Çin’den küresel ekonomiye 6,5 trilyon dolarlık tehdit
Uluslararası Enerji Ajansı, Çin’in nadir toprak elementleri üzerindeki ihracat kontrollerinin tam uygulanması hâlinde otomotivden savunmaya kadar dört büyük sektörde 6,5 trilyon dolarlık üretimin tedarik kesintisi riskiyle karşılaşabileceğini açıkladı.
Dünya'yı haber kaynağınız olarak eklemek için tıklayın!
Küresel ekonominin en büyük üretim hatlarından bazıları, küçük miktarlarda kullanılan 17 metalin Çin’den gelip gelmeyeceğine bağlı hâle geldi.
Uluslararası Enerji Ajansının yeni hesabına göre Çin’in nadir toprak elementleri için hazırladığı genişletilmiş ihracat kontrollerinin tam olarak uygulanması, Çin dışındaki 6,5 trilyon dolarlık üretimi riske atabilir.
Olası kesintiden otomotiv, ileri teknoloji, savunma ve enerji sektörlerinin doğrudan etkilenmesi bekleniyor. Ekonomik faturanın yaklaşık yarısının ABD ile Avrupa’da oluşabileceği belirtiliyor.
Nadir toprak elementleri neden vazgeçilmez?
Nadir toprak elementleri, benzer kimyasal özelliklere sahip 17 metalden oluşuyor. İsimlerinin aksine bu elementlerin tamamı doğada çok az bulunmuyor.
Asıl sorun, ekonomik olarak işletilebilir yatakların sınırlı olması ve cevherden ayrıştırma ile rafinaj süreçlerinin teknik açıdan zor, maliyetli ve çevresel yükünün yüksek olması.
Bu metaller elektrikli otomobil motorlarında, rüzgâr türbinlerinde, akıllı telefonlarda, yarı iletken üretiminde, radar sistemlerinde, uçaklarda, füze yönlendirme sistemlerinde ve hassas elektronik ekipmanlarda kullanılıyor.
Ürün başına kullanılan miktar düşük kalabiliyor. Ancak bu küçük miktarın bulunamaması, milyarlarca dolarlık bir fabrikanın üretim hattını durdurabiliyor.
Çin’in payı yüzde 85 seviyesinde
Çin, nadir toprak madenciliğinde güçlü bir konuma sahip olmasının yanında, asıl üstünlüğünü ayrıştırma, işleme ve mıknatıs üretiminde kurmuş durumda.
Yeni rafinaj yatırımlarının devreye girmesiyle Çin’in küresel işlenmiş nadir toprak pazarındaki payı 2023’teki yüzde 90 seviyesinden geçen yıl yaklaşık yüzde 85’e geriledi.
Bu düşüşe rağmen piyasa hâlâ tek bir ülkeye olağanüstü ölçüde bağımlı. ABD ve Malezya’daki yeni projeler üretime başlasa da Çin dışındaki kapasite talebi kısa sürede karşılayabilecek büyüklüğe ulaşmış değil.
Planlanan yatırımların zamanında tamamlanması durumunda Çin’in payı 2035 yılına kadar yüzde 70’e düşebilir. Ancak bu oran bile tedarik zincirindeki yoğunlaşmanın devam edeceğini gösteriyor.
Kontroller bir yıl ertelendi
Pekin yönetimi ihracat kontrollerini ilk olarak Nisan 2025’te genişletti. Yeni lisans şartları özellikle orta ve ağır nadir toprak elementlerinin ihracatını zorlaştırdı.
Ekim 2025’te açıklanan ikinci düzenleme ise Çin menşeli nadir toprak içeren parçaları, bileşenleri ve Çin teknolojisi kullanılarak üretilen bazı ürünleri de kapsama aldı.
Çin daha sonra genişletilmiş kuralların tam olarak uygulanmasını bir yıl ertelemeyi kabul etti. Buna rağmen şirketler lisans süreçlerinde gecikmeler ve bazı malzemelere erişim güçlükleri yaşamaya devam ediyor.
Geçmişte yaşanan kısa süreli kesintiler bile bazı üreticilerin vardiya azaltmasına, alternatif tedarikçi aramasına ve stok seviyelerini yükseltmesine neden oldu.
6,5 trilyon dolarlık hesap nasıl ortaya çıktı?
Uluslararası Enerji Ajansı, nadir toprak elementleri bulunamadığında üretimi aksayabilecek nihai ürünlerin ekonomik değerini hesapladı.
Risk yalnızca maden veya metal ticaretinin büyüklüğünden oluşmuyor. Elektrikli otomobil, uçak, savunma sistemi veya elektronik ürünün kritik bir parçasının üretilememesi, çok daha büyük bir değer zincirini etkiliyor.
Bu nedenle birkaç milyar dolarlık mineral ticareti, trilyonlarca dolarlık sanayi üretimi üzerinde belirleyici hâle geliyor.
Ajansın hesaplamasına göre tam kapsamlı bir tedarik kesintisi, otomotiv, yüksek teknoloji, savunma ve enerji sektörlerinde toplam 6,5 trilyon dolarlık üretimi doğrudan risk altında bırakabilir.
Grafitte 300 milyar dolarlık ikinci risk
Kritik mineral sorunu yalnızca nadir toprak elementleri ile sınırlı değil.
Çin’in elektrikli araç bataryalarının anot bölümünde kullanılan grafite yönelik hazırladığı ihracat kontrollerinin tam uygulanması hâlinde, Çin dışındaki yaklaşık 300 milyar dolarlık üretim de kesinti riskiyle karşılaşabilir.
Çin, küresel işlenmiş grafit üretiminin yüzde 90’ından fazlasını kontrol ediyor. Bu nedenle elektrikli araç ve batarya üreticilerinin kısa sürede alternatif bir tedarik zinciri kurması oldukça zor.
Grafit ve nadir topraklarda aynı anda yaşanabilecek bir kesinti, elektrikli araç sektörünü hem motor hem batarya tarafında baskı altına alabilir.
Batı 65 milyar dolarlık karşılık verdi
ABD, Avrupa, Japonya, Avustralya ve diğer gelişmiş ekonomiler Çin’e bağımlılığı azaltmak için yeni maden, rafineri ve mıknatıs üretim projelerine kamu desteğini artırıyor.
Yeni projeler için açıklanan kamu finansmanı taahhütleri 2023 ile 2025 arasında dört kattan fazla artarak 65 milyar dolara ulaştı.
G7 ülkeleri de herhangi bir tedarikçiye bağımlılığı 2030 yılına kadar yüzde 60’ın altına indirmeyi hedefleyen yeni bir kritik mineraller ittifakı kurdu.
Ancak yeni bir madenin bulunması, izin süreçlerinin tamamlanması, rafineri kurulması ve ticari üretime geçilmesi yıllar sürebiliyor. Bu nedenle finansman artışı kısa vadeli açığı hemen kapatmıyor.
Nadir toprak elementleri diplomatik silaha dönüştü
Kritik mineraller artık yalnızca sanayi veya enerji politikası konusu olmaktan çıktı.
Çin, ihracat lisansları ve ikili kullanıma sahip ürünlere yönelik yasaklarla nadir toprak elementleri üzerindeki hâkimiyetini dış politika aracı olarak da kullanabiliyor.
Japon şirketleri son aylarda bazı ağır nadir toprak elementlerine erişimde ciddi sorunlar yaşadı. ABD şirketleri de lisansların yavaş ilerlediğini ve bazı minerallerin neredeyse temin edilemez hâle geldiğini bildirdi.
Savunma sanayisinde kullanılan ürünlere yönelik daha sıkı kontroller, Batılı ülkelerin stok oluşturma ve yerli üretim planlarını hızlandırmasına neden oluyor.
Türkiye açısından hangi sektörler öne çıkıyor?
Türkiye’de otomotiv, beyaz eşya, savunma, elektronik, enerji ekipmanları ve elektrikli araç üretimi nadir toprak elementleri kaynaklı tedarik riskinden etkilenebilir.
Türkiye doğrudan büyük miktarda nadir toprak metali ithal etmese bile, bu elementleri içeren mıknatıs, motor, sensör ve elektronik parçaları dışarıdan satın alıyor.
Küresel arzın daralması, ithal parçaların fiyatını yükseltebilir ve teslimat sürelerini uzatabilir. Özellikle elektrikli motorlar, rüzgâr türbinleri, savunma elektroniği ve hassas üretim ekipmanlarında maliyet baskısı oluşabilir.
Türkiye’nin Eskişehir Beylikova’daki nadir toprak sahasına yönelik çalışmaları bu nedenle yalnızca madencilik değil, stratejik sanayi politikası açısından da önem taşıyor. Ekonomik değerin ortaya çıkarılması için cevher üretiminin yanında ayrıştırma, rafinaj ve mıknatıs teknolojilerinin geliştirilmesi gerekiyor.
Nadir toprak elementleri için sırada ne var?
Piyasalar ilk olarak Çin’in ertelenen ihracat kurallarının nasıl uygulanacağını ve lisans süreçlerinde yeni bir sıkılaşma yaşanıp yaşanmayacağını izleyecek. ABD ve Avrupa’daki yeni rafineri projelerinin zamanında tamamlanması, Çin dışındaki tedarik kapasitesinin büyümesi açısından belirleyici olacak.
Şirketlerin stoklarını artırması kısa süreli kesintilere karşı koruma sağlayabilir. Ancak uzun süreli bir ihracat sınırlaması durumunda yalnızca stok tutmak yeterli olmayacak.
Nadir toprak elementleri artık küçük bir emtia piyasasının konusu değil. Çin’in vereceği tek bir lisans kararı; otomobilden uçak üretimine, veri merkezlerinden savunma sistemlerine kadar trilyonlarca dolarlık üretimin devam edip etmeyeceğini belirleyebilir.