Danıştay Başkanı'ndan "müdahale" uyarısı

Yargı camiası ile siyaset dünyasının biraraya geldiği Danıştay'ın 146. kuruluş yıl dönümünde konuşan Danıştay Başkanı Güngör, yargıçların müdahalelere karşı kendilerini korumaları çağrısında bulundu

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA - Danıştay'ın 146. kuruluş yıl dönümü ve "Danıştay ve İdari Yargı Günü" sebebiyle Danıştay Konferans Salonu'nda tören düzenlendi. Etkinlik devletin zirvesini buluşturdu. 

Yargı camiası ile siyaset dünyasını buluşturan törende Danıştay Başkanı Zerrin Güngör konuşma yaptı.

Danıştay'ın konferans salonunda yapılan kuruluş yıldönümü etkinliğinde konuşan Güngör, "Yargı kararlarına ve yargıçlara eleştiri getirilirken, yargı ve yargıçlar idarenin yandaşı ya da idarenin faaliyetlerine sürekli engel çıkaran bir güç gibi değerlendirilmemelidir. Yargı sürecinin sağlıklı şekilde işleyebilmesi için bir taraftan yasama ve yürütme, yasal yetkilerini kuvvetler ayrılığı ilkesine uygun kullanmalı, diğer taraftan yargıçlar da uygunsuz müdahalelerden kendilerini olabildiğince korumalıdır." dedi.

Yargı kararının eleştirisi ile yargı organının eleştirisinin aynı anlam ve sonucu içermediğini ifade eden Güngör, kimi zaman bu eleştirilerin kararı aşarak, yargıyı eleştirmeye dönüştüğünü söyledi.  Güngör, "Yargının saygınlığının zedelenmesi bir ülke bakımından yıkıcı etkilere yol açar."  dedi.

"Yargı camiasına önemli görevler düşüyor"

Bağımsız ve tarafsız bir yargının varlığı konusunda öncelikle yargı camiasına çok önemli görevler düştüğünün altını çizen Güngör, bunun yargı mensuplarının duruşlarına, davranışlarına ve makul sürede verdikleri kararlardaki isabete bağlı olduğunu söyledi.

Yargının herhangi bir gücün etkisi veya baskısı altında kalmaması gerektiğini dile getiren Güngör, "Yargıda görülmekte olan bir dava hakkında yargının içinde ya da dışında herhangi bir kurum ve kuruluşun Anayasa dışına çıkarak, görev alanına müdahale anlamına gelebilecek yönlendirici mahiyette görüş beyan etmesi, karar, bildiri, duyuru yayınlaması, hukuka, adalete ve yargıya olan güveni sarsıcı niteliktedir" değerlendirmesinde bulundu.

"Kararlarımızı eleştirilemez görmüyoruz"

Yargının değil yargı kararlarının bilimsel ve teknik eleştirisine ihtiyaç duyduklarını bildiren Güngör, şöyle devam etti:

"Yargı mensupları olarak kararlarımızı eleştirilemez görmüyoruz. Kararlarımızın bilimsel eleştirisine açığız, hatta bu hususta bir eksiklik dahi hissediyoruz. Yargı kararları taraf menfaatleri bakışı olmadan, objektif, bilimsel kriterlere göre değerlendirildikçe hukukumuzun gelişeceğine samimi olarak inanıyoruz. Ancak yargı kararının eleştirisi ile yargı organının eleştirisi aynı anlam ve sonucu içermemektedir. Kimi zaman bu eleştiriler kararı aşarak, yargıyı eleştirmeye dönüşmektedir. İşaret etmek gerekir ki yargının saygınlığının zedelenmesi bir ülke bakımından yıkıcı etkilere yol açar. Saygınlığı zedelenmiş bir yargının bulunduğu ülkenin iç barışını sağlaması, ekonomik ve hukuki istikrarı devam ettirmesi, giderek yönetilebilir olması kesinlikle mümkün olamaz."

"Yargının kamu yararına engel oluyormuş gibi gösterilmesi kabul edilemez"

Yargı kararlarının, açık anlaşılabilir, hukuki temele dayanan ve gerekçeli olması gerektiğine işaret eden Güngör, "İşlem tesisi aşamasında gerekli ve yeterli özeni göstermeyen kimi birimlerin, yargıyı kamu yararına engel oluyormuş gibi göstermeleri kabul edilemez" dedi.

Bu konularda ilginizi çekebilir