Yeni dönem liderlerinin sahip olması gereken iki değer: Empati ve değişimle başa çıkabilme becerisi

Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM programı kapsamında gerçekleştirilen ankete göre, krizlere yaratıcılık ve kıvraklık ile cevap veren liderler, COVID-19 sonrası dünyada başarılı olan liderler olacak.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

DİDEM ERYAR ÜNLÜ

1988’de kurulan CEMS, geleceğin uluslarası yöneticilerine, dünya piyasalarında başarılı olmak için gerek duydukları yetenekleri sağlamak için tasarlanan ve bu amaçla bünyesinde 34 üniversite, 70’in üstünde küresel şirketin yanı sıra, uluslararası sivil toplum kuruluşlarını da bir araya getiren bir uluslarası işletme lisans programı. Dünya çapında 16 binden fazla mezunu var.

Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü Yönetici Direktörü Nida Bektaş’ın verdiği bilgilere göre, Koç Üniversitesi, CEMS Uluslararası İşletme Yüksek Lisans Programı’nın Türkiye’de temsil edilen tek okulu. KOÇ CEMS MIM öğrencileri, dünyadaki diğer CEMS üye okullarda bir veya iki akademik dönem geçirebiliyor ve hem sınıf içinde hem de sınıf dışında çok kültürlü öğrenim tecrübeleri ediniyorlar.

Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü CEMS MIM programının ilk mezunlarını 2011 yılında verdi ve bugüne dek toplam 100’ün üstünde CEMS öğrencisi mezun etti. Mezunların her biri eğitim gördükleri akademik yılın en az bir dönemini program içinde bulunan 33 üniversiteden birinde değişim öğrencisi olarak tamamladı ve zorunlu uluslararası stajlarının en az 8 haftalık bölümünü Türkiye dışında bulunan yabancı şirketlerde gerçekleştirdiler.

Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü ise, CEMS MIM Programı kapsamında 2009 yılından bu yana toplam 150 uluslararası CEMS değişim öğrencisi kabul etti.

Nida Bektaş, CEMS hedef kitlesinin çok genç bir kitle olduğunu, programa kabul edilmek için iş deneyimi aranmadığını ve programın üniversiteden yeni mezun kişileri iş hayatına hazırlamak amacıyla tasarlandığını söylüyor.

CEMS’in bir diğer özelliği ise, her sene dünyadaki CEMS mezunlarına belirli bir konu üzerine anket yapıyor olması. 2020 yaz döneminde yürütülen, bin 711 mezun ve kurumsal partnerin katıldığı son anket, iş dünyasında pandemiden kaynaklanan değişimlerin olumlu veya olumsuz etkileri konusunda farklı görüşleri ortaya koyuyor. Ankete göre, katılımcıların yarısından fazlası hem olumlu hem olumsuz değişmeler olacağını ileri sürüyor.

Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü Yönetici Direktörü Nida Bektaş, “Çok hızlı değişen bir yapı var. Bu süreç pandemi ile hız kazandı. Belirsizlikler ve endişe en fazla gençleri etkiledi. Özgürlüklerini kaybettiler, pırıl pırıl hallerini kaybettiler, ama yeni nesil kendini motive edebilen, yenileyen bir yapıya sahip. Bizim hedefimiz ise onlara umut aşılamak” diyor.

Anketin hedefleri şöyle sıralanıyor:

COVID-19 salgınının çokuluslu organizasyonları ve CEMS topluluğu içinde küresel olarak dağılmış grupları nasıl etkilediğini anlamak.

İş piyasalarının, iş süreçlerinin ve operasyonlarının ileriye dönük olarak nasıl değişeceğine yönelik topluluğun düşüncelerini anlamak

Yeni normalde başarılı bir şekilde ilerlemek için gerekli olacak liderlik beceri ve niteliklerini saptamak.

Koç Üniversitesi İşletme Enstitüsü Yönetici Direktörü Nida Bektaş’tan dinlediğim anket çalışmasının sonuçları şöyle:

Geleneksel liderlik otoritesinin sonu geldi

Araştırmaya göre COVID-19, katılımcıların yüzde 87’sinin işlerini ve ekiplerini son derece etkilemiş durumda. Katılımcıların dörtte biri bu değişimlerin kalıcı olduğuna inandığını belirtiyor. Bu dönemde geleneksel liderlik otoritesi ve teknik becerilerin önemi ani bir düşüş gösterirken, liderlik niteliklerinden empati ve değişimle başa çıkabilme becerisinin önemi büyük ölçüde öne çıkıyor.

Salgının iş dünyası ve küresel olarak dağılmış ekipler üzerindeki etkisi, bir zamanlar iş ve ev hayatı birbirinden ayıran çizginin yok olmasına işaret ediyor. Karar mercilerinin; önümüzde beliren bu belirsizlikte organizasyonları ve insanları başarılı bir şekilde yönlendirmek için kullandıkları nitelikler ve beceriler her zamankinden daha önemli hale geliyor.

COVID-19’un iş dünyasında değiştireceği 4 farklı kritik nokta

Ankete katılanların yüzde 87’si COVID-19’un işletmeleri ve grupları derinden etkilediğini ve yüzde 23’ü yapılan bazı değişikliklerin kalıcı olacağını düşünüyor. Yüzde 55’i bu değişikliklerin hem olumsuz hem de olumlu olacağına inanıyor.

Çoğunluk, COVID-19’un gelir ve istihdam üzerindeki olumsuz etkisinden, kısa vadede iş olanaklarının kaybından, talepteki düşüş ve hatta bazı sektörlerin çöküşü, birleşme ve satın almalardaki artış gibi nedenlerden düşen ihracat ve fiyatlandırmalardan endişe duyduğunu belirtiyor. Ancak, salgının sonucu olarak ortaya çıkabilecek temel değişiklikler sorulduğunda, dört ana tema ortaya çıkıyor: Yeni pazarlar, yeni iletişim yolları, yeni çalışma biçimleri ve çalışmaya karşı yeni yaklaşımlar:

1-YENİ PAZARLAR: KÜRESELDEN YERELE

● Tedarik zincirleri, yerel ve sadık müşterilere daha fazla odaklandığı bir değişim sürecine girecek.

● Küresel ve yerel yeniden dengelenecek çünkü küresel ticaret ve seyahat şansı daha az olacak, yerel üretim üzerine odaklanılacak.

● Kriz, gelişmekte olan ekonomilerin daha yaygın hale gelmesi için bir fırsat sunacak.

● Geniş çaplı seyahat kısıtlamaları nedeniyle iş dünyasında sürdürülebilirliğe özellikle karbon ayak izinin azaltılmasına doğru hızlı bir odaklanma olacak.

2-YENİ İLETİŞİM YOLLARI: YÜZ YÜZEDEN DİJİTALE

● Şirketler başarıya ulaşmak için yeni, farklı ve küresel iş geliştirme yöntemleri kullanmak zorunda kalacak.

● Diğer ülkelerdeki iş arkadaşları ve müşterilerle ağ oluşturma ve bağlantı kurma esas olarak dijital platformlar üzerinden gerçekleştirilecek.

● Liderlerin ilişkileri uzaktan ve sanal olarak yönetmesi gerekecek

. ● Diğer ülkelerde bulunan müşteriler ve iş arkadaşları ile yüz yüze iletişim kurmak için çok daha az fırsat olacak.

3- YENİ ÇALIŞMA BİÇİMLERİ: SABİTTEN ESNEKLİĞE, OFİSTEN HERHANGİ BİR YERE

● Uzaktan çalışmak için daha fazla imkan olacak ve bazıları için bu değişiklik kalıcı olacak.

● İş yeri kültürlerinin değişmesi gerekecek, açıklık ve empatinin önemi daha fazla vurgulanacak.

● Esnek çalışmaya, iş/yaşam dengesine ve amaca daha fazla odaklanarak işin daha ‘akıllı’ olması gerekecek.

4- ÇALIŞMAYA KARŞI YENİ YAKLAŞIMLAR: DENENMİŞ VE TEST EDİLMİŞTEN ÇEVİKLİK VE DİRENÇLİĞE

● Şirketlere, yenilikçi dijital yöntemlerle müşterilerin yeni çözümler geliştirmelerine yardımcı olma şansı sunulacak.

● Büyüme fırsatını kaçırmamak için elemanlardan daha fazla yaratıcılık ve beceriklilik beklenecek.

● Liderlerden daha hızlı karar alma ve dayanıklılığa ihtiyaç duyulacak.

Liderlere yol gösterecek çözümler

CEMS birliği üyeleri bu zorlukları aşmak için benzersiz yenilikçi çözümler ve eyleme geçirilebilir içgörüler ortaya koyuyor. Liderlere, liderlik gelişimine ve gelecek liderlere yol gösterecek bu çözümler şöyle sıralanıyor:

1. İnsanların kendilerinin en iyi versiyonu olmaları için psikolojik rahatlığı sağlayın: Baskı altında bağlılığı, üretkenliği, yeniliği ve refahı koruyun.

2. Öğrenmeyi yeniden tanımlayın: Öğrenmeyi devamlı hale getirmek, bağlantıda kalmak ve sürekli iletişimi sağlamak için daha büyük bir özerklik alanı sağlayın ve inovasyon eğrisindeki kopuk metodolojilerden uzak durun.

3. Kendi en iyi benliğiniz olma mülkiyetine sahip olun: Bağlantınızı genişletmek ve fırsatları ortaya çıkarmak için kendini tanıma, özerklik ve inovasyona yönelik bir zihniyet oluşturun.