Uluslararası Ödemeler Bankası: Fed için riskler bitmiş değil

Uluslararası Ödemeler Bankası, "Fed'in şirket tahvillerini satın almak için çeşitli araçlar tanıtmasına rağmen bu konuda hala stres devam ediyor ve bu durum swap piyasalarını tekrar olumsuz etkileyebilir" değerlendirmesinde bulundu.

AA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yeni tip koronavirüs (COVID-19) salgının 2008 küresel finans krizi seviyelerine çıkardığı doların maliyetini kurduğu swap hatlarıyla düşürmeyi başaran ABD Merkez Bankası (Fed) için riskler farklı varlık gruplarında devam ediyor.

Uluslararası Ödemeler Bankası (BIS), COVID-19 krizinin doların fonlama maliyetine ve swap piyasasına etkilerini incelediği bir çalışma yayımladı.

İngilizce'de "değiştirmek" anlamına gelen "swap", iki finansal varlığın, dolar ile avro gibi, belirli bir vade için takas edilmesini ifade ederken, "swap baz puanı" iki para biriminin değişmesi sonucu ödenmesi gereken maliyeti ifade etmede kullanılıyor. "Swap piyasası" ise bu işlemlerin yapıldığı piyasa anlamına geliyor.

Buna göre, trilyonlarca dolar büyüklüğündeki swap piyasalarında dolar ile diğer para birimleri arasında gerçekleşen işlemlerdeki swap baz puanlarında önemli değişim meydana geldi. Diğer para birimleri ile doları takas etmenin maliyeti 2008 finans krizi seviyelerine kadar yükseldi.

Swap işlemleri finansal piyasalardaki likidite ihtiyacının giderilmesinde oldukça önemli bir yer tutuyor. Bu işlemlerde iki para birimi ileride yeniden değiştirilmek üzere anlaşılarak değiştiriliyor. Sıfır civarında seyreden swap baz puanları finansal piyasalarda sakin bir dönemden geçildiğine işaret ederken, negatif swap baz puanlar finansal piyasalarda stresli bir dönemin yaşandığı anlamına geliyor.

Swap baz puanlarındaki son gelişmelerin arkasındaki nedenler

Rapora göre, swap piyasalarındaki oyunculardan sigortacılar, emeklilik fonları ve diğer portföyler genellikle hedge amaçlı olmak üzere dolar talep ederken, bankalar ve aracı kuruluşlar doları arz eden konumda bulunuyor.

Son haftalardaki finansal türbülansla birlikte küresel bazda hedge hizmeti sağlayan bankaların dolar arzını önemli ölçüde azaltmak zorunda kaldığı ifade edilen rapora göre, şirketlerin bankalarda bulunan paralarını çekmesi de bankaların dolar arz etme kapasitesini önemli ölçüde düşürdü.

Dolar sağlamada önemli rol oynayan para piyasası fonlarında yaşanan nakit talebi de swap piyasalarındaki dolar arzını azaltan bir başka etken olurken, dolar talebinin yüksek seviyede kalması, doların maliyetinin artmasına sebep oldu.

Küresel bankaların hedge hizmetinde meydana gelen sıkıntılar

Swap piyasalarında açılan kontratların yaklaşık yüzde 75'i bir yıl içinde kapanacak. Bu işlemlerinin bir ayağında yüzde 89 oranında dolar bulunuyor.

Küresel bazda dolar talebinin yüksek seyretmesine karşılık, bu hizmeti sağlayan bankaların risk kapasitesindeki sınırlamalar sebebiyle dolar arzında dalgalanmalar yaşandı.

Çeşitli para birimlerinden oluşan portföye sahip bu küresel bankalar, öncelikle dolardaki değer kazancı sebebiyle bir kredi riskiyle karşı karşıya kalırken, bu risk, küresel bankaların piyasada talep edilen dolar miktarını karşılamakta yetersiz kalmasına sebep oldu.

BIS raporuna göre, dolar endeksi ile swap baz puanları arasında ters yönlü bir korelasyon bulunuyor. Dolar endeksindeki yükselişle swap baz puanları negatif bazda artarak, doların maliyetinin artmasına sebep oluyor.

Son gelişmelerin ardındaki nedenler ve meydana çıkardığı yeni riskler

Rapora göre bankaların piyasaları fonlamada yaşadığı sıkıntıların ardından yatırımcılar para piyasası fonlarından kamunun oluşturduğu para piyasası fonlarına yönlendi ve bankaların fonlama koşullarını daha da kötüleştirdi. Buna göre, bankaların kredi verme limiti 1 Mart'tan bu yana 124 milyar dolarlık bir küçülme yaşadı.

Bu gelişmelerin ardından Fed 17 Mart'ta 4 büyük merkez bankasıyla swap hattı kurdu ve piyasalardaki dolar talebini karşılamaya çalıştı. Swap hattının kurulduğu ilk günlerde oldukça büyük miktarda işlemler gerçekleşirken, swap piyasalarındaki stres gittikçe azaldı.

COVID-19 salgınıyla birlikte artan dolar talebi majör para birimleriyle dolar arasındaki üç aylık swap baz puanları Japon yeni için eksi 144 baz puana, avro için eksi 85 baz puana, İsviçre frankı için eksi 107 puana ve sterlin için eksi 62 baz puana kadar geriledi.
Benzer hareketlerin neredeyse bütün Asya ekonomileri para birimleri için de gözlemlendi. Bu ekonomilerin uzun dönemli fonlama ihtiyaçlarını kısa dönemli swap piyasalarından sağlıyor olmaları da bu durumda önemli rol oynadı.
Fed'in önce 5 majör merkez bankası, sonrasında 9 merkez bankasıyla daha swap hattı kurmasının ardından finansal piyasalardaki stres görece azalırken, avro, sterlin ve frank gibi bazı para birimlerinde swap baz puanları pozitife döndü.

Şirket tahvilleri risk oluşturmaya devam ediyor

Rapora göre Fed'in şirket tahvillerini satın almak için çeşitli araçlar tanıtmasına rağmen bu konuda hala stres devam ediyor. Bu durum swap piyasalarını tekrar olumsuz etkileyebilöe olasılığı gösteriyor.

Şirketlerin dolar ihtiyacını karşılamak için swap piyasalarına gelmesi durumunda swap piyasasında fiyatlamalarda tekrar anomaliler görülebilir.

Tedarik zincirindeki şirketlerin dolar ihtiyacının giderilmesi de daha derin bir ekonomik krizden sakınmak için gerekli olabilir. Finansal olmayan kuruluşlar eliyle bu ihtiyaçların giderilebileceği bir sistemin kurulabilir.

Rapora göre, bu krizin geçmişteki krizlerden farklı olmasıyla birlikte dolar ihtiyacını karşılamak için varlık satmanın da piyasalarda oynaklığa sebep olabileceği gözlemlenirken, Uluslararası Para Fonu (IMF) kaynaklarından yararlanmak ise uzun zaman alabilir.