Akşener: Asgari ücret 3 bin lira olsun

Partisinin grup toplantısında konuşan İYİ Parti lideri Akşener, "Brüt asgari ücreti 3 bin liraya çıkarıp asgari ücretli çalışanımıza brüt kazancının tamamını ödeyelim. Yani,  işverenimiz, çalıştırdığı asgari ücretli vatandaşımızın gelir vergisini ve SGK primini devlete değil çalışanına versin. Devletimiz de çalışanımızın gelir vergisini ve SGK primini üstlensin." dedi.

AA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, partisinin TBMM Grup toplantısındaki konuştu.

Akşener, şubat ayından bu yana, dünyayı saran pandemiyle ilgili iktidarı uyardıklarını dile getirdi.

Salgının ikinci dalgasının ayak sesleri geldiğinde, uyarı ve önerilerini tekrarladıklarını, pandeminin başından bu yana gayretli gördükleri Sağlık Bakanı Fahrettin Koca ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı da uyardığını ifade eden Akşener, "Maalesef, Sayın Erdoğan, ekonomiden teknolojiye, hukuktan tarihe, sanayiden sağlığa, her konuyu en iyi bilen olduğu için, yaptığımız hiçbir uyarıyı, hiçbir önerimizi dinlemedi. Aylarca vaka sayılarını saklayıp, sadece hasta sayılarını açıklayarak, herkesi kandırabileceklerini sandılar. O da olmadı. Sadece kendilerini kandırdılar." diye konuştu. 

Pandemi nedeniyle dünyadaki duruma işaret edilerek her yerde tablonun vahim olduğunun söylendiğini aktaran Akşener, şöyle konuştu:

"Sayın Erdoğan, aylardır, 'Çok iyi durumdayız. Zaten şehir hastanelerimiz de var.' diye caka satarken iyidi de dünyadaki duruma işaret etmek, şimdi milletimiz virüsten kırılırken mi aklına geldi? Ayıptır, günahtır. 83 milyonun vebalini taşıyorsunuz. Ama daha bunun ağırlığını bile kavrayamıyorsunuz. Dünyada durumu kötü olan ülkeler var. Ama ikinci dalgaya karşı, kendini koruyabilmiş ülkeler de var. Sizin işiniz, kötü olan ülkeleri göstermek değil, Türkiye'yi durumu iyi olan ülkeler arasına sokmaktı. Ama söz konusu olan vatandaşlarımızın canıyken bile siyaset iletişimiyle, algı yönetimiyle, propagandayla sorumluluktan kaçabileceğinizi sandınız. Canı yanan milletimizin, yaşadığı gerçek ortadayken, yalanların yatsıya kadar süreceğini, gerçeğin kapımızı çalacağını görmediniz. Artık yüzlerinizde, milletine yalan söylemiş bir iktidarın kapkara lekesi var. İlk seçimde milletimizin karşısına bu lekeyle çıkmak zorunda kalacaksınız."

İktidarın görevinin, bütün vatandaşları koruyacak önlemleri almak olduğunu söyleyen Akşener, "Hayatı paradan puldan, yönetmeyi de eşi dostu zengin etmekten ibaret sanan bir zihniyetin, ülkemize faturası ağır oluyor. Bakıyorsunuz, yine ellerini yıkamışlar, yine hiçbir suçları yok. Yok öyle yağma Sayın Erdoğan. Ekonomiyi damadının, pandemiyi de vatandaşın üzerine yıkıp bu işten elini yıkayıp çıkamazsın. Madem tek adam düzenini kurdun, o zaman tek sorumlu var, o da sensin. Madem siyasi rantın kırıntısını görünce üzerine atlıyorsun, başarısızlıkları da bir zahmet üstleneceksin." şeklinde konuştu. 

"Pandeminin ikinci dalgası Türkiye'ye pahalıya mal oldu. Bu süreçte, laf kalabalığıyla günü geçiştirmek yerine, somut adımlar atılması gerekiyor." diyen Akşener, İYİ Parti milletvekillerinin salgının başından beri süreci yakından takip ettiğini, bu kapsamda Meclis'te önergeler ve kanun teklifleri verdiğini, bunların Cumhur İttifakı oylarıyla reddedildiğini ifade etti. 

Akşener, "Milletvekillerimiz mesela dediler ki, 'Türkiye’ye getirilecek aşılar, tüm vatandaşlarımıza ücretsiz yapılsın.' Hepimizin sağlığı için yaptığımız bu öneri, Cumhur İttifakı'nın oylarıyla reddedildi. İktidarın vekilleri reddetti ama Sayın Erdoğan dün akşam çıkıp, 'Aşılar ücretsiz yapılacak' dedi. Güler misin, ağlar mısın?" diye konuştu. 

Akşener, şunları kaydetti:

"Milletimiz için istedik, esnafımız için önerdik Cumhur İttifakı reddetti. Oysa, Türkiye Cumhuriyeti Devleti, milletine ücretsiz aşı yapabilecek, zordaki esnafına aylık 2 bin lira destek verebilecek bir ülkedir.

Ama maalesef Türkiye'yi yöneten bu iktidar, milletimizi önemsemiyor, esnafımızı önemsemiyor. Millet namına iyi olan ne varsa, küçük ortağıyla birlikte parmak kaldırıp engel oluyorlar. Tek dertleri var, o da koltukları." 

Asgari ücret önerisi

Akşener, hakkaniyetli bir asgari ücret modeli üzerinde çalıştıklarını belirterek şu önerilerde bulundu:

"Mevcut durumda brüt asgari ücret 2 bin 943 lira. Gelir vergisi, SGK primi ve işsizlik sigortası fonu kesintileri yapıldıktan sonra çalışanımızın eline net 2 bin 325 lira geçiyor. Diğer taraftan asgari ücretli bir çalışanı istihdam etmek için işverenimizin cebinden ise 3 bin 458 lira çıkıyor.  Bu hem maaşı kuşa dönen çalışanımız açısından hem de yüksek bir maliyet üstlenen işverenimiz açısından kabul edilebilir bir durum değil.

Bizim önerimiz şudur: Brüt asgari ücreti 3 bin liraya çıkarıp asgari ücretli çalışanımıza brüt kazancının tamamını ödeyelim. Yani,  işverenimiz, çalıştırdığı asgari ücretli vatandaşımızın gelir vergisini ve SGK primini devlete değil çalışanına versin. Devletimiz de çalışanımızın gelir vergisini ve SGK primini üstlensin. Böylece, asgari ücretle çalışan vatandaşımızın eline net 3 bin  lira geçerken, işverene olan maliyeti ise 3 bin 458 lira olmaya devam etsin. Yani çalışanımızın eline geçen asgari ücreti 2 bin 325 liradan, 3000 liraya çıkaralım ama işverene olan maliyetini de arttırmayalım."

Akşener, bu düzenlemenin genişletilebileceğini dile getirerek asgari ücretin üzerinde maaş alan çalışanların da asgari ücretten doğan SGK priminin ve gelir vergisinin devlet tarafından üstlenilmesini istedi.