Negatif faizin yan etkilerine ilişkin uyarılar artıyor

Uzmanlar zayıflayan ekonomik büyümeyi negatif ve düşük faizlerle desteklemeye çalışmanın büyük riskler taşıdığını belirtiyor. Özellikle bankacılık sisteminde karlılığı düşüren uygulamanın uzatılması sürdürülebilir bulunmadığı gibi bir hastalık belirtisi olarak gösteriliyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Hilal SARI

Merkez Bankaları negatif faizden çıkmanın yollarına bakıyor ama uzmanlar hem bunun kolay olmayacağını, hem de uzun süre negatif ve düşük faizlerde kalmanın ekonomilere olumsuz yan etkileri olduğu konusunda uyarıyor. Ya Brexit, ya bir ticaret savaşı ya da yavaşlayan küresel ekonomi, politika yapıcıları parasal genişleme adımlarına yöneltiyor. Fakat uzmanlara göre, düşük faizler ve sonucunda piyasaya akan kolay para ile büyümeyi desteklemek daha büyük risklere yol açabilir.

Stanford Üniversitesi’nden ekonomi profesörü John Taylor, “Bundan nasıl çıkacağımız hala belli değil” değerlendirmesinde bulunurken JP Morgan Chase CEO’su negatif ve düşük faizlerin olumsuz sonuçlarına vurgu yaparak, bunun borçlanmada trendi ciddi oranda değiştirmeyeceğini ve ekonomik büyümeye katkı yapmayacağını vurguluyor. Fitch Ratings şef ekonomisti Brian Coulton da “Büyümeye ilişkin bütün engelleri merkez bankalarının halletmesi gerektiği inancında çok büyük bir tehlike yatıyor” diyor.

İzlanda Merkez Bankası Başkanı Asgeir Jonsson ise “Negatif faiz oranları derinde yatan sorunları saklıyor olabilir. Gelişmiş ekonomiler için negatif faizler bir hastalık alametidir” diye uyarıyor.

17 trilyon dolar negatif faizde

IMF para ve sermaye piyasaları direktörü ve finansal danışmanı Tobias Adrian yan etkiler konusunda endişeli olduklarını belirterek “Bunlardan biri de yatırımcının yüksek getiri arayışında olması. Bu süreç bazı ekonomilerde yüksek getirili tahvilleri negatif alana doğru sürüklüyor” değerlendirmesini yapıyor.

Bloomberg’de yer alan bir habere göre ise negatif faizli tahvil ve varlıklarda olan paranın toplam büyüklüğü Ağustos itibariyle 17 trilyon dolara ulaştı. Fed eski başkan yardımcısı ve BlackRock kıdemli yatırım yönetimi danışmanı Stanley Fisher ise “Para politikaları temelde çok iyi işlemediğinde politikacıların mali bir politika uygulamasını kolaylaştırmak zorundayız” diyerek, mali politikalar olmadan negatif veya düşük faizlerden çıkışın kolay olmayacağına işaret ediyor. Forbes Global CEO Konferansı’nda konuşan Lee Kuan Yew School of Public Policy öğretim görevlisi Hedrick- Wong ise “Ucuz para bağımlığı bir sorun, çözüm değil” diyor.

Trump da Fed’e ‘negatif faiz’ çağrısı yaptı

Şu anda Avrupa Birliği ve Japonya’da faizler sıfırın altında, yani bankalar merkez bankalarında tuttukları para için bedel ödüyor. Danimarka, İsveç ve İsviçre de negatif faiz uygulayan diğer ülkeler. ABD’nin de olduğu birçok ekonomi hedef politika faiz oranlarını düşürüyor veya düşürmeye hazırlanıyor.
ABD Başkanı Donald Trump, Fed’e birçok kez faiz düşürmesi için baskı yapmış, negatif faize geçmeyi bile önermişti. Moody’s Analytics şef ekonomisti Mark
Zandi ise “ABD’de bile negatif faizden bahsedilmeye başlandı. Negatif faize geçilen bir duruma gelirsek, bu tam resesyon anlamına gelir” yorumunu yapıyor.

Tahvil getirilerini aşağı çekiyor

Faiz oranları sıfıra yakın veya negatifte olduğunda bazı büyük merkez bankaları için ana para politikası enstrümanı varlık alımları oluyor. Avrupa Merkez Bankası da son toplantısında politika faizini yüzde -.050’ye çekmiş ve muhtemelen önümüzdeki yıllarda devam ettireceği bir varlık alım programına başlamıştı.

ECB’nin tahvil alımları Avrupalı bankaların uzun vadeli tahvillerinde getiriyi eksi alana kadar çekti. Şu anda Almanya, Hollanda, Fransa ve Belçika 10 yıllık devlet tahvillerinin getirisi de ekside. Yani yatırımcı bu ülkelerden tahvil yoluyla borç alırken bir bedel ödemek zorunda. Bugünkü para politikası kurulu toplantısının ardından faiz kararını açıklayacak olan ECB dışında ABD’de ve Japonya’da da faizlerde indirime gidiliyor. Rusya Merkez Bankası da bu yıl boyunca ekonomik büyümedeki yavaşlama ve enfl asyondaki düşüşe paralel faizlerde indirime gitti. Ukrayna Merkez Bankası da kademeli olarak faiz indirme niyetinde olduğunu açıkladı.

Avrupa bankaları acıyı hissetmeye başladı

Negatif ve düşük faizlerin en çok zarar verdiği kurumlar Avrupalı bankalar. İlk 2012 yılında sıfır faize gelinen Avrupa Merkez Bankası (ECB), 2014’ten itibaren de negatif faiz uygulamaya başlamıştı. Deutsche Bank CEO’su Christian Sewing, geçen Eylül’deki faiz toplantısında negatif alanda daha da derinleşen ECB mevduat faizi için “çok ciddi yan etkileri olacak ve finansal sistemi tehdit ediyor” yorumu yaptı. Commerzbank CEO’su Martin Zieke ise “ECB’nin politikası duyarlı ve sürdürülebilir değil” dedi.