Akın: İran'ın akışı kesmesi krizin gerçek nedeni değil, tetikleyicisi

CHP'li Akın, "İran'ın akışı kesmesi krizin gerçek nedeni değil, krizin tetikleyicisi. Asıl neden yeraltı depolarının boş olması. Yeraltı doğal gaz depolarındaki stok miktarları günlük olarak EPİAŞ tarafından yayınlanırken, 18 Ocak’tan sonra stok miktarına ilişkin bilgilerin yayınlanması durduruldu." dedi.

ANKA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Balıkesir Milletvekili Ahmet Akın yaptığı yazılı açıklamada sanayide yaşanan doğal gaz kısıntısı ile elektrik kesintilerini değerlendirdi.

Akın şunları kaydetti:

“İran’ın günlük 28,5 milyon metreküp doğal gaz akışını 10 gün keseceğini duyurması üzerine yaşanan kriz ülkemizde arz güvenliğinin sağlanamadığının göstergesidir. İktidarın doğal gaz kısıntısı ve elektrik kesintisine varan tedbirler almasının tek gerekçesi İran’daki doğal gaz akışının kesilmesine bağlanamaz. Her kış yaşanan bu duruma karşı hazırlıksız olunması ya plansızlıktan kaynaklanmaktadır. Bu gibi durumlar için doğal gaz depolarının stok durumunun yüzde 100 dolu olması gerekirken; krizin başında yer altı depolarının üçte ikisinin boş durumda olduğu bilinmektedir. Yer altı doğal gaz depolarındaki stok miktarları günlük olarak EPİAŞ tarafından yayınlanırken; 18 Ocak’tan sonra stok miktarına ilişkin bilgilerin yayınlanması da durdurulmuştur. Bu durum iktidarın krizin ana sebebi olan depoların boş olduğu gerçeğini gizlemek istediğinin bir göstergesidir.

Yaklaşık 5 ay önce ağustos ayının başında ülke genlinde yaşanan elektrik kesintisi arz güvenliğinde büyük bir sıkıntı yaşandığının ilk işareti olmuştur. Ağustos ayının başında elektrik tüketiminin artmasının planlanamaması nedeniyle pek çok ilde kontrollü elektrik kesintileri yaşanmıştı. Kuraklık nedeniyle üretim payı düşen hidroelektrik santrallerinden kaynaklı açığın doğal gaz santralleri tarafından karşılanması Türkiye’de özellikle tamamen dışa bağımlı olduğumuz doğal gaz akışında kırılganlığı artırmıştır. Sonuç itibariyle iktidar bu kırılganlığa karşı somut bir adım atmamış göz göre göre gelen krizi umursamamayı tercih etmiştir.

"Sorunun 2 boyutu var"

Enerjide arz güvenliği; enerji kaynaklarının satın alınabilir bir fiyattan kesintisiz bir şekilde ulaşılabilirliği anlamına gelmektedir. Türkiye’de bugün yaşanan arz güvenliği krizinin iki boyutu bulunmaktadır. AK Parti iktidarının art arda yaptığı zamlar nedeniyle Türkiye’de enerji satın alınabilir bir fiyat olmaktan çıkarak fahiş bir fiyata yükselmiştir. Aynı zamanda enerji plansızlık nedeniyle de kesintisiz bir şekilde ulaşılabilir olmaktan çıkmıştır. Vatandaşlar enerji faturalarını ödeyemez duruma gelirken; iktidar sanayide ise kesintisiz bir enerji arzını artık sağlayamamaktadır.

"Anlaşmalar tüketimi karşılamıyor"

Türkiye’nin 2021 yılı doğal gaz tüketimi 61 milyar 552 milyon metreküp olurken, 2022 yılında ülkemize fiili olarak anlaşmayla gelecek doğal gaz miktarı ise 51 milyar 250 milyon metreküp olarak hesaplanmaktadır. Başka bir deyişle 2022 yılında 10 milyar 300 milyon metreküp büyüklüğünde bir açık bulunmaktadır. İktidar bu açığı kısa vadel LNG anlaşmalarıyla kapatmayı tercih etmiştir.

"Maliyetler ve raf fiyatları artacak"

Sanayide yaşanan doğal gaz ve elektrik kesintileri ise üretimin durması, tedarik zincirinin bozulması anlamına gelecek. 3 gün süren elektrik kesintisi pek çok sektörde 10 günü bulan üretim kaybı anlamına gelecektir. Bu da tek başına yüzde 33 oranında bir maliyet artışı anlamına gelecektir. Başka bir deyişle bu krizin faturası marketlerdeki raf fiyatlarına yansıyacak, hayat pahalılığı daha da artacaktır.”