26 °C

DEİK: Türkiye’nin yeni hedefi ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması olmalı

DEİK Başkanı Nail Olpak, “Türkiye’nin yeni hedefi ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması olmalı.” dedi.

DEİK: Türkiye’nin yeni hedefi ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması olmalı

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK)Başkanı Nail Olpak ve Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ'ın katılımıyla TAİK tarafından hazırlanan "Kovid-19 sonrası Türkiye-ABD Ekonomik İlişkileri" konulu çalışmanın ilk bölümüne ilişkin basın toplantısı gerçekleştirildi.

Toplantıda konuşan DEİK Başkanı Nail Olpak, geçen yıl Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi, Brexit sürecinin Türkiye’ye etkisi, Türkiye’den yurt dışına yapılan yatırımlara ilişkin stratejik çalışmalar yaptıklarını ifade etti ve dış ticaretin yüzde 50’sini ve Türkiye’deki yabancı sermaye yatırımlarının büyük kısmını oluşturan Avrupa Birliği ile olan ilişkilerin çok önemli olduğunu vurguladı.

Olpak, DEİK olarak 3 ana bölgeyi öncelikli olarak aldıklarını anlatarak, sözlerini şöyle sürdürdü:
“DEİK’in pandemi sonrası yol haritasında, şu anda içinde bulunduğumuz yeni süreçle birlikte, 3 stratejik bölge olan Amerika, Avrupa-AB ve Asya Pasifik coğrafyaları bulunuyor. Amacımız bu önemli bölgelerdeki ticaretimize yön vermek. ABD ile 100 milyar dolarlık ticaret hacmi hedefimiz bulunurken, ABD’li Senatör Lindsey Graham ile yaptığımız webinarımızda, Graham, 'Bir adım ötesini, Serbest Ticaret Anlaşması’ndan (STA) konuşalım' dedi. 3 ayrı bölgede 3 ayrı gruba görevler verdik. Türkiye’nin yeni hedefi ABD ile Serbest Ticaret Anlaşması olmalı. DEİK’in görevi bu bazdaki çalışmaların üzerine gitmektir.”

COVID-19 sürecinde iş yapma şekillerinin değiştiğini gördüklerini belirten Olpak, “Finansmanın şekli de değişiyor. Dünya ekonomisine baktığımızda, merkez bankaları bugün özel sektör yatırımlarına finansman desteği kararı aldıklarına tanık oluyoruz. Bu küresel ekonomi ve ticaret dünyası için çok önemli bir değişim.” dedi.

“Glokalleşme, COVID -19 ile başka boyuta doğru gidiyor”

Olpak, “glokalleşme”nin Amerika rüzgarıyla başladığını ifade ederek, şu açıklamayı yaptı:

“Glokalleşme, COVID -19 ile başka boyuta doğru gidiyor. Bugüne kadar ölçek ekonomisinden söz ederken, artık büyük ölçekli ekonomiler için dahi tek kaynağa bağlı olmanın yeterli olmadığı ve hatta tedarik zinciri için büyük riskler taşıdığı yeni bir dönemdeyiz. Elbette artık lojistiğin de tanımı değişti. Lojistik, bugüne kadar sadece uzaklık ve yakınlık kavramları ile açıklanırken, satın almak istediğiniz ürünler yakınımızda olsa dahi eğer olağanüstü durumlarda ulaşılabilir değil ise işlevini yitiriyor.”

Dünya ekonomisi ve dış ticarette her açıdan büyük değişimlerin yaşandığı, dönüşümlere hazır olunması gereken bir süreçten geçildiğini aktaran Olpak, DEİK olarak gelecek dönemde, ana eksenlerinde yer alan ülke ve bölge bazlı stratejik raporların öncelikleri olacağını söyledi.

"ABD ile Çin arasındaki ticaret koridorunun 150-200 milyar dolar daha daralması öngörülüyor"

DEİK, Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, "2023 yılına kadar ABD ile Çin arasındaki ticaret koridorunun 150-200 milyar dolar daha daralması öngörülüyor. Türkiye de bu pastadan pay alabilecek en büyük adaylardan birisi." dedi.

Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Türkiye-ABD İş Konseyi (TAİK) Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, "2023 yılına kadar ABD ile Çin arasındaki ticaret koridorunun 150-200 milyar dolar daha daralması öngörülüyor. Bu da diğer ülkeler için son derece önemli fırsatlar sunuyor. Türkiye de bu pastadan pay alabilecek en büyük adaylardan birisi." dedi.

Yalçındağ, COVID-19 ile birlikte ilaç, telekom, bilişim gibi sektörlerde daha çok etkisi görülen ulusal güvenlik konusunun ABD ile Çin'in arasındaki gerilimin merkezine oturduğunu belirterek, ABD'nin, 2019 yılında hızla azalttığı Çin’den yaptığı ithalatı gelecek yıllarda da azaltma konusunda son derece kararlı adımlar attığını ifade etti.

TAİK Başkanı Mehmet Ali Yalçındağ, elektronik ve elektrikli ekipmanlar sektöründe Türkiye'nin yetkinlik düzeyinin iyi olduğunu ancak ABD pazarında yeterince güçlü ilişkiler kurulamadığını söyledi ve ekledi, “Türkiye’nin şu anda ABD’ye ihracatında neredeyse hiç yer almayan iki sektörün Türkiye’nin odaklanması gereken alanlar olduğunu düşünüyoruz. Bunlardan birincisi, elektronik ve elektrikli ekipmanlar sektörü diğeri ise bilişim ve haberleşme teknolojileri (ICT) sektörü."

Yalçındağ, her iki sektör için de Türkiye’nin bir yandan yatırımları çekmeye odaklanması bir yandan da mevcut yetkinliklerini daha ileri noktaya taşıyacak adımları bütün paydaşlarla beraber uygulamaya geçmesi gerektiğini vurguladı.

"Büyük ölçekli tedarik sağlamak için tedarik şirketleri kurulmalı"

Yalçındağ, Türkiye'nin zaten güçlü olduğu otomotiv parçaları, tekstil ve hazır giyim, beyaz eşya, yapı malzemeleri ve mobilya gibi sektörlerde ABD pazarına büyük ölçekli tedarik sağlamak için tedarik şirketleri ve oluşumlarına destek olunması gerektiğine değindi ve iki ülkenin karşılıklı yapacağı yatırımlar ile Afrika’da ABD ile ortak girişimlerin son derece önemli bir yer tutacağını sözlerine ekledi.

Kaynak: AA

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap