İyilik için teknoloji

Teknoloji, çevre kirliliği, kadına şiddet, eğitim ve sağlıktaki fırsat eşitsizlikleri gibi pek çok soruna çözüm bulmak için çok etkili bir rol üstlenebilir. Sosyal girişimciler “teknoloji her şeyden önce iyilik için var” inancı ile harekete geçip, hayatı iyileştirmek için çalışıyorlar.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

DİDEM ERYAR ÜNLÜ

Teknoloji hayatımızın her yerinde; ama öncelikli hedefimiz bu teknolojiyi daha iyi bir dünya için kullanmak olmalı. Çünkü teknoloji, çevre kirliliği, kadına şiddet, eğitim ve sağlıktaki fırsat eşitsizlikleri gibi pek çok soruna çözüm bulmak için çok etkili bir rol üstlenebilir. Ve etrafımızda “teknoloji her şeyden önce iyilik için var” inancı ile harekete geçip, hayatı güzelleştirmek için çalışan sosyal girişimciler var.

Teknoloji ve sosyal girişimcilik arasındaki ilişkiyi Kale Grubu Başkanı ve CEO’su Zeynep Bodur Okyay ile Ashoka Türkiye Eş Direktörü Zeynep Meydanoğlu anlattılar:

Sosyal etki için teknolojiyi kullanan çözümler son 20 yıldır yükselişte

ASHOKA TÜRKİYE EŞ DİREKTÖRÜ ZEYNEP MEYDANOĞLU

"Dijital teknoloji şirketleri ve sosyal girişimcilik, inovasyon ve dönüşüm odağında birbirini tamamlayan ve besleyen ancak herkesin iyiliği ve eşitliği söz konusu olduğunda birbirinden görece ayrışan iki ekosistem.

Bugün pek çoğumuz eğitim, sağlık, gıda gibi temel ihtiyaçlarımıza internet teknolojileri aracılığıyla ulaşıyoruz. Yine aynı internet ve teknoloji, Amerika Başkanlık Seçimlerinde algoritmalarla seçmenleri manipüle ediyor, çeşitli ülkelerde hükümet karşıtı gösterileri kontrol altına almak amacıyla bağlantıyı yavaşlatıyor veya tamamen kesiyor. Küresel Ashoka Ağı’nda özellikle 2010 yılı itibari ile sosyal girişimcilerin teknoloji alanına odaklandığını dijital bilginin bütünlüğünü ve onunla temas eden herkesin haklarını savunmak ve korumak için farklı sistemler kurduklarını gözlemliyoruz.”

Hedef herkesin iyiliğine hizmet etmek

“Dünyanın önde gelen sosyal girişimcilerinden bazıları, dünyamızı şekillendiren güçlü dijital teknolojilerin herkesin iyiliğine hizmet etmesini sağlamak- “Good Tech”i yaratmak için çalışıyor. “Tech for good” yani sosyal etki için teknolojiyi kullanan çözümler de son yirmi yıldır yükselişte. Dezavantajlı gençler için eğitime erişim, uzak köylerdeki çiftçilere tarım tavsiyeleri, yeni başlayan girişimciler için online hızlandırma programları bu dönemde başladı ve çoğalarak devam ediyor. Bu dönemde ortaya çıkan ve tüm dünyada iş, alışveriş ve davranış biçimlerimizi şekillendiren sosyal girişimciler arasında ABD’li Couchsurfing’in kurucusu Casey Fenton ve Türkiyeli TABİT’in kurucusu Tülin Akın yer aldı. İlerleyen yıllarda Couchsurfing’i takip eden Airbnb, TABİT’i takip eden yüzlerce tarım teknoloji girişimi özel sektöre de bu fikirlerin yön vermesine sebep oldu.”

Teknoloji kullanımını artırmaktan teknoloji kullanımının sosyal etkisini artırmaya…

“2000’li yıllarda teknolojinin kullanımını artırmak için çalışan sosyal girişimciler, 2010’lardan itibaren teknolojik araçları sosyal etkilerini artırmak, geniş kitlelere teknolojiyle ulaşmak için kullanıyorlar. 2020 yılı itibariyle Ashoka Fellowlarının çalışmalarını incelediğimizde ise odağın iş dünyasına döneceğini öngörüyoruz. Dijital ve yapay zeka teknolojileri gelişirken birçok sektörde taşlar yerinden oynayacak, istihdam ihtiyaçları değişecek, istihdam edilmiş kişilerin işten beklentileri dönüşeceğini öngörüyoruz. Sosyal girişimciler de bu değişimlerle birlikte teknolojilerin kendileri, onları çevreleyen kurallar ve kullanım şekilleri nasıl dönüşmeli konusunda yol gösterici olacaklar.”

Teknoloji ile fark yaratan birkaç sosyal girişim örneği

● Kore’den Ashoka Fellowship Ağı’na katılan Dr. Yuhyun Park, Infollution Zero ve DQ Institute’un fikir annesi. Çocukların giderek artan çevrimiçi hareketlerinin gelecekte güvenlik adına bir tehlike yaratabileceğini erken yıllarda fark eden Dr. Park, 21. Yüzyılda IQ (Zeka Katsayısı) ve EQ (Duygusal Zeka Katsayısı) kadar DQ (Dijital Zeka Katsayısı)’nun da aileler ve okulların gündemine girmesi gerektiğine inanıyor. Online platformlarda bilinçli, online zorbalık aktivitelerine girişmeyen, online zorbalığa maruz kaldığında kendini korumayı bilen, verilerine ve bilgilerine sahip çıkabilen bireyler yetişmesi için OECD ve ülkelerin Milli Eğitim bakanlıklarıyla işbirliği içinde çalışıyor, dijital okuryazarlığı herkesin gündemine almasını sağlıyor.

● Fransa’dan Ashoka Fellowship Ağı’na katılan Emmanuel Vincent, Science Feedback’in kurucusu. İklim değişikliği ve hastalıkların tedavisi gibi konularda bilimsel verilere rağmen web'de yayılan yalan haberleri bitirmeyi amaçlayan Emmanuel ve ekibi tüm dünyadan bilim insanlarının dahil olduğu bir doğrulama ağı kuruyor. Bilim insanları online platformlarda yayılan bilgileri elde bulunan verilerle doğruluyor, yalanlıyor veya bu konuda yeterince araştırma bulunmadığını haber kaynağına iletiyorlar.

● ABD’den Ashoka Fellowship Ağı’na katılan Yeshimabeit Milner, Data 4 Black Lives inisiyatifinin kurucusu. Hastanelerde doğum yapmadıkları için siyahi annelerin sağlık ihtiyaçlarının istatistik raporlarına girmediğini veya çoğu siyahi ve Meksikalı erkeğin yüz tanımlama sistemlerinde potansiyel suçlu olarak etiketlendiğini fark eden Yeshima bu sorunu kökünden çözmek için yerel hareketler kuruyor. Verileri algoritmalara girmemiş siyahi ve Latin Amerikalı toplulukların ABD’de diğer vatandaşlarla dengeli oranda büyük veride temsil edilmesi, sağlık ve devlet politikaları belirlenirken onların ihtiyaçlarının da göz önünde bulundurulması için 4 binden fazla teknoloji uzmanıyla tüm Amerika’yı kapsayan bir hareketin öncülüğünü yapıyor.

Teknolojik okuryazarlık en temel becerilerden biri

KALE GRUBU BAŞKANI VE CEO’SU ZEYNEP BODUR OKYAY

“Teknoloji, tüm iş dünyası için olduğu kadar sosyal girişimciler için de itici bir güç. Ancak sosyal girişimciler açısından teknolojinin gücü sadece fikirleri alıp gerçeğe dönüştürmekte, inovasyonu mümkün kılmakta veya yeni çözümler yaratmakta değil. Aynı zamanda yeni bağlantılar kurulmasını kolaylaştırabilir, ekosistemler oluşturmaya yardımcı olur, kuruluşların en iyi uygulamaları keşfetmesini sağlayabilir. Kaynaklara, insanlara ve teknolojiye erişimi demokratikleştirebilir ki, bu yönüyle sosyal girişimciler için özellikle değerli ve gerekli. Ele alınacak sorunu daha iyi anlamak ve ölçmek için de teknoloji kullanılabilir. Geleneksel bir girişimciden farklı olarak, bir sosyal girişimci, en son teknolojiyi ve yenilikçi düşünceyi kullanarak bir sorunu çözebilir. Bu nedenlerle Kale Grubu olarak, vicdanlı, sorumlu, duyarlı olduğu kadar teknolojiyi iyilik için kullanan girişimcileri sonuna kadar desteklediğimizin her fırsatta altını çiziyoruz.”

Teknoloji, sosyal girişimlerin ölçeğini ve etkisini artırabilecek güçlü bir araç

“Bugün genç nesiller, dünya meseleleri konusunda giderek daha bilinçli hale geldi ve bir fark yaratmak için motive oldular. Dünyayı daha güzel bir yer yapmak konusunda hevesli, daha da ötesinde kararlılar. Daha iyi bireyler olmaktan çevre üzerinde olumlu bir etkiye sahip olmaya, az gelişmiş ülkelere yardım etmede rol oynamaya, siyasette söz sahibi olmaya, hizmetlerini başkalarına yardım etmek için ödünç vermeye ve hatta ihtiyacı olanları eğitmek için bilgilerini paylaşmaya kadar daha fazlasını yapmak istiyorlar ve başarıyorlar da. Teknoloji, uygun şekilde kullanıldığında sosyal girişimlerin ölçeğini ve etkisini artırabilecek güçlü bir araçtır. Ayrıca teknoloji, sosyal girişimciler tarafından hedef kitleyi uygun eğitimle güçlendirecek şekilde sunulduğunda önemli toplumsal değişikliklere neden olabilir.”

Sadece sosyal sorunları çözmüyor etkin maliyet avantajı da sağlıyor

“Sosyal girişimcilerin bilgiye erişimini demokratikleştiren, onlara yeni beceriler sağlayan ve işlerini büyütmelerine yardımcı olan teknoloji, yalnızca doğası gereği yenilikçi olduğu için değil, aynı zamanda sosyal sorunları çözmek için etkin maliyet yönetimi sağlaması nedeniyle de sosyal girişimciler için önemli bir faktör. Benimsediğimiz her şeyin ortasına yerleşen teknoloji ve inovasyon, iş yapış modellerini de etkilemeye başladı. Geleneksel yöntemlerin yerine inovasyon gücünün kullanılması en çok da uçsuz bucaksız hayalleri olan sosyal girişimcilerin işine yaradı. İnovatif çalışma becerisine sahip sosyal girişimciler teknolojiye olan kolay adaptasyonlarıyla fark yaratıyorlar. Öyle ki, teknoloji, sosyal girişimcilerin fark yaratmaları için gereken 5 temel beceri arasında gösteriliyor. Teknoloji her yeni gün gelişirken teknoloji okuryazarlığının da önemi fark edilmeye başlıyor. Bilgiyi bulmada, oluşturmada ve aktarmada teknolojiden etkili ve sorumlu bir şekilde yararlanmamızı sağlayacak teknoloji okuryazarlığıyla erken yaşlarda tanışmanın çok önemli olduğunu düşünüyorum.”

Dünyayı iyileştiren sosya lgirişimler

Sosyal girişimcilik ekosistemini desteklemek ve bugünden geleceğin dünyasına yatırım yapmak için düzenlediğimiz İbrahim Bodur Sosyal Girişimcilik Ödül Programı’nda çok değerli fellowlarımız var. Bunlar arasından geçen yıl İş Birliği Kategorisi birincisi olan BlindLook’u örnek verebilirim. BlindLook, görme engellileri sosyal hayat ve dijital dünyada özgürleştirmek amacıyla erişilebilirlik teknolojileri geliştiriyor. Yine 'İleri Aşama’ kategorisindeki birincimiz Tolkido, özel eğitim alan çocukların öğrenme sürecini hızlandırarak, evde de özel eğitim imkanına sahip olmalarını sağlıyor. Tolkido, çocuğun yaşam alanındaki her nesneyi sesli hale getiren özel bir teknolojiyi de içinde barındırıyor. Tolkido halen 12 bin özel ihtiyaç sahibi çocuk tarafından kullanılıyor ve Tolkido kullanan ailelerin haftada ortalama 150 dakika daha fazla evde özel eğitime zaman ayırdığı ölçülmüş durumda. Bunların yanı sıra pek çok projede yan yana durmaktan büyük mutluluk duyduğum Bilgi Üniversitesi Öğretim Üyelerinden Doç. Dr. Itır Erhart’ın Türkiye'de 'kolektif yardım koşusu’nu teşvik etmek amacıyla hayata geçirdiği bir sosyal girişim olan Adım Adım’ı çok başarılı buluyorum."