23 °C

Erdoğan: Gerginliğinin azaltılması için ciddi gayret gösteriyoruz

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "ABD-İran gerginliğinin azaltılması için bugüne kadar Türkiye olarak çok ciddi gayretler gösterdik, gösteriyoruz" dedi.

Erdoğan: Gerginliğinin azaltılması için ciddi gayret gösteriyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Kanal D, CNN Türk ortak yayınındaki "Cumhurbaşkanı İle Özel" programında, gündeme dair değerlendirmelerde bulundu.

ABD-İran gerginliğinin çeşitli vukuatlar üzerinden hep dönemsel olarak tırmandığına işaret eden Erdoğan, "Bu gerginliğin kontrol altında tutulması, azaltılması ve bunun yanında diplomasi usulüyle geride bırakılması için bugüne kadar biz Türkiye olarak çok ciddi gayretler gösterdik, hala da gösteriyoruz" dedi.

Gerek Cumhurbaşkanlığı gerek partisi gerekse Dışişleri Bakanlığı olarak açıklamaların yapıldığına da değinen Erdoğan, şöyle konuştu:

"Kasım Süleymani'nin Bağdat'ta öldürülmesinin Irak başta olmak üzere, bölgemizin huzur ve istikrarı açısından yarattığı yakın riskleri de kaygıyla takip ediyoruz çünkü bu iş burada bitmeyecek. Bunun muhakkak bir takip eden süreci de olacak. Bizim amacımız, ülkemiz ve bölgemiz için en olumlu sonucu ortaya çıkarmak. Bu adımları tespit edebilmek için de uluslararası toplumla eşgüdüm halinde, gereken gayreti gösteriyoruz, göstermeye de devam edeceğiz."

Libya ile anlaşma

Erdoğan, Libya ile yapılan anlaşmayla ilgili sürecin başbakanlığı dönemine dayandığını kaydederek, "Libya ile bugün yaptığımız anlaşmanın daha geniş kapsamlısını biz Kaddafi döneminde adımını attık fakat ömrü vefa etmedi. İşi imza noktasına getiremedik. Libya sahiliyle bizim sahil, bu sahiller birbirini görüyorsa siz burada kıta sahanlığı anlaşmasını yaparsınız. Uluslararası bir hak, deniz hukukuna uygun. En ufak bir sıkıntı burada burada söz konusu değil. Onun için de dikkat ederseniz çok fazla konuşamıyorlar. Geçmişte de özellikle de Yunan ve Rum ikilisinin burada tabii bizi Akdeniz'e hapsetme planları bozuldu" diye konuştu.

Türk askerinin Libya'daki misyonu

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türk askerinin Libya'daki üstleneceği misyon hakkında ise şunları ifade etti:

"Bütün güvenlik kurumlarımız arasında eğitim ve öğretim programlarının düzenlenmesi noktasında teknik bilgi ve tecrübe paylaşımı noktasında bizim askerimizin oradaki görevi koordinasyondur. Şu anda bu koordinasyonu yapıyorlar. Orada bir harekat merkezi, bu harekat merkezinde de bizim bir korgeneralimiz bulunacak. Oradaki bu süreci onlar yönetecekler. Şu anda zaten peyderpey gidiyorlar. TSK unsurlarının Libya'daki olası mevcudiyetinin amacı, savaşmak veya savaştırmak değil. Bir taraftan da meşru hükümete destek sağlayarak bölgeyi istikrarsızlığa sürükleyecek insani trajedilere yol açacak gelişmeleri önlemektir. Hatta bir an önce de anayasayı hazırlamaktır." ifadelerini kullandı.

"Yaptırım girişimleri sürerse Türkiye gerekli yanıtı verir"

Türkiye'yi 2020'de nelerin beklediğini, Trump'un durumu ve S400'lerle ilgili soru üzerine Erdoğan, şunları kaydetti:

"ABD ile ilişkilerde zor bir dönemden geçtiğimizi inkar edemeyiz, böyle bir durumla karşı karşıyayız ama telefon görüşmelerimizde falan bakıyorsunuz gayet güzel telefon görüşmeleri yapıyoruz ve umutlanıyoruz da doğrusu. Ama umut sonra boşa çıkıyor. Bu ilişkiler mevcut, burada bir sıkıntı yok tabii sadece ikili ilişkilerimizin durumunu değil bölgesel ve küresel meseleleri de sık sık görüşüp onları da değerlendiriyoruz. Orada da bir sıkıntı yok. Aradığımız zaman ulaşmak benim için artık zor değil. Malumunuz Sayın Trump aleyhinde Kongre'de bir azil süreci yürütülüyor ve bu noktada Kongre üyeleri ülkemizle Amerika arasındaki bazı meseleleri suistimal etmek suretiyle Sayın Trump'a da zarar vermek istiyorlar. Bu çerçevede Türkiye'yi hedef tahtasına oturtan beyhude yaptırım yasalarını tabii ki biz de reddediyoruz. S400 sistemleri milli gereksinim. Biz egemen bir ülkeyiz, yani egemen bir ülke olarak sen benim egemenlik haklarıma nasıl tasallut edersin. Böyle bir şey olabilir mi? Biz bunu defaatle Sayın Trump'a da anlattık. Kendisi bana hak verdi. Hatta bunu kamuoyu önünde de medyanın önünde de açıkladı. Herkesin önünde bunu açıkladı. Niye açıkladı? Haklı gördü bizi. Bu adımları atarken, geçen son yaptığımız telefon görüşmesinde aynı temennisini yine söyledi."

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Kongresi'nde Türkiye aleyhine yaptırım girişimleri sürerse Türkiye'nin de gerekli yanıtı vereceğini dile getirerek, ABD'nin köklü müttefiklik ilişkilerine yakışır şekilde tavır ortaya koymasını beklediklerini ve umutlu olduğunu söyledi.

Türkiye'nin Otomobili'nin fiyatı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Türkiye'nin Otomobili'nin fiyatının ne olacağına ilişkin soru üzerine, "Halkımızın inanıyorum ki cebini de rahatlıkla inşallah sıkıntıya sokmadan alabileceği otomobil noktasında olacak diye düşünüyorum. Bir defa o olmazsa sürümden kazanma felsefesi yürümez. İlk dönemlerde çok daha önemli. Ama şu bir defa çok çok önemli. Biz şimdi elektrikli bir otomobil yapıyoruz. Tamamen çevreci. Bu özelliği var. Bir diğer boyutu da özellikle gerek ön, gerek arka koltukların olduğu bölgede ciddi bir rahatlık var. Bu da çok önemli. Ses yok, hiçbir şey yok." ifadelerini kullandı. Erdoğan, otomobilin logosunun da "lale" olduğunu dile getirdi.

Kanal İstanbul

Kanal İstanbul'a ilişkin ihaleye ne zaman çıkılacağı ve muhalefet cephesinden ihalenin açıklanıp açıklanmayacağına ilişkin sorular bulunduğunun belirtilmesi üzerine Erdoğan, "Bir defa bu 'açıklanır mı açıklanmaz mı' bu soruyu ben çok abes buluyorum. Ne demek tabii ki açıklanır. Yani biz şimdi dönemimizde Üçüncü Köprü yapıldı. Açıklamadık mı, açıkladık. Marmaray yapıldı. Açıklamadık mı, açıkladık. Avrasya yapıldı. Osmangazi yapıldı. Biz bütün bunların hepsini açıkladık. Açıklayarak zaten ihalelerini yaptık. Şimdi burada da yine aynı şekilde bu yapılacak." dedi.

Erdoğan, burada iki önemli faktör bulunduğunu vurgulayarak, şunları söyledi:

"Bunlardan bir tanesi bir defa bu işin planlaması yapılmıştır. Projelendirme çalışmaları, o da tamamlanmıştır. En önemli şey bu. Plan, proje. İşin finans noktasına gelince biz burada BOT (build-operating-transfer) yani yap-işlet- devretle bunu yapabiliriz. İki milli bütçeyle yaparız. Benim gönlümün arzu ettiği BOT sistemiyle bunu yapmaktır. Niye? Çünkü bizim kasamızdan bir kuruş para çıkmaz Yapacağımız anlaşmaya göre de bunu yüklenen firmalar kaynağını da kendisi bulur ve bu kanalı yapar. Gönlüm bunu arzu ediyor çünkü bizden, milli bütçeden çıkmasın. Bulduk bulduk, bulamadığımız takdirde milli bütçeden bunu yaparız. Milli bütçeden de bu iş için Türk müteahhitleri bu işe girer mi girmez mi? İstanbul Havalimanı'na nasıl girdiyseler ben inanıyorum ki buna da girerler. Belki onlar dışarıdan krediyi bulurlar. Buldukları bu krediyle de bu adımı atarlar."

"2020'de enflasyon da faiz de tek haneli rakama gelecek"

Daha önceki sistemde Merkez Bankası Başkanını görevden alma yetkisinin olmadığını ifade eden Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bu yeni hükümet sisteminde Merkez Bankası Başkanını da görevden alma yetkisi var. Tabii bu yetki gelince baktım ki Merkez Bankası Başkanı laf dinlemiyor gene bildiğini okuyor, görevden aldık. Sağ olsun yeni arkadaşımızla yola devam ettik ve faizci ekonomi olayını bir kenara koyup şu anda Hazine ve Maliye Bakanımız olsun, Merkez Bankası Başkanımız olsun zaman zaman yaptığımız toplantılarla da yani faizi düşürmemiz gerekiyor. Bakın çok kısa zamanda 2019 yılı içerisinde faizi düşürdük. Düşürdükçe de neredeyse tek haneli rakamı yokladı. 2020'de tek haneli rakama faiz de enflasyon da gelecek. Bu neyi getirecek? Bu bir yatırımı getirecek. Ciddi manada yatırımlar artacak. Eylül 2018'de 24, Temmuz 2019'da 19,75, Eylül 2019'da 16,75, Ekim 2019'da 14, Aralık 2019'da 12. Şimdi bu tek haneli faiz oranına gidiş. Nasıl daha öncesinde 4'e, 4,5'e kadar indiyse, bunda da bir taraftan ülke ekonomisi güçlendikçe, çünkü ne kadar düşürürsek... Dünyaya bakalım, Amerika'daki, Avrupa'daki faiz oranına bakalım. Japonya'da eksi bunlara bakalım. Bunlar buralara ulaşıyor da biz niye ulaşmayalım. Çünkü bunu yaptıkça yatırım artacak. Yatırım arttıkça istihdam artacak. istihdam arttıkça rekabet gücün artacak. Rekabet gücün arttıkça bir de bunun yanında üretimin artacak. Faiz yüksek olunca bunların hiçbiri olmaz. Şimdi biz bunu yakalıyoruz. 2020 inşallah bunun sinyallerinin bizim için verildiği yıl olacak."

Erdoğan, 2002'de yüzde 58 olan tüketici kredi faizlerinin 2019'da yüzde 16'ya kadar düştüğünü, 2020'de ise artık tek haneli rakama ineceğini söyledi.

"Ulusal kredi derecelendirme kuruluşu aktif görev alacak"

Türk finans sektörünün öncü kurumlarının bir kredi derecelendirme şirketinin yüzde 85,05 hissesini satın aldığının hatırlatılması üzerine Erdoğan, şu değerlendirmede bulundu:

"Bu da yerli ve milli olmanın adımlarıdır. Şimdi özellikle ulusal derecelendirme kuruluşu risk yönetimi ve borçlanma piyasalarının etkinliği açısından önemli bir görev üstlenerek yerel şirketlerin kredi derecelendirilmesi konusunda bundan sonra daha aktif görev alacak. Tabii çok sayıda ülkedeki benzer nitelikli derecelendirme şirketlerinde olduğu gibi yeni ortaklık bankalardan veya sermaye piyasasından borçlanmak isteyen şirketlerin kredi değerliliğini de tespit edecek. Türk finans sektörünün öncü kurumları özellikle mesela Avrasya'nın yüzde 85,05 hissesinin kurucu ortaklarından satın alınması konusunda Japonya Kredi Derecelendirme Kurumu ile şu anda anlaşmaya vardı. Kredi notu sayesinde kaynaklar daha verimli şirketlere gidecek, ekonomide sağlıklı büyüme de böylece sağlanmış olacak. Burada bir şey daha var. Uluslararası niteliğe sahip ve bilinir olma noktasındaki tecrübeye sahip böyle bir kuruluşla özellikle yapılan bu stratejik ortaklık ulusal derecelendirme şirketinin faaliyetlerinin kısa sürede uygulamaya geçmesi ve uluslararası piyasalarda tanınırlığı için de bize avantaj sağlayacak. Bu bizim için çok çok önemli. Yani siz kendi göbeğinizi böylece kendiniz kesmiş olacaksınız."

Yorumlar

Yorum yapabilmek için lütfen giriş yapınız.
Giriş Yap