Erhan Usta: 39 günde Hazine'nin borcu 606 milyar lira arttı

TBMM'de devam eden bütçe görüşmelerinde İYİ Parti Grubu adına söz alan Grup Başkanvekili Erhan Usta, "39 günde, sizin bu yanlış borçlanmalarınız nedeniyle Hazinenin borcu 606 milyar lira arttı." dedi.

AA
YAYINLAMA
GÜNCELLEME

Yeni bir orta vadeli program ve yeni bir bütçe çerçevesi yapılması gerektiğini belirten Usta, "Zaten getirdiğiniz bütçenin üçte biri çok kısa süre içerisinde eridi. Yani 224 milyar dolar olarak gelen bütçe şu anda 128 milyar doların altına indi. Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez, o 'istikrarsızlık dönemi' dediğiniz dönemlerde dahi böyle bir şey görülmedi." diye konuştu.

Bütçenin yüzde 43'ünün, artan kur artışı karşısında eridiğini belirten Usta, şunları söyledi;

"Özellikle Berat Albayrak döneminde borçlanmada ciddi hatalar yapıldı. Altın üzerinden, döviz üzerinden ve enflasyona endeksli borçlanmalar yapıldı. Enflasyona endeksli borçlanmalar eskiden de vardı ancak Türkiye, altın ve döviz üzerinden borçlanmaları belki 20 yıldır, 30 yıldır unutmuştu.

39 günde, sizin bu yanlış borçlanmalarınız nedeniyle Hazinenin borcu 606 milyar lira arttı. Ekimde aylık vergi geliriniz 96 milyar lira. Yani bir ayda bütün bu vatandaşlardan topladığınız verginin 6,3 katını, bu yanlış borçlanma stratejisinden dolayı birilerinin cebine aktardınız."

"Bankacılık sektörü makroiktisadi politikalardan etkileniyor"

İYİ Parti Ankara Milletvekili Durmuş Yılmaz ise bankacılık sektörünün, diğer sektörlere göre daha sıkı düzenlemelere tabi olduğuna işaret etti. Yılmaz, diğer yandan bankacılık sektörünün, izlenen makroiktisadi politikalardan en çok etkilenen sektörlerin de başında geldiğini belirtti.

Türkiye'de 1990-2001 yılları arasındaki yüksek kamu harcamalarının, yüksek enflasyona neden olduğunu, bunun sonucu, kamu kesiminin yüksek faizlerle borçlanmak durumunda kaldığını vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Türk bankacılık sektörü, bir yandan kısıtlı iş tasarruflarını kamu açıklarını finanse etmek üzere kullanırken diğer yandan izlenen kur ve yüksek reel faiz politikalarının teşviki ile yurt dışından borçlanma yoluna gitmiştir. Bu dönemde özel kesime verilen krediler, toplam aktiflerin yüzde 20-25'i düzeyindeyken kamunun ihraç ettiği menkul değerlere yapılan yatırımlar yüzde 60-70 düzeylerine çıkmıştır.

Esasında bütçe açıklarının doğrudan piyasadan borçlanılmasına ek olarak dolaylı olarak kamu bankaları tarafından finanse edilmesini sağlayan ve görev zararı olarak adlandırılan politikaların yol açtığı tahribatın boyutu, ancak 2001 krizi sonrasında ortaya çıkmıştır. Son yıllarda izlenen iktisadi politikaların muhtemel sonuçları maalesef 1990'larda izlenen politikaların yol açtığı tahribatı fersah fersah aşacak bir düzeye erişmiştir."

"Taşa mı zam geldi, toprağa mı zam geldi?"

İYİ Parti Samsun Milletvekili Bedri Yaşar ise özellikle inşaat sektöründe kullanılan 300'ün üzerindeki ham madde fiyatlarında yüksek oranda artış olduğunu, Rekabet Kurumunun bu konuda sessizliğini koruduğunu belirtti.

Devlet çimento sektöründen çekildiği için bugün üretimin tamamının özel sektörün elinde olduğunu dile getiren Yaşar, "Peki ne oluyor da çimento fiyatları 4 kat yükseliyor? Daha senenin başında 120 lira olan C25, C30 sınıfı beton, bugün 400 liralara dayandı. Türkiye'de taşa mı zam geldi, toprağa mı zam geldi?" diye sordu.

Yaşar, sektörde, enerji fiyatlarındaki yükselişe bağlı bir miktar artışın olabileceğini ancak bunun beton fiyatlarına 4 kat yansımasını kimsenin izah edemeyeceğini kaydederek, "Bugün hangi sektörde ne yaparsanız yapın bunun adı inşaattır. Hangi fabrikayı yaparsanız yapın, hangi sektörle ilgili üretimden bahsederseniz edin muhakkak bunun temelinde inşaat vardır. İhracatın yükselmesinden hepimiz onur, gurur duyarız. Keşke 2023 hedefiniz 500 milyar olsa; biz de sizi buradan alkışlasak. Ülkedeki bu gelişmelerden bizler her zaman mutluluk duyarız ama iç piyasadaki dengeleri de muhakkak denetlemeniz lazım." değerlendirmelerinde bulundu.

Bu konularda ilginizi çekebilir