Erdoğan: İdlib'deki saldırı Suriye'de yeni bir dönemin miladı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 8 şehidin verildiği rejimin İdlib saldırısına ilişkin ''Türkiye açısından Suriye'de yeni bir dönemin miladıdır. Rejim şubat ayı içinde gözlem noktalarımızın gerisine çekilmezse Türkiye bu işi bizzat yapmak mecburiyetinde kalacaktır'' dedi.

YAYINLAMA
GÜNCELLEME

ANKARA (DÜNYA) - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye İdlib’de gözlem noktalarındaki Türk askerine yapılan saldırının Türkiye açısından Suriye’de yeni bir dönemin miladı olduğunu belirtti. Erdoğan, “Çünkü bu, askerlerimize karşı taammüden yapılmış bir saldırıdır. Türk askerinin kanının aktığı bir yerde hiçbir şeyin aynı şekilde devam etmesine izin veremeyiz. Nitekim anında yaptığımız operasyonlarla 76 kişiyi orada etkisiz hale getirdik, fazlası var, azı yok” diye konuştu.

AK Parti Grup toplantısında konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan, gelinen noktada ne İdlib’de ki ne de Barış Pınarı Harekatı bölgesindeki güvenli bölge mutabakatlarının gerçek anlamda işlemediğini söyledi. “Hassasiyetlerimizi ve kararlılığımızı her seviyede, her fırsatta, her platformda belirtmemize rağmen Suriye'de anlaşmalara uyulmuyor” diyen Erdoğan, “Şayet taraflardan biri uymayacaksa ve bunun bir müeyyidesi olmayacaksa bu mutabakatlar niçin yapılıyor? Biz Suriye'de rejimin, Rusya olmadan havada, İran olmadan karada tek bir çakıl taşını dahi yerinden oynatacak gücünün bulunmadığını bilmiyor muyuz? Aynı şekilde Fırat'ın doğusunda bölücü terör örgütünün Amerika'nın desteği ve Rusya'nın müsamahası olmadan varlık gösteremeyeceğini bilmiyor muyuz? Türkiye'ye karşı aslan kesilen rejimin, Fırat'ın doğusundaki bölücü terör örgütüne karşı en küçük bir kazanım elde edememesinin gerisindeki sebeplerini görmüyor muyuz? “ dedi.

Rejim gözlem noktalarının gerisine çekilmeli

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suriye'deki gelişmelerin, Türkiye'yi hem İdlib'de hem tüm sınır hattındaki güvenlik stratejilerinde değişiklik yapmaya mecbur bıraktığını belirterek, “İdlib’den kontrolümüz altındaki bölgelere ve sınırlarımıza doğru harekete geçen kişi sayısı 1 milyona yaklaştı. Kimsenin böyle bir yükü omuzlarımıza yüklemeye hakkı yoktur. Bu çarpık fotoğrafı süratle düzelterek İdlib halkının evinde güvenle yaşamasını sağlamakta kararlıyız. Öncelikle İdlib'de rejimin bir an önce Soçi Mutabakatı sınırlarına, yani gözlem noktalarımızın gerisine çekilmesini dün akşam da Sayın Putin ile yaptığım görüşmede ifade ettim. Şu anda 12 gözlem noktamızın ikisi rejim hattının gerisinde kalmıştır. Şubat ayı içerisinde rejimin gözlem noktalarının gerisine çekilme işleminin bitirilmesini umut ediyoruz. Rejim bu sürede geri çekilmezse Türkiye bu işi bizzat yapmak mecburiyetinde kalacaktır” dedi.

Rejimin ateşkes ihlalleri katbekat fazla

Rejimin İdlib’de yaptığı saldırıların gerekçesi olarak gösterilen ateşkes ihlallerinin en başından beri tek taraflı olmadığını hatta rejimin ateşkes ihlallerinin muhalif grupların ihlallerinden katbekat fazla olduğunu belirten Erdoğan, “Askerlerimize ve birlikte çalıştığımız dost unsurlara havadan veya karadan yapılan her saldırı, kaynağın aidiyetine bakılmaksızın ve herhangi bir ikaz yapılmaksızın misliyle cevaplandırılacaktır. Madem İdlib bölgesindeki askerlerimizin güvenliği sağlanamıyor, öyleyse bunu bizzat yapma hakkımızı kullanmamıza kimse itiraz edemez. Bunun için Türk Silahlı Kuvvetlerinin hava ve kara unsurları, ihtiyaç duyduğumuz her an, tüm harekat bölgelerimizde ve İdlib'de serbestçe hareket edecekler, gerektiğinde operasyon yürüteceklerdir. Fırat Kalkanı Harekatı bölgemizde bir ur gibi duran tehdit kaynağı olan Tel Rıfat bölgesi derhal teröristlerden temizlenerek Suriye halkının yönetimine bırakılmalıdır” dedi. Rusya ile olan dostluk ve işbirliğinin sürmesine önem verdiklerini kaydeden Erdoğan,” Ticaretten turizme, savunma sanayinden enerjiye kadar geniş bir alanda çok derin ilişkilere sahip olduğumuz Rusya'dan tek beklentimiz, Suriye'deki hassasiyetlerimizi anlamasıdır” dedi.

Verilen sözlerin takipçisi olacağız

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile yaptığı telefon görüşmesine ilişkinde açıklamalarda bulunan Erdoğan, bu görüşmede Türkiye'nin Suriye ve Libya'daki beklentilerini doğrudan ifade ettiğini bildirerek, “Ekiplerimiz, tüm bu konuları enine boyuna görüştükten sonra kendisiyle tekrar bir araya geleceğiz. Ülkemize verilen sözlerin takipçisi olmayı sonuna kadar sürdüreceğiz “ dedi. Türkiye'nin Suriye'deki varlığından birilerinin rahatsız olduğunu gördüklerini belirten Erdoğan, "Bugün Suriye'de kimler var diye baktığımızda, Amerika, Rusya, İran var. Suriye'de kimi Avrupa ülkeleri koalisyon güçleri adı altında var. Suriye'de körfez ülkelerinden bazıları, Suriye'de PKK terör örgütü var. Suriye'de az da olsa kullanışlı bir malzeme oldukları için bırakılan DEAŞ kalıntıları var. Velhasıl Suriye'de herkes var. Elbette Türkiye de var” diye konuştu.

Gün Filistin davasına sahip çıkma günü

ABD Başkanının açıkladığı İsrail-Filistin sorunun çözümüne yönelik açıkladığı çözüm planını da değerlendiren Erdoğan, “Gün sessizliğe bürünme değil, Filistin davasına ve Kudüs-ü Şerife sahip çıkma günüdür. Şu gerçeğin herkes tarafından bilinmesini istiyorum; Kudüs davası, tüm Müslümanların davasıdır, onurudur, namusudur. Kudüs, aynı zamanda üç semavi dinin de mukaddes beldesidir. Kudüs'ün nevi şahsına münhasır bu özelliklerini dikkate almayan hiçbir girişimin hangi ambalajla pazarlanırsa pazarlansın başarı şansı yoktur. Hele hele Filistin'in ve Filistinli kardeşlerimizin meşru haklarını ellerinden almaya yönelik teşebbüslerin tamamı hezimete uğramaya mahkumdur” dedi.