18 °C

CHP: YSK'nın hukuk cinayetine ortak olmayacağına inanıyoruz

CHP Parti Sözcüsü Öztrak, "Biz, YSK'nın hukuk cinayetine ortak olmayacağına inanıyoruz. YSK'nın bugün vereceği karar artık sadece İstanbul seçimlerini ilgilendirmiyor, bu karar aynı zamanda demokrasimiz için bir beka, yani varlık ve yokluk meselesi." dedi.

CHP: YSK'nın hukuk cinayetine ortak olmayacağına inanıyoruz

CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Faik Öztrak, İstanbul seçimine yapılan itiraza ilişkin "Biz, Yüksek Seçim Kurulu'nun (YSK) hukuk cinayetine ortak olmayacağına inanıyoruz. YSK'nın bugün vereceği karar artık sadece İstanbul seçimlerini ilgilendirmiyor, bu karar aynı zamanda demokrasimiz için bir beka, yani varlık ve yokluk meselesi." dedi.

Öztrak, "Türkiye'yi kim yönetirse yönetsin, demokrasi oyununu kuralına göre oynamaya özen göstermiştir. Hiç kimse ve özellikle de iktidarlar 'sandıktan çıkanı beğenmedim, tanımıyorum, milletin verdiği koltuktan kalmıyorum' diyemez. Çeşitli manipülasyonlarla devlet gücünü kullanarak, memurlara hazırlattığı dosyalarla milletin iradesine kumpas kurmaya kalkamaz." dedi.

"Demokrasi maskesini çıkarmışlardır"

Hiç kimsenin, soyut ve maddi temelden yoksun iddialarla kanunun tanıdığı bir hakkı suistimal ederek sonuçları geciktirmeye teşebbüs edemeyeceğini vurgulayan Öztrak, şunları kaydetti:

"Ülkenin Cumhurbaşkanlığı koltuğunda oturanlar, seçim güvenliğinden sorumlu kurulu 'seçimleri yenilersen aklanırsın' diyerek baskı altına alamaz, zan altında bırakamaz. Maalesef 2019 Türkiyesinde bunların hepsi olmuştur. 31 Mart Mahalli İdare Seçimlerinin üzerinden 36 gün geçmiştir. İstanbul Büyükşehir Belediyesi seçimlerinden İstanbulluların kararını beğenmeyen saray ve onun bekçisi türlü türlü oyun ve itirazla sandıkta milletin verdiği kararı masa başında değiştirtmek için uğraşıp durmaktadırlar. Bu çerçevede son bir aydır yaşadıklarımız demokrasi tarihimize birer ibret vesikası olarak geçecektir. Demokrasiyi vakti zamanı geldiğinde inilecek bir tramvay olarak görenler, cici demokrasi maskesini bugün yüzlerinden çıkarıp atmışlardır. Daha 1 Nisan sabahı bazı pelikan mahfillerinde kumpasın düğmesine basılmıştır. 3 Nisan'da Dolmabahçe'de AK Parti Genel Başkanının himayesinde yapılan toplantıda ise demokrasimize kast edecek bir hukuk cinayetinin senaryosu yazılmıştır."

Öztrak, bu senaryo çerçevesinde maddi temelden yoksun, devlet gücü kullanılarak üretilen birtakım dosyalarla seçimi çalma operasyonunun başlatıldığını savunarak, yapılan sayımlar ve itirazların sonucu değiştirmediğini söyledi.

Sandık kurul başkanları ve üyeleri hakkındaki bazı iddialarla seçimin iptalinin istendiğini ifade eden Öztrak, "Tüm bu itirazların gerekçesi, seçimi kaybettiği halde koltuktan kalmak istemeyen mızıkçıların, 'seçimlerde hiçbir şey olmasa da bir şeyler oldu' hissiyatına dayanmaktadır." diye konuştu.

"Çorbaya atılan sineğe benzedi"

Bugüne kadar yapılan her itirazın maddi temelden yoksun olduğunun anlaşıldığını kaydeden Öztrak, "Sandık sandık olalı böyle işkence görmemiştir. Bu yaşadıklarımız, Cumhuriyet ve demokrasi tarihimizde bir ilktir. İstanbul'un Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'dur, artık bunu herkes içine sindirmelidir. Bu hakkın tesliminin kesinleşmesinin hemen arifesinde seçim çalma kumpasının mimarları, mızıkçılar şimdi son çırpınışlarını yapmaktadırlar." dedi.

Öztrak, dün YSK'yi etkilemeye ve tehdide dönük yeni bir oyun piyasaya sürüldüğünü, gizli olarak yürütülmesi gereken bir soruşturmayla ilgili bilgilerin sızdırıldığını kaydederek, bu kapsamda 43 sandık kurulu üyesinin FETÖ ile irtibatının çıktığını söyledi.

Bunun, FETÖ tehdidiyle YSK'yi etkilemeye dönük açık seçik bir manipülasyon olduğunu ileri süren Öztrak, şöyle konuştu:

"FETÖ meselesi giderek çorbaya atılan sineğe benzemeye başlamıştır. İktidar için de çok kullanışlı bir araç haline gelmiştir. Beyler yemişler, içmişlerdir, tam hesabı ödeme anı gelince çorbaya sineği atıp, hesabı ödemeden kaçmaya çalışmaktadırlar. İktidar için Bank Asya'ya para yatırmak FETÖ'cü olmaya yetiyor ama Bank Asya'da yıllarca çalışılıp yöneticilik yapmak, bürokraside en üst makamlara gelmek için herhangi bir sorun teşkil etmiyor. Bank Asya'ya milyarlar yatıran, FETÖ'nün yayın organlarında hisse sahibi olan iş adamları FETÖ'cü olmuyor, mevcut iktidardan ihale üstüne ihale almaya devam ediyorlar ama Bank Asya'ya kazara para yatıran bir sandık kurulu üyesi seçimlerin yenilenmesi için gerekçe oluyor. Bunlar artık giderek komikleşmeye başladı. Durum vahim."

"Milletin aklıyla daha fazla alay etmesinler"

Bunun, iktidarın elindeki devlet gücünü kullanarak seçimleri iptal ettirme senaryosunun ulaştığı en son nokta olduğunu savunan Öztrak, "Bu aynı zamanda tek adam parti devleti rejimindeki yeni normalleri de ortaya koyuyor. Yeni normal 'seçimle gitmeyeceksin.' Devleti kullanacaksın, seçimle gitmemek için elinden gelen her şeyi yapacaksın. Yeter artık." dedi.

"Milletin aklıyla daha fazla alay etmesinler." ifadesini kullanan Öztark, şöyle konuştu:

"İstanbul seçimlerini çalıp kaçmaları için bu iddiaların maymuncuk olması söz konusu dahi olamaz. İktidar ne yaparsa yapsın, sandığa ne kadar işkence ederse etsin, bu ülkede hukuk, adalet varsa sonuç değişmeyecektir. Ekrem İmamoğlu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanıdır. Elini tutmasınlar, artık iş yapmasına izin versinler. Biz, YSK'nın bu hukuk cinayetine ortak olmayacağına inanıyoruz. YSK'nın bugün vereceği karar artık sadece İstanbul seçimlerini ilgilendirmiyor, bu karar aynı zamanda demokrasimiz için bir beka, yani varlık ve yokluk meselesi. İşte beka burada. Türkiye tüm tehdit ve baskılara rağmen bir hukuk devleti mi olacak, yoksa iktidarın zorbalığına boyun eğerek totaliter bir rejime mi dönüşecek? Egemenlik, kayıtsız şartsız milletin olmaya devam mı edecek, yoksa masa başında kumpaslarla millet egemenliğinin çalınabildiği üçüncü dünyanın başarısız devletleri ligine mi düşeceğiz? YSK, bu ülkede güvenle seçim yapılmasını sağlayan bir kurum mu olacak, yoksa kendi itibarını ve varlık sebebini inkar mı edecek? YSK'nın, AK Parti'nin maddi temelden yoksun iddialarına vereceği cevap aynı zamanda tüm bu soruların da cevabı olacaktır."

"YSK'nın pusulası seçim hukuku ve içtihadıdır"

YSK'nin kararıyla, millet iradesiyle koltuğu hakedenin hakkını elinden almayarak, demokratik meşruiyetin elde kalan son kalesi olan sandığı korumakla kalmayacağını, Türkiye'de hukuka ve demokrasiye inancı da yeniden yeşerteceğini vurglayan Öztrak, "YSK'nın pusulası seçim hukuku ve içtihadıdır. Bu pusula şaşarsa, ekonomimiz, siyasi istikrarımız ve toplumsal barışımız üzerindeki kara bulutlar daha da kararacak, puslu havayı sevenlere fırsat doğacaktır." dedi.

Alınacak kararın ekonomiye de olumsuz etkileri olduğunu anlatan Öztrak, "Bugün dolar 6 lirayı gördü. Evet, dışarıdan gelen etkiler de var ama neden bundan en fazla Türk ekonomisi etkileniyor. Faizler artıyor. İktidar bir an önce ülkenin bu gerçek meselelerine eğilmek zorundadır. 24 Haziran seçimlerinde de bunları çözmek üzere oy istemiştir. Ülkemizin kaybedecek tek dakikaya dahi tahammülü yoktur. Bu nedenle, YSK üyelerinin omuzlarında çok büyük bir tarihi sorumluluk vardır." ifadelerini kullandı.

Öztrak, millet iradesinin kirletilmeyeceğine, hakkın, hak edenin elinden alınmayacağına inandıklarını belirterek, seçim konusunun bir an önce ülkenin gündeminden kaldırılması gerektiğinin altını çizdi.

Ve YSK İstanbul için toplandıVe YSK İstanbul için toplandı

 

Kaynak: AA