10 °C

'Şirket borçlarının kalitesi geriledi'

Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi'nde misafir araştırmacı olarak görev yapan Gül Demirtaş’ın OECD Finansal Piyasalar Genel Müdürlüğü ile ortak raporu “Şirket Tahvilleri Piyasası Eğilimleri, Ortaya Çıkan Riskler ve Para Politikası” raporu yayımlandı.

'Şirket borçlarının kalitesi geriledi'

Sabancı Üniversitesi Yönetim Bilimleri Fakültesi doktora mezunu olan ve aynı fakültede misafir araştırmacı olarak görev yapan Gül Demirtaş’ın OECD Finansal Piyasalar Genel Müdürlüğü ile ortak raporu “Şirket Tahvilleri Piyasası Eğilimleri, Ortaya Çıkan Riskler ve Para Politikası” (Corporate Bond Market Trends, Emerging Risks and Monetary Policy) raporu yayımlandı. 

Rapora göre, 2019 yılı başında genişlemeci para politikalarına geri dönülmesiyle birlikte, finansal olmayan şirketlerce ihraç edilen tahvillerin yarattığı toplam küresel borç stoku yıl sonunda reel bazda yeni bir rekor kırarak 13,5 trilyon ABD dolarına ulaştı. Aynı zamanda, şirket borçlarının kalitesinde gerileme gözlemlendi.

Finansal olmayan şirketler 2019 yılında 2,1 trilyon ABD doları tutarında tahvil ihraç etti. Fakat önceki kredi döngüleri ile kıyaslandığında, bugünkü şirket tahvili stokunun kredi kalitesi daha düşük, geri ödeme yükümlülükleri daha yüksek, ortalama vadesi daha uzun ve tahvil yatırımcılarının hakları daha zayıf. Bu durum, olası bir ekonomik durgunluğun finansal olmayan şirketler ve genel ekonomi üzerindeki olumsuz etkilerini arttırabilir.

2019 yılında gerçekleşen yatırım yapılabilir seviyedeki tahvil ihraçlarının yarısından fazlası (51%) bu seviyedeki en düşük kredi derecesi olan BBB notuna sahipti. Buna karşılık, 2000-2007 tarih aralığında yatırım yapılabilir seviyedeki tahvil ihraçlarının yalnızca %39’unun kredi derecesi BBB idi.

Aynı dönemde yatırım yapılabilir seviyenin altındaki tahvillerin payı da yükseldi. 2010 yılından beri finansal olmayan şirketlerce yapılan yıllık tahvil ihracının en az %20’si yatırım yapılabilir seviyenin altındaydı ve 2019 yılında bu oran %25’e yükseldi. 1980 sonrasındaki veriler incelendiğinde, geçtiğimiz on yıllık dönemin yatırım yapılabilir seviyenin altındaki tahvil ihracının toplamdaki payının bu kadar yüksek kaldığı en uzun dönem olduğu görülüyor. Bu durumda, gelecekteki bir ekonomik durgunlukta temerrüt oranlarının önceki kredi döngülerine göre daha yüksek seviyelere ulaşması beklenebilir.

Rapor göre, hem gelişmekte olan ülkelerdeki şirketlerin tahvil ihraçlarının hem de BBB ve daha düşük kredi notuna sahip ihraçların 2008’den beri yüksek hacimlere ulaşması sonucunda artık küresel borç stokunun çoğunluğunu düşük kaliteli tahviller oluşturuyor. 2019 yılı itibariyle finansal olmayan şirketlerin küresel tahvil stokunun sadece %30’u gelişmiş ülkelerdeki A veya üstü kredi notuna sahip şirketlerce ihraç edilmiş durumda.

Şirket tahvili stokundaki büyüme, geri ödeme yükümlülüklerinde de artışı beraberinde getirdi. 2019 yılı sonu itibariyle finansal olmayan şirketlerin 3 yıl içinde dünya çapında 4,4 trilyon ABD doları tutarındaki borcu geri ödemesi veya yeniden finanse etmesi gerekiyor. Bu, toplam küresel şirket tahvili stokunun %32,4’üne denk geliyor. Söz konusu oran 10 yıl önce 25% düzeyindeydi.

Düşük faiz ortamı ve kredi derecelendirme yöntemlerinin işleyişi sayesinde şirketler son yıllarda borç oranlarını yükseltmelerine rağmen kredi derecelerini koruyabildi. Günümüzde yatırım yapılabilir seviyede bulunan her bir kredi derecesindeki ortalama bir şirket on yıl öncesine göre daha borçlu. Düşük faiz oranlarının desteğinin ortadan kalkması veya küresel ekonomide bir durgunluğun başlaması durumunda, borç oranlarının şimdiye kadar artması mümkün kılan kredi derecelendirme yöntemleri kredi notu düşüşlerine yol açacak ve şirketlerin borç maliyetlerini arttırarak, yatırım imkanlarını kısıtlayacak.