14 °C

Bir annenin yurttaki karantinada 13. günü

Küçükçekmece Öğrenci Yurdu’nda başlayan karantina günlerimi “Bir annenin karantina altında 5 günü” başlığıyla yazmıştım. Odanın dışına dahi çıkmadığımız bu sürecin şimdi de 13. güne kadar yani çıkışa bir güne kala olan diğer günleri paylaşmak istedim.

Bir annenin yurttaki karantinada 13. günü

Leyla İLHAN

Koronavirüs tedbirleri kapsamında Türkiye’nin Avrupa’daki vatandaşlarına dönün çağrısıyla 17 Mart Salı günü Almanya’dan saat 12:10 uçağıyla 5 yaşımdaki kızımla birlikte Türkiye’ye döndüm. Geldiğimiz günde Avrupa’dan dönen diğer gruplarla birlikte öğrenci yurdunda tedbir amaçlı 14 günlük karantinaya alındık. İstanbul’daki Küçükçekmece Öğrenci Yurdu’nda başlayan karantina günlerimi daha önce “Bir annenin karantina altında 5 günü” başlığıyla yazmıştım. Odanın dışına dahi çıkmadığımız bu sürecin şimdi de 13. güne kadar yani çıkışa bir güne kala olan diğer günleri paylaşmak istedim.

Aile hekimim de her gün arıyor

Cumartesiden beri yani 21 Mart’tan itibaren her gün sağlık ocağından aile doktorum da arayıp durumumu kontrol ediyor. Ateşimiz bu süreçte hiç 37'ye çıkmadı. Sanırım benim kaldığım katta herkesin ateşi de normal seyrediyor. Doktorlarımız hem bizi kendilerinde olabilecek olası virüs riskine karşı korumak için odaya girmeden ateş ölçüyor. Sabah saatlerinde yapılan ölçümlerde kızım genelde hep uyuduğu için doktorların dijital ateş ölçerini, elime eldiven takarak kendim yapıyorum. Yetişkinlerin günde iki kez, çocuklara ise günde üç kez ölçüm yapılıyor.

Kantin hizmete girdi

23 Mart Pazartesi’den itibaren yurdun kantini de hizmete girdi. Ancak telefonla ulaşılmıyor. Sadece Whatsaptan ihtiyaçlarınızı yazıyorsunuz. Ağırlıkla meyve suyu, cips ve çekirdek gibi atıştırmalık ürünler satan kantin günde bir-iki kez katları dolaşıyor. Kapılara vurulduğunda dışarı çıkıp siparişimizi alabiliyoruz. Bu şekilde kızıma sevdiği atıştırmalıkları alabiliyorum. Kantin dışında birde marketlerden online siparişle de insanların ihtiyaçlarını karşıladığını görevliler tarafından kapıya teslim edilen poşetlerden görüyorum. Yan oda komşularımın hepsi İstanbul dışından. İstanbul’da yaşadığım için İstanbul’daki bir yurtta kalmak benim için şans diyebilirim. Eşim bana yakın sayılır. O yüzden mümkün oldukça eşim ihtiyaçlarımızı karşılıyor. Mesela kızım babasına balon sipariş verdi. Renklerini de söyleyerek epeyce bir balon istedi. Gelen balonlar kızıma iyi geldi. Böylece balonlarla daha fazla hareket edip enerjisini atarken, birlikte yarışmalar yaptık. Bunun yanı sıra bilgisayarı gün boyu neredeyse TV gibi açık tutuyorum. Bu da kızıma ev ortamını andırdığı için rahatlatıyor. Bu durum kızımın bilgisayarı kullanmasını da sağlarken, bende kızımın keşifleri sayesinde tek tuşla pek çok kısa yolu öğrenme imkanı buldum. Oda içinde birlikte yürüyüş aktiviteleri adım sayma kızımın en sevdiği diğer etkinlikler oldu. Kızım neredeyse alıştı bu hayata 1-2 iki eve gidelim evi özledim dışında şu ana kadar birlikte iyi gidiyoruz Bu da benim stresimi azaltıyor.

İlk zamanlarda özel koruma kıyafetleri içinde koridorlarda nöbet tutan polislerin artık sadece maske ve eldiven takarak nöbet tuttuklarını görüyorum. Odalarına içlerine kadar giren temizlik çalışanları ise özel korumalı giysilerini giymeye devam ediyor.

Organizasyonun kalitesi artıyor, özel diyet yemekleri çıktı

Anonslar ve yakalardaki etiketlerden anladığım kadarıyla burada geniş bir ekip çalışıyor Kızılay, AFAD, Milli Eğitim'e bağlı personel gibi farklı kurumlardan pek çok kişi aynı anda hizmet veriyor. AFAD ve Kızılay ekibi daha çok yemek ve çay servisinde çalışırken, okulların kapalı olması nedeniyle bir kısmı yurtlara yönlendirilen Milli Eğitime bağlı temizlik çalışanları ise yurdun temizliğini sağlıyor. Farklı departmanların bir araya gelmesi oturdukça yemek saatleri daha düzenli olurken, hangi odaya kaç yemek verileceği de odaların kapılarının üzerine yazıldı. Böylece kapı tıklanıp açılmadığında odanın kapı kulpuna kalan kişi sayısına göre yemekleri asılıyor. Hatta kulplardan yemekler kaymasın diye birde aparat takıldı. Bunun dışında diyet hastalarının kapılarına da “Dikkat Özel Diyet Menüsü” diye uyarı yazıları yazıldı ve onlar için de ayrı yemekler çıkarılıp, ayrı bir servisle verilmeye başlandı.

Böylece yanlış yemek dağıtımının önüne geçilmiş oluyor. Ancak vejeteryanlar için durum pekiyi değil. Ana yemek çoğunlukla etli oluyor bu nedenle yiyemiyorlar. Yemekler dışarıdan hazırlanıp ambalaj içinde geldiği için onlar için pek düzenleme yapılamadı. Hatta diyet yemekleri götürülmüş bu odalara çözüm için. Bu konudaki şikâyetlerini koridorlarda görev yapan polis memurlarına iletiyorlar. Onlarda gerçekten ilgileniyorlar ve gerekli yerlere ileteceklerini söylüyorlar. Ancak sistem daha çok diyet ve normal klasik yemek üzerine kurulduğu için bu kadar kısa zamanda vejetaryen yemeğine bir çözüm bulunacağını pek düşünmüyorum.

Meyve de verilmeye başlandı

23 Mart haftasından itibaren yemeklerimizin yanında artık meyve de verilmeye başlandı. Normalde ilk günlerde sadece yemekler ya da yanında ayran olurdu. Ancak artık neredeyse her öğünün yanında ya yoğurt, ya portakal verilmeye başlandı. Bir keresinde de elma ve muz verildi.

Yurtta genel olarak şartlar düzelirken, dışardan ise pekiyi haberler gelmiyor. Her geçen gün vaka sayısı Türkiye’de artarken, dışarısı korkutmaya başladı. Bunları düşündüğümde artık yurdun gözümdeki yeri değişmeye başladı. Daha güvenli bir liman gibi görmeye başladım. Hatta ilk zamanda geçmiş olsun dileklerini ileten arkadaşlarım bile yavaş yavaş bize şanslı gözüyle bakmaya başladı.

Bu hafta “çay kahve geldi” sesi yankılandı

Son haftaya girerken “çay kahve geldi” sesi ise koridorda en çok yankılanan ses oldu. Diğer servisler sessizce yapılırken, sabah, öğlen ve akşam olmak üzere günde üçe çıkarılan çay kahve servisi ise yüksek sesle “çay kahve geldi’ denilerek yüksek bir sesle yapılıyor. Servis yapan kişi yüksek sesle bağırarak duyurmanın dışında, duyulmama ihtimaline karşın ayrıca oda kapılarına da birer kez vuruyor.

Diğer yurtların şartlarını bilmiyorum. Ama bizim yurtta kalan insanların psikolojisi de sanki daha yumuşamış. Özellikle kadınların daha fazla alıştığını söyleyebilirim. Çünkü ilk başta insanlar bize test yapılsın, neden burada boşu boşuna tutuluyoruz şeklinde konuşmalarına şahit olurken, artık bunları pek duymuyorum. Belki de servislerin daha düzenli hale gelmesi, belki de dışarda artan vakalar insanları sabırlı olmaya itiyor. Her ne kadar öncesinde çok miktarda bırakılsa da artık su ve kâğıt havlu, tuvalet kâğıdı için beklemiyoruz. Koridorda kapı önlerine su ve tuvalet kâğıtları konuluyor. Böylece ihtiyacı olan oradan alabiliyor.

Ayrıca insanlara dışarıdan yemek de dahil, online siparişle tabi ki kurallara uymak kaydıyla karşılaması gibi imkanlar da rahatlatıcı unsurlar oldu.

Ancak insanlar yavaş yavaş dönüş şeklini de konuşmaya başladı. Çay alırken dinlediğim konuşmalardan insanlar buradan kendi şehirlerimize nasıl gideceğiz? şeklinde sorularda duymaya başladım. Ama insanların otogara teslim edileceği oradan da kendi şehirlerine transfer imkanı sunulacağı söyleniyor.

Kırmızı tıbbi atık poşetleri kullanılıyor

Bu arada oda içinde çöp koyduğumuz poşetler dikkatimi çekti. Kırmızı üzerinde tıbbi atık poşetler yazıyordu. Yani daha çok hastanelerde kullanılan poşetlerle çöplerimiz toplanıyor.

Bugün günlerden 26 Mart Perşembe. Şükürler olsun ki ateşimiz de hep olduğu gibi bugün de iyi gitti. İlk geldiğimiz günlerde ateşim sadece bir kez 37'yi bulmuştu o bile endişelenme mi neden olmuştu. Ama şu anda hep 36 seviyelerinde ölçüde ölçüldü bu da inanılmaz moral veriyor. Umarım her şey böyle devam eder bizde öngörülen 14 günlük karantina sürecini sağlıkla tamamlayıp evde gönüllü karantinaya devam edeceğiz. Yurttan gelen haberlerde sevindirici. Hiç test yapılmadı bize. Ateşe bakılarak yapılan ölçümlerde öğrendiğim kadarıyla şu ana kadar hiçbir vaka çıkmamış deniliyor. Sanırım 600 kişi şu anda yurtta kalıyor. Sadece üst katı boşmuş. Oraya da 23 Mart haftası başında Avrupa’dan getirilen öğrenciler yerleştirildi deniliyor.

İlginç anonslar yapıldı

Bu arada çalışan tüm ekipte olağanüstü bir gayret var ve hepsi işlerini çok iyi yapıyor. Yurdun iyi hizmet vermesi için yurtta kalanlara yönelik uyarılarda yapılıyor bunlar kanalizasyona yabancı madde atmayın şeklinde ki anonslar oldu. Bir kaç saat sonraki anonslarda ise kanalizasyondaki tıkanmaların kanalizasyona atılan eldiven maskelerden kaynaklandığı söylendi. Bir gün boyunca sık sık maske ve eldivenlerinizi çöp kutusuna atın şeklinde anonslar yapıldı. Bugün günlerden 28 Mart Cumartesi ve neredeyse üç gündür bu anonslar durmuş durumda. Sanırım uyarı anonsları işe yaradı.

Çıkış tarihi duyuruldu

Bu arada 26 Mart’ta çıkış tarihimizle ilgili anons yapıldı. 31 Mart Salı günü saat 17:00’den sonra karantina sürecimizin biteceği söylendi. Bilim Kurulu Kararı gereği saat 17:00’den önce ayrılmalara izin verilmeyeceği de sık sık anonsla duyuruldu. Arkasından yurtta kalan misafirlerin İstanbul’da belirlenen otogar, havalimanı gibi alanlara transferlerinin ücretsiz sağlanacağı şeklinde bir anons yapıldı. Ancak memleketlerine gideceklerin araçların ödemesinin ise herkesin kendisinin karşılanacağı söylendi. Akşamdan ise bize form dağıtıldı. Formda oda numaramız, TC kimlik bilgileri ve iletişim bilgilerimizi doldurularak ulaşım talebimiz olup olmadığı, varsa bırakılması talep edilen noktanın yazılması istendi. 28 Mart Cumartesi sabah saatlerinde dağıtılan formlar toplandı. Öğlen gibi ise tekrar kapılara gelinerek ulaşım seçeneğimiz soruldu.

Birçok yere otobüs, tren ve uçak seferleri durduruldu. Konuşabildiklerim ise daha çok akrabalarının başka şehirlerden gelip kendilerini alacağını söyledi.

28 Mart Cumartesi günü ilk defa kantin tarafından sigara servisi yapıldığını duydum. Sanırım birden fazla çeşit vardı. İnsanlar içlerinden sigara seçip alıyordu.

İstanbul’da oturanlarda araçla izin belgesi doldurdu

Yurda geldiğimizin ikinci günü içinde havlu, küçük bir şampuan ve sabundan oluşan bir temizlik seti verilmişti. Ben kapının sesini duyamadığım için bu seti alamamıştım. Neyse ki yanımda seyahat boyu şampuanla ilk günlerde banyo işini halettik. 3. Günden sonrada dışardan bu ihtiyaçlarımızı temin etme imkanı verildi. Böylece bu sorunu çözdük.

29 Mart Pazar günüde içinde yine bir adet şampuan ve ıslak mendilde oluşan bir temizlik kiti verildi. Son güne yakın verildiği için sanki hediye gibi geldi.

Yine bugün şehirlerarası ulaşım sınırlandırıldığı için normalde sadece şehir dışına araç ya da uçakla gideceklerin doldurduğu seyahat izin formunu bizim gibi İstanbul’da oturanların da doldurması istendi. Valiliğin aldığı karar gereği, İstanbul’da seyahat edeceğimiz adres, araçta bizimle birlikte olanların kimlik bilgilerini içeren bu formuda doldurup teslim ettik.

30 Mart Pazartesi artık yarın çıkıyoruz. Kısmi olarak hem bir oteli, hem de kısmi olarak hapishaneyi andıran yurtta son günümüz. Sanırım en son üniversitede okurken kapıları kilitlenmeyen bir odada bu kadar uzunuzun birbir süre geçirdim. İnsanı zaman zaman ürpertse de daha sonra buna da alıştım. Sonuçta güneş buraya ilk geldiğimiz gibi parlıyor. Hem çıkışa bir gün kalması hem de parlayan güneş sabırsızlık verirken, yaşama sevinci ve moralde veriyor.

Şartları giderek düzeliyor

Yine duyduğum kadarıyla kaldığımız yurdun bizden sonra Kanuni Sultan Süleyman Devlet Hastanesi’nde çalışan doktorlar için misafirhane olacağı ya da yurtdışında gelecek yeni öğrenci grupları için yurdun hizmet vereceği söyleniyor. Artık ekipler çok iyi oturduğu için yeni gelenler de yurtta daha iyi şartlarda kalacak. Biz yurda ilk gelen misafirler olduğumuz için yemek, su ve internet konusunda ilk bir iki günde kısmi de olsa sıkıntı yaşarken, yeni gelenler ise tüm bu sorunların çözüldüğü hazır bir sistemin içine girecekler.

Yurtlarda karantinaya alınacaklara öneriler

-Oda dışına hiç çıkılmıyor. O yüzden yanınıza sevdiğiniz kitapları alın.

-Gittiğiniz yurtta ücretsiz WiFi olmayabilir. Buna hazırlıklı olun.

-Yanınızda rahat kıyafetleri bulundurun.

-Şampuan, temizlik malzemeleri, tarak, havlu, varsa çocuğunuz için yeterince mama ve bebek bezi, size bir süre yetecek atıştırmalıklar yanınızda olsun.

-Moralinizi bozmamaya çalışın. Yeter ki sonu sağlık olsun.

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap