BTÜ 'robotlar ve akıllı sistemler'de uzmanlaşacak

YÖK tarafından ‘Robotlar ve Akıllı Sistemler’ alanında uzmanlaşacak üniversite olarak belirlenen Bursa Teknik Üniversitesi, Ar-Ge’ye ayırdığı yüzde 18,43’lük bütçe ile de dikkati çekiyor. Üniversitenin kuruluşundan bu yana öğretim üyelerince tamamlanmış ve sürdürülmekte olan 886 bilimsel projenin toplam bütçe değeri 125 milyon liraya ulaştı.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Zehra ORUÇ

Bursa Teknik Üniversitesi (BTÜ), sanayi ve teknoloji bakanlığı tarafından açıklanan ‘Girişimci ve yenilikçi üniversite endeksi’ listesinde 2017 yılında ilk 50’ye giren en genç devlet üniversitesi oldu.

YÖK tarafından ‘Robotlar ve Akıllı Sistemler’ alanında uzmanlaşacak üniversite olarak belirlenen Bursa Teknik Üniversitesi, Ar-Ge’ye ayırdığı yüzde 18,43’lük bütçe ile de dikkati çekiyor.

Bünyesinde toplam 85 laboratuvarı bulunan üniversitede, laboratuvarlara bugüne kadar toplamda 50 milyon TL’lik cihaz ve ekipman yatırımı gerçekleştirildi.

Üniversitenin kuruluşundan bu yana öğretim üyelerince tamamlanmış ve sürdürülmekte olan 886 bilimsel projenin toplam bütçe değeri 125 milyon liraya ulaştı. Üniversitenin geliştirdiği YÖK onaylı, işletmede mesleki eğitim programı kapsamında öğrenciler, iş dünyasının ihtiyaç duyduğu nitelik ve tecrübe ile mezun olurken, öğrencilerin yüzde 70’i mezuniyetten sonraki ilk altı ay içinde istihdam ediliyor. Bursa Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Arif Karademir, “Araştırmacı üniversite olmak için öğrencisi az bir üniversite olmak istiyoruz. Yükseköğretim Kurulu tarafından ‘Robotlar ve Akıllı Sistemler’ alanında uzmanlaşacak üniversite olarak belirlendik. Bünyemizde 6 fakülte, bir enstitü, 1 yüksekokul, 1 meslek yüksekokulu, 1 teknoloji transfer ofisi, 1 teknopark, 1 merkezi araştırma laboratuvarı ve 11 araştırma merkezi bulunuyor. Teknoloji transfer ofisi ve teknopark kuran en genç üniversiteler arasındayız. Ayrıca, TÜBİTAK Sanayi Doktora programı desteği 2019 çağrısında kabul alan 23 proje ve 28 milyon lira toplam bütçe ile Türkiye birincisiyiz” dedi.

Pandemide partikül geçirmez kumaş maske geliştirdi

Pandeminin ilk aylarında BTÜ laboratuvarlarında N95 standartlarında partikül geçirmezlik sağlayan yıkanabilir bez maske kumaşı geliştirildiğini kaydeden Karademir, patent ile üretim hakkı devredilen Dominant Tekstil firmasının ürünün ihracatını gerçekleştirdiğini bildirdi. Öte yandan üniversitede toplam 85 laboratuvarın bulunduğunu kaydeden Karademir, “2014 yılından bu güne laboratuvarlarımıza 1650 adet cihaz alımı yapıldı. Bu cihazlara 40 milyon TL bütçe harcandı. Ayrıca 10 milyon liralık da laboratuvar tezgahı, yangın dolabı, çeker, ocak gibi ekipman yatırımları yapıldı” bilgisini verdi.

Teknofest’te dereceleri var

BTÜ’ün akademik paydaşı olduğu Teknofest 2020’ye en çok öğrenci gönderen üniversite olduklarını da açıklayan Rektör Arif Karademir, “52 öğrenci takımı altında 245 BTÜ öğrencisi yarışmalara başvurdu. 20 takım finallerde yarıştı. Etap dereceleri dahil olmak üzere 11 BTÜ takımı kendi kategorilerinde ilk 10’a girdi. Tarım teknolojileri yarışmasında Btusect takımı üçüncü, TÜBİTAK İHA Sabit Kanat kategorisinde Lagari takımı ikinci, Uçan Araba Tasarım Yarışması’nda Turna Teknik Takımı birinci oldu” dedi.

Orman yangınlarına yönelik rapor hazırladı

Bursa Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi öğretim üyeleri de orman yangınlarına yönelik bir rapor hazırladı. Raporda, yangın nedenleri ve müdahale konularında tespitlere yer verildi. Raporunun, Türkiye’nin özellikle sahil kesimlerinde ortaya çıkan ve büyük bir felakete sebep olan yangınların nedenlerine ışık tuttuğu aktarıldı. Açıklamada, Türkiye’nin Akdeniz iklim kuşağında yer alan coğrafi konumu itibariyle, sahip olduğu elverişsiz meteorolojik şartlar, yanıcı Akdeniz bitki örtüsü, engebeli topoğrafik yapı ve yoğun insan faaliyetleri sonucunda orman yangınlarının kaçınılmaz bir durum olduğuna değinildi. Raporda, güncelliğini koruyan küresel ısınmanın da etkisiyle orman yangınlarının öneminin daha da artacağı belirtildi. Orman yangınlarının, yazları sıcak ve kurak geçen ve bu iklimin özelliği olan kolay yanıcı bitki örtüsüyle kaplı coğrafyalarda mutlaka oluşabilecek ve mevcut orman ekosistemlerinde az veya çok tahribat yapacak bir olay olduğu ifade edilirken, Kahramanmaraş’tan başlayıp Akdeniz ve Ege kıyılarını takiben İstanbul’a uzanan 1700 kilometrelik sahil bandının, yer yer 160 kilometre derinliğe kadar uzanan 12 milyon hektardan daha fazla bölümünün, orman yangınları bakımından ‘hassas’ bölgeyi oluşturduğuna dikkati çekildi. Raporda, kızılçam kozalakları ve tohumlarının belli bir ısıya kadar zarar görmediği, yangın sonrasında külün içinde tekrar çimlenebildiği ve yeşerdiği aktarıldı. Anayasanın 169’uncu maddesi gereğince yanan alanların yeniden orman haline getirilmesinin zorunlu olduğu, başka bir amaç için kullanılamayacağı ifade edildi.