7 °C

Erdoğan-Trump görüşmesi savaşın gidişatını nasıl değiştirdi?

ABD askerlerinin Suriye'den çekilme kararına ilişkin bir Türk yetkili, "İtiraf etmeliyim ki hiç beklenmedik bir karar oldu. Sürpriz sözcüğü hafif kalır" dedi. Çekilme sonrası YPG'ye verilen silahların durumu ve ABD askerlerinin çıktığı bölgeyi kimin kontrol edeceği merak ediliyor.

Erdoğan-Trump görüşmesi savaşın gidişatını nasıl değiştirdi?

ABD Başkanı Donald Trump'ın Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile yaptığı telefon konuşmasında Suriye'deki Amerikan birliklerini çekeceğini söylemesi, Türkiye'yi hazırlıksız yakaladı ve savaş tablosundaki değişikliğe uyum aramaya sevk etti.

ABD yetkililerine göre, iki hafta önceki telefon görüşmesinde Trump'ın kuzeydoğu Suriye'deki ABD destekli Kürt güçlerine saldırıya hazırlanan Türkiye'ye uyarı yapması bekleniyordu.

Aksine Trump daha konuşma sürerken ABD'nin Suriye politikasını değiştiriverdi ve DEAŞ örgütünü temizleme görevini Ankara'ya devrederek Suriye'nin dörtte birinden çıkmaya karar verdi.

"Sürpriz sözcüğü hafif kalır"

Bir Türk yetkili Reuters'a şöyle konuştu: "Trump sordu: Biz askerlerimizi çekersek siz DEAŞ'ı temizleyebilir misiniz?" Yetkiliye göre Erdoğan Trump'a, Türk ordusunun bu işi başarabileceğini söyledi.

Trump kısaca, "O zaman siz yapın" dedi ve konuşmaya katılan Ulusal Güvenlik Danışmanı John Bolton'a "Amerikan askerlerinin Suriye'den çıkışı için çalışmaya başlayalım" dedi.

İki liderin 14 Aralık'ta yaptığı bu konuşma hakkında Reuters'a bilgi veren Türk yetkililerden biri, "İtiraf etmeliyim ki hiç beklenmedik bir karar oldu. Sürpriz sözcüğü hafif kalır" dedi.

Trump fikrini değiştirmeyince istifa ettiler

Trump'ın bu kararı Washington'da da şok yarattı. Amerikalı yetkililer, başta Savunma Bakanı John Mattis olmak üzere yönetimin önde gelen yetkililerinin günlerce Trump'ı fikrini değiştirmesi için ikna etmeye çalıştığını söylediler.

Trump'ın fikrini değiştirmeyeceği belli olunca, DEAŞ'la mücadeleyi yürüten Mattis ve önde gelen yetkililerden Brett McGurk istifa ettiler.

Trump bu hafta Irak'taki Amerikan üslerine yaptığı ziyarette, askeri komutanların Irak'a 2 bin asker daha gönderilmesini ısrarla istediklerini ancak kendisinin DEAŞ örgütünün kesin olarak yenildiğini belirterek bu talebi geri çevirdiğini söyledi.

Trump, "Haklarından geldik. Ayrıca Cumhurbaşkanı Erdoğan ile de çok güzel konuşmalarımız oldu; o da onları yere sermek istiyor ve bunu yapar" dedi.

Türkiye için fırsat mı risk mi?

Türkiye için Trump'ın kararı hem bir fırsat hem bir risk.

Ankara yıllardır NATO müttefiki ABD'nin DEAŞ örgütüne karşı mücadelede kendisine  müttefik olarak Kürt YPG militanlarını seçmesinden şikayet ediyordu.

Türkiye, YPG'yi PKK'nın ayrılmaz bir parçası olarak kabul ediyor.

ABD'nin Suriye'den çekilmesi Türkiye'nin Amerikan birlikleriyle karşı karşıya gelmeden, YPG'yi 500 kilometrelik sınır boyunca güneye itmesine görünüşte imkan veriyor. Ayıca bu yıl iki ülke arasında süren diplomatik krizlerin temel nedenini de ortadan kaldırıyor.

Buna karşılık Suriye'nin, Türkiye'nin kontrol etmeyi beklemediği kadar büyük bir toprak parçasını sahipsiz bırakıyor.

Bu durumda Türkiye burada sadece Kürt güçlerle değil, Suriye hükümetiyle de karşı karşıya kalabilir. Çünkü Şam, müttefikleri Rusya ve İran ile birlikte, Suriye topraklarının tümünde  kontrolü ele geçirmeye kararlı.

YPG bugün, Amerikan desteğiyle kontrol ettiği Menbiç'i alması ve bir Türk saldırısından koruması için Şam hükümetine başvurdu.

Eğer Türkiye, DEAŞ ile Suriye'de elinde kalan son dar bölgede hesaplaşmak isterse bunun için Suriye Demokratik Güçleri'nin hakim olduğu bölgenin 250 km içlerine girmesi gerekir.

"Erdoğan bu kadarını beklemiyordu"

Washington Institute'ta Türkiye programı direktörü Soner Çağaptay, "Erdoğan bu kadarını beklemiyordu. ABD'den YPG'den vazgeçmesini istiyordu, Suriye'den çıkmasını değil" dedi.

Türkiye değişen durumu değerlendirirken, bir yandan da Washington ve Moskova ile yoğun temaslara başlıyor. ABD askeri yetkilileri, Bolton ve ABD'nin Suriye özel temsilcisi James Jeffrey'nin birkaç gün içinde Ankara'da olmaları beklenebilir.

Bir AK Parti sözcüsü Türkiye'den MİT Müsteşarı ile savunma ve dışişleri bakanlarının  cumartesi günü Moskova'da olacaklarını söyledi.

Bir Türk güvenlik yetkilisi, "Elbette işler zorlaşacak. Konunun en baştan planlanması gerekecek" dedi.

YPG'ye verilen silahlara ne olacak?

Amerikalı bir yetkili, askerlerin, birlik çekmenin birkaç aya yayılabileceği durum planlarının tasarlamakta olduklarını söyledi.

Konuya yakın bir kaynağın verdiği bilgiye göre, önerilerden biri, 120 günlük bir çekilme süreci öngörüyor.

Washington ayrıca, YPG militanlarına verdiği ve DEAŞ ile mücadele sona erdiğinde geri almayı vaat ettiği silahlar konusunda ne yapacağını bilemiyor.

Türkiye, bu silahların ileride Türk askerine karşı kullanılmaması için toplanmasını istiyor. Ancak Amerikalı yetkililer, daha mücadele bitmemişken kendi müttefiklerinin elindeki silahları alamayacaklarını söylüyorlar.

ABD'nin çıktığı yerleri kim kontrol edecek?

Erdoğan geçen hafta, Trump'ın kararı üzerine, YPG'ye karşı hazırlandığı askeri operasyonu ertelediğini açıkladı.

Soner Çağaptay, Ankara'nın desteklediği Suriyeli muhalif güçlerin ABD'nin boşaltacağı bölgenin tümünü kontrol etmelerinin mümkün olmadığını, dolayısıyla, öncelik olarak kendi güney sınırını güvenlik altına almayı seçebileceğini söyledi.

"YPG'yi sınırdan uzaklaştırmak büyük önem taşıyor" diyen Çağaptay,  Suriye'yi terk eden Amerikan birliklerinin arkada bırakacağı bölgeleri kimin dolduracağının çok önemli olduğunu ve eğer bir uzlaşmaya varılamazsa ileride sorunlar  çıkacağını söyledi.

Üst düzey bir Türk yetkili ise, gelinen aşamayı şöyle değerlendirdi: "Bu durum Türkiye için büyük bir zafer mi? Şu anda bundan pek emin değilim"

Kaynak: Reuters

Dunya.com

Güncel gelişmelerden anında haberdar olun!
dunya.com'a girmeden de haberleri takip edebilirsiniz.