Asansör faciası davasında bir tahliye

Şişli'de, 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör kazasına ilişkin davanın duruşmasında, ''taksirle ölüme sebebiyet vermek''ten yargılanan tutuklu 4 sanıktan biri tahliye oldu

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Şişli'de, 10 işçinin hayatını kaybettiği asansör kazasına ilişkin davanın duruşmasında, ''taksirle ölüme sebebiyet vermek''ten yargılanan tutuklu 4 sanıktan birinin tahliyesine karar verildi.

13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen ve ''taksirle ölüme sebebiyet vermek'' suçundan 22,5'ar yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanan 4'ü tutuklu 25 sanığın hazır bulunduğu davanın duruşmasına, tutuklu sanıkların savunmalarıyla devam edildi.

Tutuklu sanık Turgay Dalkıç, Torunlar şirketinin şantiyesinde asansör bakımı konusunda eğitim aldığını ve sertifikası olduğunu söyledi. Çoğunlukla Torunlar şirketinde çalıştığını dile getiren Dalkıç, "Montaj, asansör bakımı ve asansörlerin küçük arızalarını gideriyordum. Torunlar şantiyesinde sürekli bulunmamız gerekmiyordu. Blok sorumlusu Önder Türksoy arıza olduğu zaman telefon ediyordu, bu şekilde görevlendiriliyordum. Şantiyeye gitmediğim zaman şantiyenin karşısındaki bakkalda akşama kadar beklerdim" dedi.

"Her arıza olayı, arıza değildir"

Mahkeme Başkanı Metin Tamirci'nin, "Asansör sık sık arıza veriyor muydu" sorusuna Dalkıç, şu yanıtı verdi:

"Her arıza olayı, arıza değildir. Çoğu erordur. Arızaların çoğu kapı siviçlerinden kaynaklanan arızalardır. Zaten eror, sorunun neden kaynaklandığını belli ediyordu. Asansörün kapısı sürgülü kapı olduğundan dengesiz açıldığından kapı takılı kalıyordu. Biz de ona göre tamir ediyorduk."

Dalkıç, olay günü D blokta çalıştığını ifade ederek, sabah arıza veren davaya konu asansöre tamir için gittiğinde asansörün çalışır vaziyette olduğunu belirtti. Olay günü saat 19.15'te bakkaldan ayrılarak araca bindiğini anlatan Dalkıç, "Kazanın olduğunu yolda öğrendim. Can güvenliği nedeniyle geri dönmedim" diye konuştu.

"Vicdanen de olsa gidip şantiyeye bakmadın mı?"

Mahkeme Başkanı Tamirci'nin, "Asansörün bakımından sorumlusun, vicdanen de olsa gidip şantiyeye bakmadın mı" sorusuna sanık Dalkıç, cevap vermedi. Olayda bir kusurunun olmadığını savunan Dalkıç, tahliyesine ve beraatine karar verilmesini istedi.

Kazanın meydana geldiği B blokta Geda Major isimli firmanın elektrik teknisyeni olarak görev yapan tutuklu sanık Önder Türksoy da olayda bir sorumluluğunun olduğunu düşünmediğini söyledi. Mahkeme Başkanı Tamirci'nin, "Vicdanen rahat mısın" sorusu üzerine Türksoy, "Evet vicdanen rahatım. Olayda sorumlunun gerçekten kim olduğunu bilmiyorum. Sorumlunun bulunması için yardımcı olmak isterim" dedi.

Tutuklu sanıklardan Adem Akyıldız ise asansörlerin sık sık arıza yaptığını, her arızanın, arıza olmadığını savunarak, şunları söyledi:

"Kapı açık olduğunda asansör uyarı verir, asansör çalışmadığı zaman buna da arıza deniliyordu. Olay gününün sabahı Dilovası'ndaki asansör fabrikasındaydım. Sabah 251 nolu asansörün arızalı olduğu haberini aldık. Birtakım malzemelerin lazım olduğunu söylediler. Malzemeleri temin ederek, olay yerine saat 16.00 civarında gittim. Davaya konu olan 310 nolu asansörle, 251 nolu asansörün bulunduğu kata çıktım. Yanımda Turgay Dalkıç ile diğer teknisyenler vardı. Arızayla bir-iki saat uğraştık. Arızanın tamirinin uzayacağını düşündüğümüz için ertesi güne bıraktık. Tekrar kaza yapan asansörle aşağıya indik. Asansörden 19.00-19.30 civarı aşağıya indim. Aynı asansöre şantiye çalışanları bindi. Kartonpiyer hazırlıyorlardı ancak henüz asansöre koymamışlardı. Şantiyenin mescidindeki lavaboda elimi yüzümü yıkadığım esnada bir ses duydum. Olay yeri ile mescit arası 300 metre kadar var. Olay yerine gittiğimde oradaki görevliler asansörün düştüğünü söylediler. Daha sonra güvenlikçiler şantiyeden ayrılmamızı isteyince, üstlerimize telefon ederek şantiye alanından ayrıldık. Sorumlu olmadığım bir suçtan eylülden beri tutukluyum, beraatimi talep ediyorum."

Savcısı, Geda Major asansör firmasının Genel Müdürü Orhan Demirel'in tutuklanmasını talep etti. Tutuklama talebine karşılık savunmasını yapması için söz verilen Demirel, asansörün kendilerine ait olduğunu ve Torunlara kiraladıklarını belirtti.

Demirel, "Asansörlerin aylık periyodik kontrollerini yapmak zorundayız. Bir siviç sökülmesiyle asansör durmaz. Diğer iki siviçin de maniple edilmesi gerekir. Bu sensörü ve siviçleri söken insan ya da insanlar suçludur. Diğer taraftan asansör raydan çıksa bile düşmemesi gerekir. Bu bir ev asansörü değil, bu bir iş makinesidir. Asla hayati tehlikesi olmaz. Düşmesi gibi bir durum olmaz" diyerek savunma yaptı.

Mahkeme heyeti, ara kararını vermek üzere duruşmaya ara verdi.

Ara karar

Daha sonra ara kararlarını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Murat Aytimur, Önder Türksoy ve Turgay Dalkıç'ın kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut delilerin bulunması, yüklenen suçun niteliği, taksire dayalı kusurlarının yoğunluğu, tutuklama tedbirinin ölçülü ve gerekli olduğunu dikkate alarak, tutukluluk hallerinin devamına karar verdiğini bildirdi.

Tutuklu sanık Adem Akyıldız'ın tahliyesine karar veren mahkeme heyeti, yurtdışına çıkış yasağı koydu. Sanık Orhan Demirel'in tutuklanma talebinin reddine hükmeden mahkeme heyeti, diğer tüm taleplerin sorgu ve savunmalar tamamlandıktan sonra değerlendirmesine karar vererek, duruşmayı erteledi.

Olay

Şişli'de 6 Eylül'de, eski Ali Sami Yen Stadı arazisindeki inşaatta malzeme ve işçi taşıyan asansörün 32. kattan zemine düşmesi sonucu 10 işçi hayatını kaybetmişti. Kazaya ilişkin İstanbul Cumhuriyet Savcısı Erdal Bağcı tarafından hazırlanan iddianamede, 4'ü tutuklu 25 sanık hakkında "taksirle ölüme sebebiyet vermek'' suçundan 2,5 yıldan 22,5'ar yıla kadar hapis cezası talep edilmişti.

Soruşturma kapsamında, Torunlar GYO Yönetim Kurulu Başkanı Aziz Torun, Yunus Emre Torun, Mehmet Torun, Lütfü Vardı, Abdülvahit Kaplan, Tuncer Akarçay, Haluk Okur, Bektaş Ateş ve Özmen Özmenoğlu hakkında ''taksirle 10 kişinin ölümüne sebebiyet vermek'' ve ''yargı görevini yapanı etkileme'' suçundan kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmişti.

 

Bu konularda ilginizi çekebilir