Özel bankalar bilanço küçültüyor

Bankalar aktif rasyoda yapılan hesap değişikliğini 1 Mayıs’a yetiştirmek için önce en risksiz gördüğü Hazine tahvillerine hücum etti. Mevduatın getirdiği maliyeti azaltmak için de bilanço küçültme hamleleri başladı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Şebnem TURHAN

Koronavirüs salgınının ekonomiye etkisini azaltmak için tüm dünyada alınan önlemlerin yükünün büyük miktarı bankaların üzerine geldi. Türkiye’de de zor durumdaki şirketleri için bankaları kredi vermeye teşvik eden önlemler açıklandı. Ama bu önlemlerde istenilen oran tam olarak yakalanamayınca bankalar için cezayı da içeren aktif rasyosu devreye girdi. Bankacılık sistemi şu anda aktif rasyosunu tutturma telaşında. İstenilen oranı tutturmak için bankalar kredi vermektense daha risksiz bir yol olan tahvile hücum etti. Aktif rasyosunu düşüren mevduat kaleminden yeni bir yük almamak için de bazı bankalar mevduat faizlerini indirerek talebi azaltma yolunu tercih etti. Yani bankalar aktif rasyosu için mevduat küçültmeyi ciddi olarak uygulamaya başladı. Aktif rasyosunun cezası yüksek olduğu için bankalar yoğun bir çaba içinde. Yüzde 100’ün altında kalan bankalar eksik miktarın yüzde 5’ine kadar ceza ödeyecek. Kamu bankaları çok daha avantajlı durumda. Kamu bankalarının görev zararı tanımları ellerini daha da rahatlatıyor.

Tahvile hücum ettiler

Bankaların ilk hamlesi tahvil alımları oldu. Tahvil faizleri yüzde 8.8 seviyesine indi. Hazine’nin geçen hafta düzenlediği TÜFE endeksli tahvilin yeniden ihracında 13 milyar liralık rekor talep oldu. Pazartesi günü yapılan iki ihaledeki talep de 10.3 milyar liraydı. Hazine’nin dün de bir ihale ile kira sertifikası ihracı yaptı. Dünkü ihalede toplam 3 milyar 383 milyar lira borçlandı. İhale öncesi kamu kuruluşlarına ve piyasa yapıcılarına 1 milyar 300 milyon liralık satış yapıldı. Gelen talep 3 milyar 256 milyon liraydı. Böylece Hazine nisan ayında düzenlediği ihalelerle toplam 45.2 milyar lira borçlandı. Ayın başında 30 milyar liralık borçlanma planlanmıştı. Bu sonuçlar da aktif rasyosu için en güvenli yol olan tahvildeki büyük talebi bir kez daha gözler önüne serdi.

Swapta DTH riski

İkinci bir yol olarak ise Merkez Bankası ile swap imkanı var. Bankalar bu yolu da kullanabiliyor. Merkez Bankası swap kanallarını daha da genişletti. Zaten yurtdışından swap işlemleri oldukça kısıtlanmıştı. Şu anda geleneksel yöntemle de kotasyon yöntemiyle de yapılan Döviz Karşılığı TL Swap Piyasası işlem limitlerini, Döviz ve Efektif Piyasaları işlem limitlerinin yüzde 20’sinden yüzde 30’una yükseltti. Hem geleneksel yöntemle hem de kotasyon yöntemiyle yaklaşık 15’er milyar dolarlık swap imkanı sağlandı. Ancak swap işlemleri için bankaların döviz tevdiat hesaplarını kullanması yine aktif rasyosunda sıkıntı çıkarıyor. Çünkü swap işleminin katsayısı düşük, döviz tevdiat hesaplarınınki yüksek. Bu da bankaları mevduat dışı yükümlülüklerini artırmaya yöneltiyor.

Mevduat maliyetli

İlk aktif rasyosu gündeme geldiğinde bankaların mevduatlarını yükseltip krediye yöneltmesinin mantıklı olabileceği konuşuldu. Ama bunun da çok verimli bir yöntem olmadığı ortaya çıktı. Çünkü, mevduat büyük bir masraf kalemi olarak ortaya çıkıyor. Bankaların çoğu bilanço küçültmeye hazırlanıyor. Nedeni ise kredi verilecek şirketlerin sayısının oldukça azalması. Bankacılık sektörüne yakın kaynaklardan aldığımız bilgiye göre bankalar zaten verilebilecek şirketlerin büyük çoğunluğuna kredi imkanı sağladı. Kalan şirketlerin çoğu oldukça sıkıntılı şirketler ve bu büyük bir risk oluşturuyor. Aynı zamanda talep de düşük. Aldıkları kredilerle eski kredilerini ödeyen veya uygun faizle yapılandıran şirketler yeni bir borcun altında girmek istemiyor. Zaten çekilen miktarlar da büyük tutarlı olmuyor. Yeni yatırım veya büyük kredi ihtiyacı olan işlemler olmadığı için çekilen krediler işletme sermayesi kredisi olarak şekilleniyor. Tüm bunlar da bankaları mevduatı küçültmeye yönlendiriyor.

Bono ihracı, mevduat müşterisini çalmak!

Peki bankalar ne yapacak? Mevduat dışı finansman sağlamak nasıl olacak? Bunun bir yöntemi yurtdışından borçlanmak. Sendikasyon veya menkul kıymet portföyünü genişletmek. 5 yıllık bir Eurobond ihracı banka için yüzde 14-15 bir maliyete işaret ediyor. Sendikasyon da uzun dönemli bir işlem. En mantıklı yol olarak yurtiçinden borçlanma kalıyor. Bankacılık uzmanları bono ihracının da mevduat müşterisini çalmak anlamına geldiğine dikkat çekiyor. Diğer bir risk ise yılbaşından bu yana oldukça iyi bir performans gösteren yatırım fonlarından para çekilmesi.