Beklenti büyük hükümetin mesajı yok

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA - Mardin Bağımsız Milletvekili Ahmet Türk, süreçte Kürtler’in gerekli adımları attığını savunurken, "Bundan sonra top hükümettedir. Kürtlerin beklentisi büyük. Evet Kürt tarafı bu samimiyetini, ciddiyetini ortaya koydu, ama hükümet cephesinde çok da gözle görülür bir şey yok. Bırakın bazı adımları, yani bu konuda ne yapacaklarına dair topluma yansıttıkları bir mesaj bile yok" dedi. 

Ahmet Türk barış sürecini anlatmak üzere BDP Van Milletvekili Nazmi Gür’le birlikte Washington’da temaslarda bulundu. Türk ve Gür, Beyaz Saray, Amerika Dışişleri Bakanlığı yetkilileri, basın ve sivil toplum kuruluşlarıyla bir araya geldi. Ahmet Türk, Washington’daki temaslarını Amerika’nın Sesi Türkçe bölümüne değerlendirdi. 
Türk, Amerikalı yetkililere, Kürtler’in barış süreciyle ilgili görüşlerini aktardıklarını söylerken, "Tabii ki biz de bu sürecin sağlıklı bir şekilde ilerleyebilmesi için herkesin hakem olması gerektiğini söylüyoruz. Yarın çözümsüzlük üzerinde bir tartışma çıktığı zaman, bu çözümsüzlüğün nedeni Kürtler midir, yoksa devletin politikası mıdır? Bunun çok iyi ve doğru algılanması, doğru izlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Şimdi bugüne kadar olabildikçe ABD ve Batı, Kürtleri tek taraflı mahkum ederek sanki ‘çözüm istemeyen Kürtler’miş’ gibi bir yaklaşım içindeydiler. Biz bu nedenle diyoruz ki, ‘Gelin çözümsüzlüğün nedeni Kürtler midir, yoksa devletin politikaları mıdır, bunun biz ortaya çıkmasını istiyoruz’. Tarafsız bir gözle herkesin bakması. Ayrıca tabi ki barış süreçlerinde ABD gibi çok önemli, Ortadoğu’da etkin rolü olan bir devletin bu barış sürecine de bir katkı yapabileceğine inanıyoruz. Bakınız, katkı sunmak ayrı şeydir, ama çözümün aktörleri ayrı şeylerdir. Bence çözümün aktörleri, içerdeki dinamikler, içerdeki güçler, Kürtler ve Türkler olmalı" dedi. 
Türk, Kürt sorunu çözülmeden Türkiye’nin Ortadoğu’da güçlü bir oyuncu olamayacağı görüşünü savunurken, sözlerini şöyle sürdürdü: 
"Biz inanıyoruz ki, biz olayların, gelişmelerin bilincinde olan insanlar olarak, Ortadoğu’daki sancıların bilincinde olan insanlar olarak, artık Kürtlerin de Türklerin de bir barış atmosferine ihtiyacı vardır. Çünkü barış olmadan, Kürtler’le barışmadan, Kürt halkıyla dostane ilişkiler geliştirmeden, Kürt halkının hakkını hukukunu tanımadan Türkiye’nin Ortadoğu’da çok önemli bir aktör olamayacağını artık kendileri de görüyor. Kürt meselesi çözülmeden Ortadoğu’ya istikrarın kolay kolay gelmeyeceğini artık görüyorlar. Kürtler de Ortadoğu bataklığında demokratik yöntemlerle sorunun çözümü konusunda çok önemli bir aşamaya geldiklerini görüyoruz." 

-"BU SEFER ÇOK FARKLI BİR YAKLAŞIM GÖRDÜK"- 

Daha önceki ziyaretlerine oranla Amerikalı yetkililerin kendilerini daha dikkatli dinlediğini belirten Türk, "Bu görüşmeleri yapmak için üçüncü gelişim. Daha önceki gelişlerimizde evet dinliyorlar, ama gerçekten dinlemek için. Ama bu sefer çok farklı bir yaklaşım gördük. Yani gerçekten Kürtler ne düşünüyor, bu konuda önerileri nedir, tavsiyeleri nedir, büyük bir dikkatle ve çok kalabalık bir grupla, mesela Dışişleri Bakanlığı’nda yaptığımız görüşmelerde, hem Türkiye masası, hem Suriye masası, hem Ortadoğu masası, yaptığımız görüşmede 13-14 tane bu masada çalışan insanlar da o toplantıda yer aldı. Bu da gerçekten artık Kürtsüz bir Ortadoğu olmayacağını, Kürtler tatmin olmadan Ortadoğu’ya demokrasinin gelmeyeceğinin fark edilmesidir. Şimdi şu örneklere bakmak lazım. Yani bir (Suriye’de) muhalefet var. Bu muhalefet el Nusra ile, el Kaide’yle bir değişimi gerçekleştirecekse, o değişimden bir demokrasi çıkar mı? Kürtleri dışlayarak, Dürzileri, Süryaniler’i, Ermeniler’i dışlayarak, olmaz. Ben bu düşüncemi ifade ettiğimde baktım ki mesela Amerikalılar da aynı düşünce içindedir" ifadelerini kullandı. 

-"MESELE SADECE TÜRKİYE DEĞİL"- 

Ahmet Türk ayrıca, Kürt sorununun artık yalnızca Türkiye’yle sınırlı olmadığını ifade ederek, "Mesele sadece Türkiye değil. Şunu çok iyi görmek lazım. Suriye’de Kürtler baskı altında tutulursa, Suriye’deki Kürtler’in kimliksel, kültürel talepleri göz ardı edilirse, o huzursuzluk yarın Türkiye’ye de yansıyacak. Türkiye’deki barış süreci sekteye uğrarsa, o huzursuzluk Suriye’ye yansır, Irak’a yansır, İran’a yansır. Bu bir gerçektir artık. Mesele sadece bir Türkiye meselesi, bir PKK olayı değil. Ortadoğu’da yaşayan, dört ayrı parçada yaşayan 40 milyon Kürt’ün, bugün talepleri gündeme gelmiştir. Şimdi bu talepler karşısında inkar edici, reddedici politikalarla Kürtler’in üzerine gelirseniz, eğer Türkiye’de gelirseniz, Suriye’deki Kürt huzursuz olur, diğeri huzursuz olur. Bu artık iç içe bir meseledir, büyük bir meseledir" şeklinde konuştu. 
Türk süreçte Kürtler’in gerekli adımları attığını, topun bundan sonra hükümette olduğunun altını çizerek, "Bakınız, hiçbir tartışma olmadan esir askerler serbest bırakıldı. Ateşkes kararı aldı. Güçlerini sınır dışına çekme kararı aldı. Yani bundan sonra top hükümettedir. Tabii hükümetin de bu güven verici bir ortamın sağlanması konusunda atması gereken çok önemli adımlar var. Tabii ki Kürtlerin beklentisi büyük. Evet Kürt tarafı bu samimiyetini, ciddiyetini ortaya koydu, ama hükümet cephesinde çok da gözle görülür bir şey yok. Bırakın bazı adımları, yani bu konuda ne yapacaklarına dair topluma yansıttıkları bir mesaj bile yok. Tabii beklentiler var, ama umut ediyorum ki, bu çekilme süreci tamamlandığı zaman, bence yavaş yavaş bu konuda nelerin yapılacağı konusunda yeni bir diyalog, bir tartışma veyahut görüşme zemini daha güçlü bir şekilde ortaya çıkar" diye konuştu.