23 °C

Uysal: Döviz hesaplarında çözülme bekliyoruz

PPK kararının mevduat ve kredi faizlerine yansımaya başladığını bildiren Başkan Uysal zaman içinde DTH’larda çözülme beklediklerini söyledi

Uysal: Döviz hesaplarında çözülme bekliyoruz

FERİT PARLAK

ANKARA - Döviz kurundaki artış beklentisi ve enflasyona yönelik belirsizliklerle Türk bankacılık sisteminde döviz mevduatının payını toplam mevduatın yüzde 53-54’üne geldiğini söyleyen Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal, “Bizim önümüzdeki döneme yönelik enflasyon görünümü ve para politikasındaki duruşumuz, hedeflerimize ulaşmak noktasındaki belli sıkılıkta duracağımızın söylemi, bunlar önümüzdeki dönemde Türk lirasına olan güveni artırarak enflasyon beklentilerini olumluya çevirerek dolarizasyonda bir miktar daha pozitif bir döneme gireceğimiz beklentisini bizde oluşturuyor" dedi.

Yurt içi yerleşiklerin döviz mevduat hesaplarındaki artışın, belli bir zaman diliminde gerçekleştiğine değinen Murat Uysal, “Son dönemde bunun bir miktar durulduğunu ve beklentilerin olumluya dönmesiyle zaman içinde çözülme olacağını düşünüyoruz" ifadelerini kullandı. Aldıkları kararların, mevduat ve kredi faizlerine yansımasını beklediklerini ifade eden Uysal, bunu bir miktar görmeye başladıklarını, bunun da finansal koşulları iyileştirerek iktisadi faaliyetteki ılımlı toparlanmayı destekleyeceğini kaydetti.

Murat Uysal’ın Merkez Bankası Başkanı olarak katıldığı ilk, yılınsa üçüncü Enflasyon Raporu dün Ankara’da bankanın idare merkezinde yapılan toplantıyla tanıtıldı.

Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal’ın açıklamalarında öne çıkan başlıklar şöyle oldu:

2020’YE YÖNELİK BAZ ALINAN TEMEL ÇERÇEVE: Küresel gelişmelerdeki mevcut ılımlı, destekleyici seyrin devam etmesi, bununla birlikte bizim son dönemde dış dengede olan olumlu gelişmeler, cari açığımızın kapanması ve dış kırılganlığımızın da azalmasını göz önüne alarak olası şoklara karşı daha dayanıklı bir yapı içine giriyoruz. 2020 yılı içerisinde de bizi dış kanaldan gelecek etkilere karşı da daha destekleyici bir yapı içerisinde bulunduracak. 2020 yılı için tüm bunların yanında toplam talep koşullarının da hala enflasyona düşüş yönlü katkı vereceğini öngörüyoruz. Dolayısıyla yüzde 8.2 bizim için rahat olduğumuz bir hedef aralığı gözüküyor.

MB’LERİN SERMAYE PİYASALARINA VEREBİLECEĞİ DESTEKLER: Çok somutlaşmış bir şey yok ama Merkez Bankaları geçtiğimiz dönemlerde teminat havuzlarını genişleterek buraya kabul edilebilecek kıymetler veya ürünlerin yelpazesini genişleterek sermaye piyasalarına bu kanaldan bir destek verme adımları olmuştur zaman zaman. Bu bir seçenektir. Bunun dışında Borsa İstanbul bünyesinde açılan aktif piyasalarda piyasaların gelişmesi için aktif bir şekilde rol aldığımızı söyleyebilirim. Bu ve benzeri alanlarda biz sermaye piyasalarının gelişmesi için üstümüze düşen hangi noktada adım atmamız gerekiyorsa önümüzdeki dönemde bu konularda hassasiyetimiz olacak.  

FAİZ İNDİRİMİ: Halen kayda değer bir alanımız olduğunu belirttik ama o alanın nasıl kullanılacağına ilişkin yani bunun boyutu ve zamanlaması, fiyat istikrarındaki gelişmeler ve finansal istikrardaki gelişmeler, tüm unsurlar, veriler dikkate alınarak karar verilecek bir husus. Önümüzdeki dönemde para politikasında kayda değer alan olduğunu söyledik. (PPK kararlarının) zamanlama ve boyutu fiyat ve finansal istikrardaki gelişmelere bağlı, veri odaklı karar vereceğiz. Bu nedenle bir seviye belirtmek uygun olmaz.

PARA POLİTİKASI: TCMB para politikasında koridor uygulamamızda değişiklik yok, koridor gerekirse gerektiği ölçüde kullanılabilir. Güncel analiz ve projeksiyonlarımız, para politikasında kayda değer bir hareket alanı oluşabileceğine işaret etmekle birlikte temkinli bir duruş benimsediğimizi de belirtmek isterim. Kararlarımız büyük ölçüde açıklanacak verilere bağlı olacak. Enflasyon görünümünü etkileyen bütün faktörleri yakından izleyerek ana eğilimleri dikkate alan bir çerçeveyi esas alacağız. Nihai parasal duruş, enflasyondaki düşüşün kalıcılığına odaklanacak.

EN ÇOK İŞLEM GÖREN PARA BİRİMİ: TL, EM'ler arasında azalma olsa da en çok işlem gören para birimlerinden biri; hacimleri yakından izliyoruz. EM reel faizlerine bakıyoruz, göreli risk primlerini de dikkate alıyoruz

PİYASA FAİZLERİ DÜŞTÜ: Piyasa faizleri bu rapor döneminde tüm vadelerde düşüş kaydetti. Bu gelişmede sıkı parasal duruşa bağlı olarak gerileyen enflasyon beklentileri, ülke risk primindeki düşüş ve olumlu makroekonomik gelişmeler etkili oldu. Döviz kuru gelişmelerine paralel olarak Türk lirasının ima edilen kur oynaklığı da mevcut rapor döneminde azaldı. Haziran ayı ve sonrasında ağırlıklı olarak hisse senedi piyasasında olmak üzere yeniden portföy girişleri olduğunu gördük. Mevcut rapor döneminde ülkemizin risk primindeki gerilemeye ve olumlu makroekonomik gelişmelere bağlı olarak piyasa faizleri tüm vadelerde geriledi.

BAĞIMSIZLIK VURGUSU: Para politikası kararlarını, kurul üyelerimizle elimizdeki verileri değerlendirerek, veri odaklı yaklaşımla bağımsız şekilde veriyoruz. Son toplantımızda zaten bu şekilde karar verdik. Merkez Bankası enflasyon hedefini tek başına belirlemiyor, kanunumuzda yer verilen çerçeveye göre enflasyon hedefi hükümetle belirleniyor. Amaç bağımsızlığı derken bunu dikkate almak lazım. Ancak bu hedefe ulaşırken kullanacağımız araçlar noktasında bağımsızlığımız var. Her türlü enstrüman ve para politikası araçlarını bağımsız şekilde kullanma yetkisine sahibiz. Kurul olarak da bu şekilde hareket ediyoruz.

Faiz mi enflasyona, enflasyon mu faize yol açar?

Merkez Bankası Başkanı Murat Uysal, “Faiz mi enflasyona yol açıyor, enflasyon mu faize yol açıyor?" sorusu üzerine ise şunları kaydetti: "Merkez Bankası olarak enflasyonu etkileme kanallarına baktığımızda talep, beklenti ve finansman maliyetleri kanalı bunlardan bazıları. Maliyet kanalında, finansman maliyetleri, ücretler ve kur etkisinden kaynaklanan maliyetler ön plana çıkıyor. Dolayısıyla biz burada tüm faktörleri dikkate alarak kararlarımız veriyoruz, sadece talep kanalı üzerinden değil. Döviz kuru ve finansman maliyetlerinden gelen etkiyi de dikkate alarak veri odaklı şekilde kararlarımızı belirliyoruz."

Piyasa koşullarının elverdiği ölçüde rezervlerini artıracak

“Merkez Bankası olarak rezerv artırma konusunda ciddi irademiz var” diyen Başkan Murat Uysal, “Bu yönde çok hassasız ve rezervlerimizi güçlendirmek istiyoruz. Ama tabii bunu yaparken de piyasa koşullarının elverdiği ölçüde dikkatli bir şekilde bunu yapmak istiyoruz. Rezervlerimizi artırırken en önemli kriter ve burada bizim en önemli enstrümanımız reeskont kredilerindeki geri dönüşler, TL vererek döviz olarak topladığımız Eximbank reeskont kredileri. Bu sene içerisinde buradan ciddi bir oran rezervlerimize yansıdı, yılın kalan kısmında da yaklaşık yine benzer tutarda bir kısım rezervlere yansıyacak. Bunun haricinde biz enerji KİT’lerine döviz satışları yapıyoruz, bunu da son dönemde piyasa koşulları elveriyorsa biz bunu piyasadan karşılamasına imkan veriyoruz yoksa duruma göre de biz karşılıyoruz. Bunu da bizim rezervleri güçlendirme politikamızın bir uzantısı olarak düşünebiliriz. Bunun haricinde farklı enstrümanları da rezerv artırımı için tekrar önümüzdeki dönemde değerlendirmeye alabiliriz” açıklamasını da yaptı

İhtiyaç akçesinin yarısı Hazine hesaplarına geçti

İhtiyat akçesine ilişkin sorular üzerine MB Başkanı Murat Uysal, “Buradan gelecek tutarın yarıya yakın kısmı şu anda Hazine hesaplarına geçmiş bulunuyor. Burada enflasyonist etki konusunda bazı endişeler var. Mevcut parasal duruşumuz ve sıkılığımız budan gelecek negatif etkiyi telafi edebilecek. Burada asıl bir mekanizma çalışacak, sistemin swaplar dahil 130 milyar liralık fonlama ihtiyacı var. Buradan gelecek yaklaşık 40 milyar lira sistemin fonlama ihtiyacını belli ölçüde azaltacak. Dolayısıyla Merkez Bankasının sisteme fonladığı tutar aynı miktarda azalmış olacak. Dolayısıyla bu bir nevi sterilize edilmiş olacak” açıklamasını yaptı.

MB, enflasyon tahminini yüzde 13,9'a çektiMB, enflasyon tahminini yüzde 13,9'a çekti

 

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap