Merkez, büyüme endişesiyle 1 puan faiz indirdi

Merkez Bankası ağustos ayı Para Politikası Kurulu’nda sürpriz yaptı ve yılın ilk faiz indirimine 100 baz puanla imza attı. Faiz indirimi kararıyla dolar/TL hızla 18’i geçti, borsa aşağı geldi. Analistler, Merkez’in bu indirimle yüksek enflasyonu değil büyümeyi önceliklendirdiğine dikkat çekti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Şebnem TURHAN

Başta Amerikan Merkez Bankası Fed olmak üzere tüm dünyada merkez bankaları yüksek enflasyonla mücadele için faiz artırımları ile parasal sıkılaştırma hamleleri yaparken Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Para Politikası Kurulu dün ağustos toplantısında sürpriz bir şekilde politika faizini yüzde 14’ten yüzde 13’e indirdi. 1 puanlık indirimin gerekçesi olarak iktisadi yavaşlamayı gösterdi sanayide ve istihdamda ivmenin ve artışın sürmesi için de finansal koşulların destek olması gerektiği için faiz indirdiğini açıkladı. Ayrıca Merkez Bankası politika faizi ile kredi faizi arasındaki makastaki artışın parasal aktarım mekanizmasını etkisini azalttığını bunun düzeltilmesi için yeni makroihtiyati önlemler alınacağı sinyalini verdi. Sürpriz karar sonrası dolar/TL 17.97 lira seviyelerinden kendini hızla 18 liranın üzerine attı ve 18.13 lira aşıldı. Karar öncesi pozitif seyir izleyen Borsa İstanbul BİST100 endeksi yüzde 1, bankacılık endeksi ise yüzde 3 düştü. Türkiye’nin 5 yıllık iflas risk primi CDS’i ise 755 seviyelerinden hızla 788.65 baz puan seviyesine çıktı. Kurdaki yükselişin sürmesini bekleyen analistler yılsonu 19-20 seviyelerinin görülebileceği fikrinde.

"Tamam mı devam mı?" ekonomistler ayrıştı

Merkez Bankası en son Aralık 2021’deki PPK toplantısında 100 baz puanlık indirim yaparak faizi yüzde 14’e çekmişti. Ardından 7 toplantısını pas geçen Merkez Bankası PPK ağustos toplantısında 100 baz puanlık indirim daha yaptı. İndirim tüm piyasa aktörleri için sürpriz olurken PPK metnindeki “Mevcut görünüm altında güncellenen politika faiz düzeyinin yeterli olduğunu değerlendirmiştir” ifadesi analistleri ayrıştırdı. Bir kısım analistler verilere dayalı hareket edileceğini ve Merkez’in şu anda ilave bir indirim planlamadığını belirtirken, bir kısım analist ise eylülde bir indirim daha gelebileceği yorumunu yaptı.

Ukrayna tahıl gemilerine atıf

Sürpriz indirimin geldiği PPK metninde pas geçilen aylardaki metinleri aksine büyük değişiklikler yapıldı. Geçen ay resesyon riskini ilk kez PPK metnine koyan Merkez Bankası ağustos metninde jeopolitik risklerin dünya genelinde iktisadi faaliyet üzerindeki etkisinin artarak sürdüğü belirtildi ve resesyonun kaçınılmaz bir risk faktörü olduğu değerlendirmelerinin yaygınlaştığı kaydedildi.

“Türkiye’nin geliştirdiği stratejik nitelikte çözüm araçları sayesinde temel gıda başta olmak üzere bazı sektörlerdeki arz kısıtlarının olumsuz etkileri azaltılmış olsa da uluslararası ölçekte üretici ve tüketici fiyatlarının artış eğilimi sürmektedir” denilerek Ukrayna’nın tahıl gemilerinin Türkiye’nin çabalarıyla yeniden devreye alınması PPK metnine girdi. Metinde ilk paragrafta küresel çapta yüksek enflasyon ve resesyon riski artışına dikkat çekilirken yine merkez bankalarının politikalarının ayrıştığı dile getirildi. Resesyonun kaçınılmaz risk faktörü olduğu vurgusuna dikkat çeken analistler Merkez Bankası’nın faiz indirimiyle kendini küresel resesyona karşı konumlandırdığı fikrinde olduğunu kaydetti.

İktisadi faaliyete finansal koşullardan destek

Faiz indirimi gerekçesinin yer aldığı paragrafta ise öncelikle yine enflasyondaki yükseliş jeopolitik gelişmelere ve ekonomik temellerden uzak fiyat oluşumlarına bağlanırken küresel barış sağlandığında dezenflasyonist sürecin başlayacağı öngörüsü yinelendi. İndirim gerekçesi olarak üçüncü çeyreğe ilişkin öncü göstergeler iktisadi faaliyette bir miktar ivme kaybına işaret ettiğine dikkat çeken Merkez Bankası “Küresel büyümeye yönelik belirsizliklerin ve jeopolitik risklerin arttığı bir dönemde sanayi üretiminde yakalanan ivmenin ve istihdamdaki artış trendinin sürdürülmesi açısından finansal koşulların destekleyici olması önem arz etmektedir. Bu çerçevede Kurul, politika faizinin 100 baz puan düşürülmesine karar vermiş, mevcut görünüm altında güncellenen politika faiz düzeyinin yeterli olduğunu değerlendirmiştir.”

Son olarak fiyat istikrarının sürdürülebilir şekilde kurumsallaşması amacıyla TCMB’nin tüm politika araçlarında kalıcı ve güçlendirilmiş liralaşmayı teşvik eden geniş kapsamlı bir politika çerçevesi gözden geçirme sürecinin hala devam ettiğini kaydeden Merkez Bankası PPK karar metninde “Değerlendirme süreçleri tamamlanan kredi, teminat ve likidite politika adımları para politikası aktarım mekanizmasının etkinliğinin güçlendirilmesi için kullanılmaya devam edilecektir” denildi.

Bankalar için en zorlu dönem başlıyor

Türkiye’de ikinci çeyrekte işlerin iyi gittiğini turizmden gelen katkının güçlü olduğunu ifade eden Merkez Bankası, enerji fiyatlarındaki yüksek seyir ve ana ihracat pazarlarının resesyona girme olasılığı cari denge üzerindeki riskleri canlı tuttuğunu yineledi. Analistlerin dikkat çektiği ve bankacılık sektörünü en çok ilgilendiren konu ise krediler kısmı oldu. Geçen ay kredilere ilave tedbir gelebileceğini metne alan Merkez Bankası bu ay “Son dönemde belirgin şekilde açılan politika-kredi faizi makasının parasal aktarımın etkinliğini azalttığı değerlendirilmektedir. Bu çerçevede kurul, makroihtiyati politika setini, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğini destekleyecek araçlarla daha da güçlendirmeye karar vermiştir” dedi. Bankacılık kaynakları bunun bankacılık sektörü için gerçekten zorlu bir sürecin başladığının habercisi olduğuna dikkat çekerek yeni makroihtiyati önlemlerle bankaların kime ne kadar ve hangi faiz oranında kredi vereceğinin artık daha sert dikte edilmesini beklediklerini dile getirdi. Bankacılık kaynakları olası ihtiyati önlemler içinde özellikle Merkez Bankası’nın kredilere politika faizi baz alınarak 5 puanlık üst sınır getirebileceğine dikkat çektiler. Son dönemde güçlü yükseliş sergileyen bankacılık endeksi de faiz indirim kararı sonrası yüzde 3 sert düştü.

Politika faizi mevduat faiziyle birebir geçişken

Merkez Bankası Para Politikası Kurulu toplantısında politika faizinde 100 baz puan indirim yapması son dönemde yükseliş eğiliminde olan ve yüzde 22-23’e kadar çıkan TL mevduat faizlerinde de en az 100 baz puanlık indirimin kaçınılmaz olduğunu gösteriyor. Uzmanlar politika faiziyle mevduat faizinin birebir geçişken olduğunu belirtirken kredi faizlerinde ise aynı durumun geçerli olmadığını dile getirdi. Analistler yine Merkez Bankası ve Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu’nun yeni makroihtiyati önlemlerle politika faizi ile kredi faizi arasındaki makası düşürmeye yönelik adımlar gelebileceğini, indirim öncesi yüzde 14 olan politika faizinde yüzde 40 seviyelerindeki faizlerin yüzde 13 politika faizinde yüzde 31 seviyelerine inebileceğini ifade etti.