12 °C

Elma üretiminde 3 milyar dolara koşuyoruz

Dünyanın en büyük 3'üncü elma üreticisi olan Türkiye'de elmanın yarattığı ekonomik büyüklük 3 milyar dolar. Türkiye'nin dünyadaki 144 milyar dolarlık pastadan daha çok pay alması için elmaya katma değer yaratacak projeler geliştirmesi gerekiyor

Elma üretiminde 3 milyar dolara koşuyoruz

HANDAN SEMA CEYLAN

YURT HABERLERİ -Elma dünyada tam 144 milyar dolarlık ekonomi oluşturuyor. Çin ve ABD’nin ardından dünyanın üçüncü büyük üreticisi Türkiye’de ise elma ekonomisi 3 milyar dolar. Bir yılda tüm dünyada 76 milyon ton elma üretiliyor. Türkiye’de üretim 3 milyon tonu aşmış durumda. Dünyada bir elma ortalama 2 dolardan satılırken, Türkiye’nin ürettiği elma ancak 1 dolardan alıcı bulabiliyor. Üçüncü büyük üretici Türkiye’nin 144 milyar dolarlık pazardan daha fazla pay alması için elmaya katma değer sağlaması gerekiyor. Aktardığımız tüm bu rakamlar Cantek Soğutma’nın Yönetim Kurulu Başkanı Can Hakan Karacan ile Prof. Dr. Rahmi Türk’ün araştırmaları sonucunda ortaya çıkmış ‘Elma’ kitabından. 

“Bir ürünle ilgili depo yaparken o ürün hakkında çok bilgi sahibi olmanız gerekiyor” diyor Can Hakan Karacan (üstte) ve kitabı yazma öykülerini, “Bizim işimiz soğutma. Bir elma deposu kurarken bu ürünün her halini bilmek gerekiyor. Eksik bilirseniz, karşı tarafı ikna edemezsiniz. Bunun için bir temel oluşturmak istedik. Soğuk depo yaptıracak arkadaşlar, hazırlayacağımız kitabı açsınlar, buradan öğrensinler dedik. Elma nasıl bir şey, kaça satılıyor, elmanın dünyadaki ticareti ne, kısaca elma kaç paralık bir şey... Elma bahçesi nasıl işletiliyor, maliyeti nedir bunları anlatalım istedik. Elma suyu yapma teknolojileri ve maliyetlerini, sirke, kuru yapmanın maliyetini öğrendik. Ortaya mitolojisinden başlayıp, en son ne kadara mal olacağına dair, koskocaman ekonomi kitabı çıktı. Memlekette bu ürünün sorunları ve çözümleri de kitapla ortaya çıktı. Çünkü rakamlar ortaya çıkınca, sorun da tespit ediliyor, çözüm de üretilebiliyor” şeklinde anlatıyor. 

Karacan, kitabı hazırlayan ekip olarak FAO’nun verilerinden, TÜİK’in istatistiklerine kadar pek çok rakamı elden geçirdiklerini, Amerika’daki bahçeleri gezdiklerini, Hollanda, Fransa, İtalya’da gözlem yaptıklarını ve Çin piyasasından elma toplayıp kalite ve fiyat kontrolü gerçekleştiklerini, Türkiye’de bu işi yapan üreticilerle konuştuklarını kaydediyor. Türkiye’de 3 milyon tonun üzerinde elma üretildiğinin altını çiziyor Karacan ve “Türkiye’deki elma ekonomisi 3 milyar dolar üretim rakamına böldüğünüzde elma başına 1 dolarlık ekonomi var. Dünyada 76 milyon ton elma üretiliyor ve ürünün ekonomik büyüklüğü 144 milyar dolar. Türkiye dünyanın 3’üncü büyük elma üreticisi. 144 milyar dolardan sadece 3 milyar dolar pay alabiliyoruz. Yani dünya elmayı 2 dolara satıyor biz 1 dolara. Uzmanlar önümüzdeki 25 yılın trendinin ‘gıda sektörü’ olacağını söylüyor. Türkiye'nin güçlü olduğu tarım ürünlerine katmadeğer yaratması şart” diyor. 

Elmanın yüzde 16’sı zayi 

Hakan Karacan, “Çin en büyük üretici olduğu halde elma çok kıymetli. Yaklaşık 2.5 dolar. Bizde elmayı 40 kuruşa mal eden üretici bunu hızlıca 80 kuruşa satmaya çalışıyor” diyor ve ekliyor: “Her ürün için ayrı bir birim kurulmalı. Örneğin ‘3 milyar dolarlık elmayı nasıl 4 milyar dolar yapabiliriz’ diye düşünmek lazım” açıklamasını yapıyor. 

Katma değerin dört adımı 

Bir ürüne katma değer sağlamanın 4 yolu olduğuna işaret eden Karacan, “Zamanında bunu bir büyüğümden dinlemiştim. Şekil değiştireceksiniz, mekan değiştireceksiniz, sahip değiştireceksiniz ama en önemlisi zaman değiştireceksiniz. Şekil, elmadan, elma suyu yapmak, elma çerezi yapmak gibi düşünülebilir. Mekan değiştirmek bir yerden alıp başka bir yere transfer etmek ve sahip değiştirmek de başka alıcılara ulaştırmak. Burada en önemli şey tüm bunları yapabilmek için zamana ihtiyaç olması; yani saklama. 35 ülkeye ihracat yapıyorum. Dünyada gıdaların saklandığı teknolojileri biliyorum, uygulayıcısıyım. 25 yıllık soğutma tecrübem var. Madem katmedeğer yaratmanın merkezinde saklama var ve benim uzmanlık alanım da bu, bu çalışmayı yapmaya karar verdim” şeklinde konuşuyor. Prof. Dr. Rahmi Türk ile birlikte çalışma için kollarını sıvadıklarını anlatan Karacan, “Rahmi Türk, hem profesör hem bahçeci. Bu birikime sahip çok kişi yok” diyor. 

Bahçe değil fabrika... 

Karacan, üretim kültürünün de önemine dikkat çekiyor, “Kitabımızda elma cinsleri ile ilgili de önemli detaylar var. Bizim çiftçimize yarı bodur elma uygun. Tam bodur, fabrikasyon bir ürün. 24-30 santim aralıkla dikiliyor ağaçlar belli bir metreyi geçmiyor. Meyveleri büyük oluyor ama tam dakikalı sulamak, budamak lazım. Disiplin istiyor. Bizim çiftçimiz disiplinli değil. Çiftçimiz bahçesini bir elma fabrikası olarak görmeli” şeklinde konuşuyor. 

Örnek tesis için maliyet 

Hakan Karacan, kitapta iş fikri olarak bir elma bahçesi kurulmasının işletme maliyet analizini de çıkarttıklarını, depo için de üreticinin ayrıntılı bilgi bulabileceğini belirtiyor.

'45.2 milyar dolarlık' 22 kitap projesi

Hakan Karacan, sadece elma için kitap yapmıyor. Dünyadaki 10 önemli meyve için de bu kitaplardan hazırlanacak. Bu on meyve sırasıyla; elma, nar, muz, armut, kiraz, narenciye, çilek, üzüm, kivi ve mango. Ancak bu meyvelerin dışında saklama koşulları ile katmadeğer yaratılan diğer alanların da kitapları yapılacak. Bunlar da; süt, soğuk depo mutfak, et tesisleri, tavuk ve hindi, balık, lojistik, unlu mamuller, fast food, soğan, patates, soğutma ve izolasyon. Toplam 22 kitap. Karacan, bu projesini şöyle anlatıyor: “Çalışmasını yapacağımız bu kalemler dünyada toplam 5.7 trilyon doları ifade ediyor. Türkiye’deki büyüklükleri ise 45.2 milyar dolar. Mangoyu mesela Sudan hükümetinin isteği ile çalışmamıza ekledik. Orta Afrika’nın yediği iki önemli meyve var. Biri mango diğeri muz.”

5 dilde kitap ve belgesel yapacak

Projeyi evrensel bir kaynak olarak dizayn edeceğini anlatıyor Karacan, şöyle konuşuyor: “National Geographic çok güzel bir inceleme yapmış. New York’taki bir kahvaltı sofrasına nereden hangi ürünün geldiğini tek tek yazmış. Gıda yerinde durmuyor. Onun için de lojistik ve saklama çok önemli. Çalışmanın belgeselini de çekiyoruz. National Geographic'te yayınlanabilecek kalitede olacak. Kitapları 5 ayrı dilde yayınlamak istiyoruz; İngilizce, Fransızca, İspanyolca, Rusça ve Arapça. Afrika tarım yatırımlarına yöneliyor. Türkiye’yi kendilerine örnek alıyorlar. Doğru aktarırsak, bu konuda onlara da yol gösterici olabiliriz. Bu gübrecimize de tarım makineleri üreticimize de iş demek. Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanımız Mehdi Eker’in de bu çalışmamıza sıcak bakacağını düşünüyoruz.”

1-004.png

2-005.png

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.