CHP'den Erdoğan'ın 'Belediyelerin engellendiği yalandır' sözlerine tepki

CHP Genel Başkan Yardımcısı Torun, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, “CHP’li belediyelerin engellendiği yalandır.” açıklaması ile ilgili, "İstanbul, İzmir, Muğla ve Adana büyükşehir belediyelerimizin 20 milyar TL tutarındaki 6 büyük projesinin finansmanını bir yıldan fazla süredir onaylamadığınız mı yalan? Bakanlığın yardımlarının yüzde 97’sini kendi belediyelerinize aktardığınız mı yalan?” dedi.

ANKA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

CHP Yerel Yönetimlerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Seyit Torun, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dün katıldığı televizyon programındaki, “CHP’li belediyelerin engellendiği yalandır, biz kimseyi engellemiyoruz.” açıklamasına yaptığı yazılı açıklamayla yanıt verdi.

Torun, şunları kaydetti:

“Erdoğan, dün yaptığı açıklamalarda yine promptera yazılan kadar konuşmuş, gerçekleri saptırarak algı operasyonu yapmaya çalışmıştır. Bize de Erdoğan’a değil, promptera cevap vermek düşmüştür. Erdoğan’ın belediyelerin genel bütçe gelirlerinden aldığı payların artmasını örnek vererek kendini savunmaya çalışması acziyetin ürünüdür. Çünkü belediyelerin genel bütçeden aldığı paylar zaten yasal güvence altındadır. Belediyelere nüfusları, yüzölçümleri ve gelişmişlik endeksleri gibi alanlardaki durumlarına göre genel bütçeden belli oranda pay aktarılmaktadır. Bu, AK Parti iktidarlarından önce de bu şekilde olmuştur. 2019 seçimlerinden sonra, belediyelerin aldığı payların oranları artırılmamış, aynı kalmıştır. Genel bütçe gelirleri arttıkça, doğal olarak belediyelerin payları da artmıştır. Yani Erdoğan’ın ‘Belediye gelirlerini artırdık’ açıklaması koca bir yalandır. Erdoğan’ın, çok istese dahi tüm partilerden tüm belediyeleri kapsayan bu gelirleri kesmesi mümkün değildir.

“Projeleri onaylamadığınız mı yalan?”

Erdoğan, algı oyunlarını bırakıp, şu sorulara cevap vermelidir: İstanbul, İzmir, Muğla ve Adana büyükşehir belediyelerimizin 20 milyar TL tutarındaki 6 büyük projesinin finansmanını bir yıldan fazla süredir onaylamadığınız mı yalan? Pandemide belediyelerimizin ekmek dağıtmasını dahi engellemeye çalışıp, 15 milyon liralık bağış hesaplarına el koyduğunuz mu yalan?

“Kaynakları kendi belediyelerinize aktardığınız mı yalan?”

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı’nın yardımlarının yüzde 97’sini kendi belediyelerinize aktardığınız mı yalan? Sadece Konya’daki belediyelerinize tüm muhalefet belediyelerinden daha fazla araç verdiğiniz mi yalan? Yetmezmiş gibi Bakanlıktan Saray’a bile 5 araç aldığınız mı yalan? Aynı bakanlığın milyonlarca liralık nakdi yardımlarını kendi belediyelerinize aktardığınız mı yalan? Belediyelerin bankası olan İLBANK kredilerinin tamamına yakınını kendi belediyelerinize verdiğiniz, biz ‘Bu kredileri kimlere verdiniz’ diye sorunca ‘ticari sır’ deyip yanıtlamadığınız mı yalan? Orman Genel Müdürlüğü araçlarının tamamını kendi belediyelerinize hibe ettiğiniz mi yalan?

“Serik mi yalan, Şırnak mı yalan?”

Sayın Ekrem İmamoğlu’na ‘elini arkadan bağladın’ diye açtığınız soruşturma dahil bizim belediyelerimize tetikçi müfettişlerle baskı kurduğunuz, ama Serik Belediyenizdeki 500 bin liralık rüşvete sessiz kaldığınız mı yalan? Yalova Belediye Başkanımızı mahkeme kararı olmadan görevden alıp, Şırnak’taki iki belediye başkanınız hakkında hapis cezası varken onları koruyup işlem yapmadığınız mı yalan? Turizmi Teşvik Kanunu başta olmak üzere pek çok yasa ile belediyelerimizin yetki ve gelirlerini ellerinden aldığınız mı yalan? Büyükşehirleri kaybedince ulaşım koordinasyon merkezlerinin üye yapısını değiştirip çoğunluğu merkezi yönetime devrettiğiniz mi yalan? Partinizin yönettiği Türkiye Belediyeler Birliği’nin bütçesinin yarısından fazlası bizim belediyelerimizden kesilmesine rağmen, kaynaklarının tamamına yakınını kendi belediyelerinize aktardığınız mı yalan?

“Haksızlıkları kabul etmesi yakındır”

Prompterın dediği her zaman doğru değildir. Yalanı gerçek gibi söylemek, Cumhurbaşkanlığı makamına yakışmaz. Erdoğan’ın, Sezen Aksu’ya yönelik tehdidinden çark ettiği gibi belediyelerimize yönelik haksızlıkları da kabul etmesi yakındır.

“İBB’yi itibarsızlaşma çalışması suçluluk psikolojisidir”

Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediyemizin karla mücadelesini itibarsızlaştırmaya çalışması da suçluluk psikolojisidir. İstanbul Havalimanı’nın çöküşünü, Marmaray’ın yolda kalışını, iktidarın sorumluluğundaki yolların felç oluşunu, Gaziantep başta olmak üzere kendi belediyelerindeki mağduriyetleri konuşamayan Erdoğan, beceriksizliklerini gizlemeye çalışmıştır. Ne yazık ki bu sorular da Erdoğan’a sorulamamıştır.”