TCMB, zorunlu karşılık düzenlemeleri ile neyi hedefliyor?

TCMB kredilerin sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek alanlara yönlendirmesi için hafta sonu bir zorunlu karşılık (ZK) düzenlemesine daha gitti.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Zorunlu karşılıkları, temel para politikası aracı olan kısa vadeli faiz oranlarını destekleyici, makro ihtiyati bir araç olarak gören Merkez Bankası, ZK'ları "esnek ve etkin bir şekilde kullanmaya" devam ediyor. 

TCMB kredilerin sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek alanlara yönlendirmesi için hafta sonu bir zorunlu karşılık (ZK) düzenlemesine daha gitti. 

ZK düzenlemesine giden Merkez’in 3 hedefi:

• Kredi arzının tüketim yerine, büyümeyi destekleyecek sektörlere yönlendirilmesi,

• Cari işlemler dengesine olumlu katkı sunması,

• Finansal istikrarın desteklenmesi.

Düzenleme Cumartesi günü resmi gazetede yayımlanırken TCMB'den yapılan yazılı açıklamada, "Yeni uygulamanın, kredi arzının tüketimden ziyade sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek verimli ve üretim odaklı sektörlere yönlendirilmesine, cari işlemler dengesinin olumlu etkilenmesine ve finansal istikrarın desteklenmesine katkı sağlayacağı değerlendirilmektedir" denildi.

Belirlenen sektörler

TCMB bireysel kredi reel değişiminin ZK formülünde ağırlığını değiştirerek bu kredilere yönelik caydırıcı bir düzenlemeye gitti. TCMB'nin caydırıcı düzenlemeye gittiği bir diğer alan ise yabancı para nakdi kredilerin erken kapatılması veya vadesinden önce yapılandırılması amacıyla kullanılan TL cinsi kredilerinin ZK formülü oldu.

TCMB belirlediği sektörlere kullandırılan 2 yıldan uzun vadeli kredilerin zorunlu karşılıklar formülünde değişikliğe giderek bu kredilerde bankaları ZK teşviklerinden daha kolay yararlanabilir hale getirdi. TCMB'nin belirlediği sektörler ise tarım, ormancılık, balıkçılık, madencilik, taş ocakçılığı, imalat, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretimi ve dağıtımı, ulaştırma, depolama, konaklama, yiyecek hizmeti faaliyetleri, bilgi ve iletişim oldu. İmalat sektöründe tütün ve alkol kapsam dışı bırakıldı.

TCMB'nin haftasonunda yaptığı açıklamada "Yıllık reel kredi büyüme oranı; %15'in üzerinde olan bankalar için; selektif sektörlere kullandırılan 2 yıldan uzun vadeli krediler ile 5 yıl ve daha uzun vadeli konut kredileri reel değişimlerinin tamamı büyüme oranı formülünün pay kısmından düşülerek hesaplanan uyarlanmış reel kredi büyüme oranının yüzde 15’in altında olması, %15'in altında olan bankalar için; 5 yıl ve daha uzun vadeli konut kredileri dışında kalan bireysel kredi reel değişiminin %75'i ve yabancı para nakdi kredilerin erken kapatılması veya vadesinden önce yapılandırılması amacıyla 9 Mart 2020 tarihinden itibaren kullandırılan Türk lirası
kredilerin tamamı büyüme oranı formülünün pay kısmından düşülerek hesaplanan uyarlanmış reel kredi büyüme oranının %5'in üzerinde olması, durumunda zorunlu karşılık teşviklerinden yararlanılabilecektir" denildi.

Yeni dönemin ilk adımı ağustosta atıldı

Kredi büyümesinin düşük zorunlu karşılık oranları ve daha yüksek faizle teşvik edildiği yeni sistem TCMB tarafından geçen yıl Ağustos ayında devreye alındı.

Sistem daha sonra kredi büyümesinin hesaplanmasında tüketici fiyat endeksinden arındırılmış hesaplamaya geçildi. Ayrıca uzun vadeli ticari kredileri ve konut kredilerini teşvik edecek şekilde güncellendi. 

TCMB'nin bir önceki değişikliği ise sistemin yabancı para ZK'lar için de kullanılması olmuştu. 

Son değişikliklerle birlikte TCMB bankaların kredi büyümesi ve kompozisyonuna da yönlendirici niteliği de güçlenmiş oldu.

Merkez Bankası, zorunlu karşılıkları, temel para politikası aracı olan kısa vadeli faiz oranlarını destekleyici, makro ihtiyati bir araç olarak görüyor. Banka ZK'ları "esnek ve etkin bir şekilde kullanmaya" devam edeceğini de belirtiyor. 

TCMB'nin güncel uygulamasına göre bankaların TL zorunlu karşılık oranını %2'ye düşürmeleri, YP ZK'larda ise 2 puan indirim sağlamaları için enflasyondan arındırılmış %5-%15 kredi büyümesi sağlaması gerekiyor.