üzerinde 10 yıllık tahvil faizi görüyoruz ki bu seviyeden bile ilgi yok denecek seviyede. CDS 500 baz puanın üzerinde. Geçişkenlik etkisiyle enflasyon beklentileri yüzde 30'un üzerine çıkmış durumda. Asgari ücret, TL'deki sert kayıpları, bunların tamamı enflasyon için yükseltici etken. Bu sarmaldan nasıl çıkılacak bunun yanıtını bulamıyoruz"

 

Bu konularda ilginizi çekebilir