17 °C

'Başkanlık sistemi, yapay bir tartışma'

CHP Lideri Kılıçdaroğlu, Türkiye'nin çok fazla sorunu olduğunu ve onların çözülmesi için çalışılması gerektiğini belirterek, başkanlık sistemi tartışmasının, yapay bir tartışma olduğunu söyledi.

'Başkanlık sistemi, yapay bir tartışma'

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Biz başkanlık sisteminin Türkiye'de tartışılmasının tamamen yapay bir tartışma olduğunu düşünüyoruz. Bugün Türkiye'nin dünya kadar sorunu var. Doğu, Güneydoğu'da kan gövdeyi götürüyor, her gün şehitlerimiz geliyor. Anayasa tartışmaları mı çok değerlidir, yoksa bu sorunu çözmek mi çok değerlidir? Biz bırakmışız orayı, kalkmışız bir kişiye göre rejimi değiştireceğiz. 'Onun keyfi olsun' diye. Yeter artık yani bu kadar da olmaz" dedi.  

Kılıçdaroğlu, NTV canlı yayınında gazetecilerin sorularını yanıtladı.  

'Sadece anayasa değil'

Yeni anayasa tartışmalarına ilişkin bir soru üzerine Kılıçdaroğlu, "Sadece anayasa değil, çünkü Sayın Davutoğlu da söz verdi, 12 Eylül darbe hukuku dolayısıyla biz bir komisyon kuruyoruz. Anayasa o darbe hukukunun bir parçası" değerlendirmesini yaptı.  

"Anayasanın iz düşümü olan yasaların değişmesi lazım, anayasa değişse ne olur?" diyen Kılıçdaroğlu, "Ama anayasanın o açık tanımı uygulamayla örtüşmüyor, 12 Eylül artığı olan yasalar var, bunların değişmesi lazım. Biz anayasayı bunun için istiyoruz" ifadesini kullandı.   

Kılıçdaroğlu bir soru üzerine, hem anayasa hem de "darbe yasalarının ayıklanması" noktasında iki ayrı komisyon kurulması önerisine de açık olduklarını söyledi.  

Başkan Ahmet Davutoğlu'nun "Sistemi otoriterleştiren uygulamadır" sözü hatırlatılarak, "Başbakanın size ilettiği başkanlık sistemi modeli nedir?" sorusunu da yanıtlayan Kılıçdaroğlu, Davutoğlu'nun kullandığı cümleye aynen katıldığını belirtti. 

'Davutoğlu, bir çalışma yapıp bize verecek'

"Kötü yasa yoktur, iyi yasa da yoktur, kötü uygulayıcı vardır" sözünü anımsatan Kılıçdaroğlu, bir ülkede rejimin sabahtan akşama değişmeyeceğini dile getirdi. 

Türkiye'nin 200 yıllık parlamenter geçmişi olduğunu vurgulayan Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 

"En son Türkiye Cumhuriyetini kuran Gazi Mustafa Kemal de parlamenter sistemi benimsemiş. Şimdi biz bunları tamamen çöp sepetine atalım diyoruz, başkanlık olsun. Niye başkanlık oluyor? 13 yıldır kimsenin aklında değildi de niye birden bire oldu? Erdoğan, Cumhurbaşkanı seçildikten sonra başkanlık sistemi olsun. Çok talihsiz de bir açıklama yaptı, Almanya'daki Hitler örneğini verdi. Şunu acaba düşündü mü? Hitler örneğinden sonra Almanya niye başkanlık sistemini terk etti, parlamenter sistemi seçti? Almanya şu anda neden Avrupa'nın amiral gemisi konumundadır. İki dünya savaşında elde edemediği gücü Almanya, AB sürecinde elde etti. Başkanlık mı var? Hayır. 'Siz bu sistemden memnun musunuz?' Hayır. Ama düzeltelim. 'Yok düzeltmeyin, yeni bir sistem kurun.' Nasıl kuracağız o sistemi? 'Henüz daha belli değil.' Sayın Davutoğlu'na da sordum, 'Nedir başkanlık sistemi?' Bir çalışma yapacak bize verecek. Nasıl bir çalışma bilmiyoruz. Parlamenter sistemi çalışmaz hale getiren, 12 Eylül darbe hukukudur." 

'Bir kişinin ihtiyacına göre rejim mi değişir?'

Kemal Kılıçdaroğlu, mevcut sistemdeki tıkanıklığın nedeninin ise kuvvetler ayrılığı ilkesinin çalıştırılmaması olduğunu savundu.  

Türkiye'de fiili yarı başkanlık sistemi yaşandığı şeklindeki açıklamaların hatırlatılması üzerine ise Kılıçdaroğlu, "Fiili bir durum var, doğru. Çünkü ortada Başbakan yok. Ben söylüyorum zaten 'başbakanlık koltuğu boş' diye. Ben Sayın Başbakana da söyledim, 'ben sizi muhatap almak istiyorum', sarayda oturan zat 'hayır onu değil, beni muhatap alın' diyor. Benim muhatabım Sayın Başbakan. Bir kişi konuşuyor, 'kuralları falan ben tanımam' diyor. 'Defakto bir durum oluştu, buna hukuki çerçeve çizin' diyor. Yani 'bana göre hukuki çerçeve', 'Türkiye'ye göre değil, benim ihtiyaçlarıma göre çizin' diyor. Bir kişinin ihtiyacına göre rejim mi değişir?" açıklamasını yaptı.   

'Bütün dünya mı yanlış anladı?'

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Hitler örneği ile ilgili açıklaması anımsatılarak, "Sayın Cumhurbaşkanının dünkü açıklaması sizi tatmin etti mi?" sorusu üzerine de Kılıçdaroğlu, "Hayır. Kendisini kurtarmak için. Hadi diyelim ben yanlış anladım, bazı gazeteciler yanlış anladı. Peki bütün dünya mı yanlış anladı? Siz eğer başkanlığa örnek verirken Hitler Almanyası'nı örnek verirseniz, bu affedilecek bir tablo değildir. Bu aslında aklından geçen bir rejimin dillendirilmesidir" diye konuştu.   

Başkanlık sistemlerinin tamamında eyalet sistemi olduğunu savunan Kılıçdaroğlu, "Bizde eyalet mi var? Neden ısrar ediliyor ben anlamıyorum?" ifadesini kullandı.   

'Tamamen yapay bir tartışma'

Üniter yapı korunarak, başkanlık sisteminin getirilebileceği yönündeki açıklamaların sorulması üzerine ise Kılıçdaroğlu, "Biz başkanlık sisteminin Türkiye'de tartışılmasının tamamen yapay bir tartışma olduğunu düşünüyoruz. Bugün Türkiye'nin dünya kadar sorunu var. Doğu, Güneydoğu'da kan gövdeyi götürüyor, her gün şehitlerimiz geliyor. Anayasa tartışmaları mı çok değerlidir, yoksa bu sorunu çözmek mi çok değerlidir? Biz bırakmışız orayı, kalkmışız bir kişiye göre rejimi değiştireceğiz. 'Onun keyfi olsun' diye. Yeter artık yani bu kadar da olmaz" değerlendirmesini yaptı.  

Kılıçdaroğlu, bir soru üzerine başkanlık sistemiyle ilgili toplumsal nabzı tutmak amacıyla yapılan kamuoyu araştırmalarına inanmadığını, onların tamamının maniple edildiğini ileri sürdü.  

'Bahçeli, doğal olarak sözünün arkasında durur'

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin "başkanlık konusundaki karşı duruşuna güvenip güvenmediğinin" sorulması üzerine ise Kılıçdaroğlu, "Ben bir siyasal liderin verdiği sözün arkasında durması gerektiğine inanan birisiyim. Sayın Bahçeli de bir söz vermişse, doğal olarak bu sözün arkasında durur"dedi.   

HDP'li yöneticilerin özerklik konusunda yaptığı açıklamalarına ilişkin Kılıçdaroğlu, HDP'lilerin hükümetin kendilerine söz verdiğini beyan ettiklerini buna da hükümet kanadından bir yalanlama gelmediğini dile getirdi. 

Dolmabahçe'de yapılan görüşmelerin DTK'nın açıklamaları ile uyuşabileceğini ve bunun alt açılımlarının muhtemelen orada konuşulduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, "Ben defalarca 'halka izah edemeyeceğiniz vaatlerde bulunmayacaksınız' demiştim. Şimdi halka izah edemeyecekleri vaatlerde bulundular. Geri adım atıyorlar. Karşı taraf konuşuyor. Bunlar o konuda sessizliklerini koruyor" diye konuştu. 

"Cumhurbaşkanına Hitler benzetmesi yapmakla haksızlık etmiyor musunuz?" sorusuna Kılıçdaroğlu, "Hitler örneğini o verdi. Sıkıntı da orada zaten. Öyle bir örnek verdi ki demokrasi kırıntısı olan hiç kimsenin veremeyeceği bir örnektir Hitler Almanyası. Bunu yapmayacaktı, o örneği vermeyecekti. Sayın Cumhurbaşkanı Suudi Arabistan'a gittiğinde krala 'Sakın siyasi idam yapmayın. Örnek mi istiyorsunuz, Türkiye' demesi lazımdı. Ama dönüp diyor ki 'olabilir, o onların iç meselesidir.' Bu olamaz. 21. yüzyılın Türkiye'sine yakışmaz. Biz bunu kabul etmeyiz" yanıtını verdi. 

'Başbakana bilgi vermeden, Cumhurbaşkanına bilgi veren bürokratlar var'

Darbe hukukunun değişmesi hususunda ellerinden gelen her türlü çabayı göstereceklerinin altını çizen Kılıçdaroğlu, "Getirsinler darbe yasalarını, tamamını değiştirelim" ifadesini kullandı. 

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: 

"Bunları değiştirdiğimiz zaman kimsenin aklına başkanlık sistemi gelmeyecek. Geçen yasama döneminde masadan ayrılan Adalet ve Kalkınma Partisi'dir. Kimse kusura bakmasın biz iktidara güvenmiyoruz. Süre meselesine gelince komisyon belki 3 ayda bitirir, belki 6 ayda, belki daha fazla. Belli konular var ki mesela başkanlık konusu. Bunu niye getiriyorsunuz? Çözümsüzlük için getiriyorsunuz. Geçen yasama döneminde başkanlık sistemi hiç tartışma konusu yapılmadı. Parlamenter sistemi güçlendirmemiz lazım. Halkın doğrudan seçtiği parlamenter sistemler de vardır. Bizim özel bir itirazımız yok. Halkın seçmesi herşeye müdahale etmesi anlamına gelmez."  

Başkanlık sisteminin referanduma götürülmesi fikrine nasıl baktığının sorulması üzerine Kılıçdaroğlu, sistemin referanduma gitmeyeceğini savundu. 

Kemal Kılıçdaroğlu, "Sayın Erdoğan'ın başkanlıkta ısrar etmesi aslında Davutoğlu ve arkadaşlarının çalışmadığının kanıtıdır. Sayın Davutoğlu bağımsız iradesini kullanabilir mi? Bana göre hayır. Yüzde 49,5 oy alan bir başbakanın herşeyden önce yeri geldiğinde 'Sayın Cumhurbaşkanı anayasal sınırlar içinde görev yapacaksın' demesi gerekir. Bugün başbakana bilgi vermeden Cumhurbaşkanına bilgi veren bürokratlar var" dedi.  

Kaynak: AA

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.