19 °C

"Demokratik siyasette şiddete yer yoktur"

AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Çelik, Kılıçdaroğlu'na yapılan saldırıya ilişkin, "Kimse şiddete başvurmamalıdır. Demokratik siyasette şiddete yer yoktur." dedi.

Demokratik siyasette şiddete yer yoktur

AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, Kızılcahamam Eliz Hotel'de düzenlenen AK Parti 28. İstişare ve Değerlendirme Toplantısı devam ederken basın mensuplarına kampa ve gündeme ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

Kampın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın konuşmasıyla başladığını anımsatan Çelik, yerel seçimden çıkıldığı için bu kampın daha yoğun olarak belediye başkanlarıyla gerçekleştirildiğini, bu çerçevede Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Özhaseki tarafından Türkiye genelinde yerel seçim dinamiklerinin nasıl algılandığı yönünde kapsamlı bir sunum ve değerlendirme yapıldığını belirtti.

"Kurul o kararı icra edecektir"

Çelik, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na saldırı sonrasında AK Parti'den kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen parti üyesi Osman Sarıgün'ün durumuna ilişkin soru üzerine, "İl Disiplin Kurulu bu meseleye bakıyor. Biz, ihraç olduğunu açık bir şekilde söyledik. Onun birtakım süreleri var. O kendi süresi içinde gerçekleşecektir. Normal olarak kurul o kararı icra edecektir." ifadesini kullandı.

Bu kişinin kesin ihraç talebiyle disipline sevk edildiğini hatırlatan Çelik, "Buradaki meselemiz, demokratik siyasette şiddete yer yoktur, şiddet kapısı asla açılmamalıdır. Hiç kimse şiddete başvurmamalı, AK Parti'nin temel ilkelerindendir." dedi.

"AK Parti'nin görüşü değildir"

Sarıgün'ün, adli kontrol şartıyla serbest kalmasının ardından sosyal medyada ellerinin öpüldüğü fotoğrafların yer aldığının hatırlatıldığı Çelik, şunları söyledi:

"Bazı tweetler ben de gördüm. Bazı yaklaşımlar da gördüm. Bizi bağlayan şey Genel Başkanımızın sözüdür, ne dediğidir. AK Parti'nin gerçek görüşü, resmi görüşü odur. Ayrıca Genel Başkanımızın yetkilendirdiği kişilerin onun adına yaptığı açıklamalardır. AK Parti görüşü bu şekilde şekillenir. Soruluyor, 'Bu gazete böyle manşet attı, bu şahıs böyle bir açıklama yaptı, siz ne diyorsunuz?' diye. Dolayısıyla şöyle bir şey var, Genel Başkanımızın ortaya koyduğu görüş bizlerin Genel Başkanımız adına ortaya koyduğu görüşle çelişen şey demek ki AK Parti'nin görüşü değildir. Bu bizim dışımızda bir görüştür. Kabul etmediğimiz bir görüştür.

"İnsafla ve ahlakla bağdaşmayan açıklamalar"

Çelik, CHP Sözcüsü Faik Öztrak'ın, "AK Parti Genel Başkanı sarf ettiği sözlerle Sayın Genel Başkanımıza yönelik organize suç girişimini sahiplendi, suça ortak oldu." açıklamasına ilişkin de şöyle konuştu:

"Bunlar artık insafla ve ahlakla, siyasi bir değerlendirme söz konusu olmayacak şekilde bağdaşmayan açıklamalar. Bu, birisinin uğradığı saldırıdan memnuniyet ifadesi, Türk siyasi hayatına CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu'nun ifadesi olarak geçmiştir. Cumhurbaşkanımızın aracı saldırıya uğradığında bir koruması ağır yaralandığında söylediği sözü hatırlayın. 'Rüzgar eken, fırtına biçer' gibisinden o saldırganları meşrulaştıran, cesaretlendiren bir tavır ortaya koymuştu. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımız, basın toplantısında da ifade etti. Bakanlarımız saldırıya uğradığı zaman yaptıkları açıklamaları, o saldırıyı yapan şahısları nasıl himaye ettiklerini, kendi milletvekilleri aracılığıyla onları korumaya aldıklarını görüyoruz."

"Tek yapmaya çalıştıkları Cumhurbaşkanımızı suçlamak"

AK Parti'nin şiddete tavır koyduğunu vurgulayan Çelik, olayın yaşandığı yerde kimsenin olmadığı yönündeki iddiaları yalanladı, bakanların olayı yatıştırmak için gösterdiği gayretleri anlattı.

Kılıçdaroğlu'nun geleceğinin haber verilmediğini dile getiren Çelik, "(Devlet 1,5 saat ortada yoktu) deniliyor. Devlet oradaydı. Elinden geleni herkes yaptı. Evet, şiddete karşı tavır göstereceksek, gösteriyoruz. Kınanacaktır, kınıyoruz ama buradan çıkıp da 'organize linç girişimi', bunun başında da Cumhurbaşkanımızı ya da bizim bakanlarımızı gösterme şeklinde bir yaklaşım, buradan başka bir tablo çıkıyor. O tablo da şu, kimsenin saldırıyla, bu şiddetle CHP yöneticilerinin herhangi bir derdi yok. Tek yapmaya çalıştıkları şey bu eylemin arkasında AK Parti'yi göstermeye çalışmak, Sayın Cumhurbaşkanımızı, bakanları suçlamak." dedi.

"Sosyal demokrasiyle ilgileri yok"

CHP'lilerin açıklamalarının çoğunun hukuk dilinde "göçmen düşmanlığı, nefret suçu" olarak değerlendirildiğinin altını çizen Çelik, "Siz bu şekilde siyaset ürettiğiniz, memleketin içinde bu şekilde bir nefret siyaseti yaydığınız zaman, tabii ki birileri çıkıp size bir şey söyleyecek. Kendilerine 'sosyal demokrat parti' diyorlar. Söylediklerini yukarıdan aşağı dizdiğiniz zaman kendilerinin sosyal demokrasiyle ilgileri yok. Bu uygulanan program, bu yaklaşımlar Avrupa aşırı sağıyla yüzde 90 oranında benzerlik gösteren siyasetler. Keşke becerebilseler de Avrupa'daki sosyal demokrat partiler gibi insan haklarına, temel hak ve hürriyetlere saygılı, vesayet ile aralarına mesafe koymuş partiler olsalar." diye konuştu.