'Piyasalarda başka bir şey fiyatlanıyor'

Merakla beklenen 19 Kasım PPK'sı geride kaldı ve beklenen sonuç çıktı. Faiz artışı sonrası piyasalar yabancı ilgisinin devam edip etmeyeceği sorusuna yanıt arayacak. Hükümetin piyasalar ile aynı noktaya gelmesinin bu süreçte önemli rol oynadığını söyleyen Ekonomist Murat Salar, yatırımcıların bir reform süreci beklentisinde olduğunu düşünüyor.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Ekonomi yönetimindeki değişiklik sonrası piyasaların yönü belirleyen beklentilerin başında gelen faiz artışı dün gerçekleşti. Merkez Bankası, oluşan güçlü beklentileri karşıladı ve politika faizini piyasalarca belirlenmiş olan yüzde 15 düzeyine çekti. Ayrıca piyasayı fonlama penceresini de bir süredir kullanılmayan politika faizine indirgedi. Bu hamlelerle birlikte piyasaların önündeki belirsizlikler azalırken 'yatırımcıların yanındayız' açıklamalarının da altı doldurulmuş oldu.

19 Kasım'ın geride kalmasının ardından piyasalar kendisine yeni bir yol haritası arayışına girdi. En azından şimdilik faiz artışı ihtiyacı da rafa kalkmışken yatırımcıların odak noktasında ne olacak? Elbette ki, koronavirüs gündemi ve salgının ekonomilere etkileri yaklaşık 1 yıldır olduğu gibi yine listenin başında yer alıyor. Peki koronavirüsten sonrası...

Yabancı ilgisindeki artış yakından izlenecek

Son haftalarda özellikle yabancı yatırımcıların Türkiye piyasalarına yaklaşımında köklü bir değişim gözlemleniyor. Geçtiğimiz hafta 1 milyar doları bulan yabancı girişi bu hafta da devam ediyor. Yabancı finans kuruluşları hiç olmadığı kadar Türkiye piyasaları hakkınd yazıp çiziyor, analizler paylaşıyor. Merkez Bankası da üzerine düşeni yaparak bu ilgiyi sürüdürecek faiz hamlesinden kaçınmadı. Özetle, önümüzdeki günlerde Türkiye piyasaları için koronavirüs gündemi dışında konuşulacak en önemli husus yabancı ilgisi olacak gibi görünüyor.

Azimut Portföy Genel Müdürü Murat Salar:
Faiz artışından daha büyük bir şey fiyatlanıyor

Piyasalarda yaşanan değişimi ve yabancı ilgisini sorduğumuz Azimut Portföy Genel Müdürü Murat Salar da bu konuyla ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarına işaret ediyor. Türkiye piyasalarında yaşanan yabancı girişini sadece faiz kararıyla ilişkilendirmenin doğru olmayacağını ifade eden Salar, "Piyasalar faiz hamlesinden daha büyük bir şeyleri fiyatlıyor. Faiz, döviz, enflasyon arasındaki ilişki tahtırevalli gibi sonsuza kadar gitmeyecektir. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamaları sadece ekonomi açısından değil, siyaset, demokrasi ve hukuk bakımından önemli beklentiler yaratıyor. Yabancı yatırımcıların ve bizlerin gözünde birçok alan önemli bir reform süreci beklentisi oluştu. Fiyatlamaları bu bağlamda okumak gerekiyor" ifadelerini kullandı.

'Hükümet piyasalarla aynı noktaya geldi'

Hükümetin piyasalara bakışında bir felsefe değişikliği olduğunu aktaran Murat Salar şöyle devam etti: "Hükümetle piyasalar arasında çok byük mesafeler vardı. Piyasa beklentileri hükümetinkilerle uyuşmuyordu. Piyasa, polisiye tedbirlerle bir noktaya çekilmeye çalışıyordu. Ancak şu anda bunu tam aksi bir şekilde hükümetin de piyasalarla aynı seviyeye geldiğini görüyoruz. Piyasalarda fiyatlanan da aslında faiz kararından çok oluşan bu yeni tablo..."

Merkez Bankası'nın 475 baz puanlık faiz artışını da tatmin edici bir karar olarak değerlendiren Salar, yeni bir faiz artışına şimdiilik gerek olmadığını, atılan adım sonrası kurların ve enflasyonun vereceği reaksiyonun izlenmesi gerektiğini ifade etti.

Prof.Dr. Erhan Aslanoğlu:
Koronavirüs gündemi öncelikli, destekler önemli

Önümüzdeki aylarda da koronavirüs gündeminin çok konuşulacağı günlerin bizi beklediğini Dünya Gazetesi yazarlarından Prof.Dr. Erhan Aslanoğlu, özellikle de zor durumdaki sektörlerin ve şirketlerin ihtiyaçlarına getirilecek çözümlerin çok konuşulacağını düşünüyor. Türkiye ekonomisinin 2021'in ilk çeyreğinde daralabileceğini ifade eden Aslanoğlu, "2021'in ilk çeyreğinde Türkiye ekonomisinde olası bir daralma durumunda yapılandırmalar ve kredi yoluyla sağlanacak destekler de bu süreçte önemli olacak" ifadelerini kullandı.

"Özellikle hukuk alanındaki reformlar güçlü bir şekilde yanıt bulabilir"

COVID-19 dışında gündemi ise ekonomi ve ekonomi alanı dışında yapılacak olan reformların Türkiye piyasalarında belirleyeceğini belirtti. Özellikle hukuk alanında atılacak her adımın piyasalardan güçlü bir şekilde yanıt bulmasını bekleyen Aslanoğlu, "Bu reform sürecinde küçük ya da büyük her somut gelişme doğrudan yabancı yatırımcı ilgisini artırıcı etki yapacaktır" ifadelerini kullandı.

Reform sürecinin yanı sıra ABD'nin yeni Başkanı Joe Biden ile birlikte ABD-Türkiye ilişkilerinin de yakında izleneceği bir döneme girildiğine işaret eden Aslanoğlu, iki ülke arasında Türkiye lehine olacak bir politika değişikliğinin de piyasalara iyi geleceğinin altını çizdi.

DTH'lardaki çözülmeler izlenecek

Doğrudan piyasaları ilgilendiren veriler açısından bakıldığında ise teknik olarak rekor seviyelere çıkan döviz tevdiat hesaplarındaki olası çözülmelerin önemli bir işaret olduğuna değinen Aslanoğlu, aktif rasyosu düzenlemesinin kaldırılması, güven endekslerindeki pozitif gelişmeler ve stopaj düzenlemelerinin uzatılması piyasaların yönüne ilişkin sinyaller verebileceğini belirtti.

2020 yılı boyunca erimeye devam eden rezervlere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Aslanoğlu şunları söyledi: "Önümüzdeki dönemde reform süreci devam ederse Merkez Bankası, yeni bir ihtiyaç olmayacak beklentisiyle swapları iade edebilir net rezervini eksiden artıya döndürme çabası içinde olabilir. Ancak bunun rezervler üzerindeki etkisi sınırlı olacaktır. Zira, ihracat turizm gibi Türkiye'nin en güçlü olduğu alanlar salgın nedeniyle zarar görmüş durumda. Sadece bir miktar sıcak para girişi rezerve dönüşebilir"